​ Kuma kadınların çocukları / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kuma kadınların çocukları

Daha önce de 2-3 defa yazdığım bir konu tekrar önemini göstermektedir.

Yazının başlığından bu konunun ne olduğunu anlamışsınızdır. Güneydoğudaki Terör bataklığını oluşturan sosyal problemler arasında en önemlilerinden birisi olan , Türkiye nin ancak ortaçağ da görülebilecek bir sorunu bu. KUMALIK...

Terör sorununu, küresel çıkarları nedeniyle küresel güçler, bölgesel çıkarları nedeniyle bazı bölgesel güçler, şahsi veya toplumsal çıkarları nedeniyle bazı etnik veya menfaat grupları v.s. kaşımakta ve çözüm sürecinin başarıya ulaşması önlemeye çalışmaktadırlar. Bunlar bilinen şeyler. Tabii bunlar öncelikle mücadele edilmesi gereken hususlardır. Bu konularda politikalar geliştirilmesi önceliklidir.

Ama burada unutulmaması gereken en önemli konu sosyal politikalardır. Sosyal politikaların buradaki önemi şudur. Bu T.C. karşıtı güçlerin başarıya ulaşabilmesi için mutlaka burada uygun bir sosyal ortam bulabilmesi gerekir. Bu ortamı eğer bulamazlarsa ne kadar çaba sarf etseler de başarıya ulaşamazlar ve marjinal gruplar olarak kaybolup gitmeye mahkümdurlar.

Daha iyi anlaşılabilmesi için İngiltere de İRA, İspanya da ise ETA örneklerini verebiliriz. Sosyal yönden gelişmiş olan bu toplumlarda asla Türkiye deki vahşet boyutları oluşmamış, oluşamamıştır. Ve sonunda da bu örgütler kaybolup gitmişlerdir. Bu konu çok geniştir. Ama biz asıl konumuza gelirsek.

Bu sosyal politikalar nelerdir ? Bu doğal olarak bir parmak şıklatarak olacak kadar basit bir konu değildir. Bu bir süreç gerektirmektedir. Hiç müdahale edilmezse çok uzayacak olan bu süreç bilinçli müdahale ile çok daha kısaltılabilir. 

Burada son amaç ne olmalıdır ? Bunu en basitçe şöyle belirleyebiliriz. İRA ve ETA nın kendilerini anlatmak ve yayılmak  isterken , karşılaştıkları sosyal ortam benzeri bir yapı Güneydoğu da oluşturmaya çalışmak çok pratik olarak söyleyebileceğimiz son hedef olmalıdır.  Ondan sonra zaten herşey çok kolay olacaktır.

Örneğin bu başarılabilmiş olsa  bir partinin sokağa çıkın duyurusunun arkasından asla 40 kişi ölmeyecektir. Sokağa çıkan bu çocuk denecek yaştaki gençler nasıl bu kadar kolaylıkla adam öldürebilmektedir. Bence kritik soru budur.

Bu kargaşayı oluşturan gruplar  arasında mutlaka Suriye den gelen bir kısmı muhtemelen ESED in ajanları diğer kısmı da Suriyeli kürtler de vardır. Bunların mutlaka  son amacı kendi ülkeleri gibi Türkiye yi de karıştırmaktır. Ama bu grupların içinde Güneydoğulu veya Anadolulu kürt gençleri de mutlaka vardır. İşte bizim  sosyal politikalarda ki asıl hedefimiz bu Anadolulu grubun rehabilitasyonudur.

Bu konularda çok sayıda yetişmiş elemanımız vardır. Öncelikle İngilterede İRA, İspanyada ise ETA bölgeleri ve oradaki halkı oluşturan  insanlar çok iyi incelenerek işe başlanmalıdır. Bu süreç süresinde  ise Güneydoğuda boş durulmamalı ve örneğin kumalık gibi çok aşikar olarak olumsuzluk nedeni olan olguların  üzerine gidilmelidir.

Kumalık konusuna ise öncelikle iktidardaki veya meclisteki kuması olan milletvekilleri üzerinden başlanmalıdır. Bunların pişmanlıkları ve bu işin yanlış olduğuna dair beyanları halka duyurularak işe başlanmalıdır.

Çünkü rahatlıkla can alan bu gençlerin büyük kısmının , sevgisiz yetiştirilen kuma çocukları olduğu mutlaktır. Bunun aksi bir durum varsa onun yanıtı "psikopatlık " olmalıdır.  Ben bu gençlerin psikopat olmadığına inanıyorum.

Bir gencin, bir dış ülkenin ajanı olmamak, psikopat olmamak kaydı ile bu şekilde kendi insanının soğukkanlılıkla canını alabilmesinin tek yanıtı vardır. O da bu gencin, sevgisiz, şevkatsiz, ilgisiz yetiştirilen,  özellikle topluma, düzene  nefret duyan bir kuma kadının hemen hemen babasız yetiştirdiği bir genç olmasıdır. 

Dinimizde de asla mevcut olmayan kumalık, neden bu çağda hala yokolamamıştır. ? Bunun en önemli yanıtı erkek egemen toplumdur.

İslamiyetin doğuş yıllarında, tamamen savaş nedeniyle  kocasız kalan kadınlara sahip çıkılması için, ancak kadınlarda da hiçbir isyan duygusunun oluşmaması şartı ile verilen bir izindir.

Yoksa zamanımızda olduğu gibi nefsim öyle istiyor ve param da var diyerek, fakir bir gariban ailenin küçücük kızını da bulabilirsem adeta mal satınalır gibi kadın satın alınması yukarıdaki paragrafta anlatılanla aynı şey midir ? Bu nasıl bir anlayıştır, islamiyette böyle bir şey olması bir yana, bu durum insanlık dışı en ilkel toplumlarda olabilecek şeylerdir.

Ben 21. yy da bir T.C. vatandaşı olarak bunu asla kabul etmem ve nefretle kınıyorum. Kendi zevkleri için ülkemizi bu duruma düşürmek bunların hakkı değildir. Bunların TCK na uyan durumu bile sözkonusudur.

Açıkça tekrar vurgularsak, burada asıl suçlu kendi nefisleri için bu durumu görmeyen o bölgenin erkek egemen toplumu ile birlikte, kendi menfaatleri ve siyasal çıkarları için yüzyıllardır bu duruma göz yuman T.C.Hükümetleridir.

Kumalık yanısıra o bölgenin feodal yapısı, ekonomik koşulları ve bunların oluşturduğu sosyal şartlar da,  diğer düzeltilmesi gereken sosyal yapının önemli ana bileşenleridir.

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 94
: 313
Kayıt tarihi
: 23.06.09
 
 

1958 Nisan İstanbul doğumluyum. Ama tatiller dışında İstanbul'da uzun süreli yaşamadım. 1975 yılı..