- Kategori
- İnançlar
Kur'an'a göre Hıristiyanların yanlışları

Geleneksel Hıristiyan inancına göre Hz.İsa’yı Yahudiler çarmıha gererek işkence ile öldürmüştür. Onun için haç ve çarmıha gerili, acı çeken Hz.İsa Hıristiyanlığın simgesi olmuştur. Kur’an bunu kabul etmez. Kur’an’a göre, Yahudiler O’nu öldürmemiştir! Hz. İsa öldürülmediği gibi, acı da çekmemiştir. İnsanlar O’nun acı çektiğini zannederlerken O, gerçekte artık bu dünyada değildi!
“Biz, Allah’ın resulü Meryem oğlu Hz. İsa Mesih’i öldürdük!’ demeleri yüzünden.Oysa ki onu öldürmediler, onu asmadılar da; sadece o onlara benzer gösterildi.“Nisa, 157-160)
“Ey İsa, senin canını alacağım, seni kendime yükselteceğim; seni, inkar edenlerden uzaklaştırıp arındıracağım. Ve sana uyanları, inkâr edenlerin, kıyamete kadar üstünde tutacağım.” (Ali İmran, 55)
Hz.İsa’nın hem doğumu bir mucizedir, hem de Peygamber olarak mucizelerle desteklenmiştir.
“Hani, Allah şöyle demişti: ‘Ey Meryem'in oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu. Doğuştan körü, abraşı benim iznimle iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. İsrailoğullarını senden uzak tutmuştum. " (Maide,110)
Hıristiyanlar Hz. İsa’nın mucize olması konusunu abartmış, Hz. İsa’yı yüceltmek isterlerken gerçeklik sınırını aşmış, O’nu Allah’ın oğlu seviyesine taşımışlardır. Böylece ortaya, baba-oğul-Ruhulkudüs, olarak üçleme çıkmıştır. Kur’an bunu kesinlikle reddeder.
Hz. İsa, Allah’ın değil, Meryem’in oğludur!
Allah sokaklarda dolaşıp yemek yemez, su içmez. Hz.İsa ve annesi ise, yiyen içen sokaklarda gezen insanlardır.
Hz.İsa’nın yaratılışı Adem’in yaratılışı gibidir.[1]
“Onun annesi de özü-sözü doğru biriydi. İkisi de yemek yerlerdi. “(Maide,75)
“Allah katında İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona ‘Ol!’dedi. ”(Ali İmran, 59)
“Bir de melekler şöyle demişlerdi:’ Ey Meryem, Allah seni seçti. Seni tertemiz kıldı ve seni alemlerin kadınları üstüne yüceltti. Ey Meryem, Rabbinin huzurunda saygıyla el bağla. Secdeye kapan ve rüku edenlerle birlikte rüku et. Bu, gayb haberlerindendir ki, sana vahyediyoruz. Onlar, Meryem’in bakımını kimin üstleneceğini belirlemek için kalemlerini atarken sen yanlarında değildin. Çekiştikleri sırada da yanlarında değildin.’ Bir de melekler şöyle demişlerdi:’Ey Meryem! Allah seni, kendisinden bir kelimeyle muştuluyor. Adı, Meryem’in oğlu İsa Mesih’tir. Dünya ve ahirette yüz akıdır. Allah’ a yaklaştırılanlardandır. Ali İmran, 42-51)
Ayrıca Kur’an’a göre evrim vardır.[2] Ölümden sonra Allah bizi bir başka şekilde yeniden yaratacaktır. Hz. İsa Allah’ın oğludur veya Allah insanı kendi suretinde yarattı demek, Allah insanların şimdiki, yani “bir alt modeline” benziyor demek olur ki, tamamen saçmalıktır.
“ Ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin! Meryem'in oğlu İsa Mesih, Allah'ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem'e atmıştır. Artık Allah'a ve resullerine inanın.‘Üçtür!’ demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vâhid'dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. “(Nisa,171)
“Yemin olsun ki, ‘Allah, Meryem'in oğlu Mesih'in ta kendisidir!’ diyenler küfre batmışlardır. Mesih şöyle demişti: ‘Ey İsrailoğulları, hem sizin Rabbiniz hem de benim Rabbim olan Allah'a kulluk/ibadet edin! Gerçek olan şu ki, Allah'a ortak koşana Allah, cenneti haram kılmıştır. Varacağı yer ateştir onun. Zalimlerin yardımcıları olmayacaktır." (Maide,72)
Süslü, gösterişli, altın yaldızlı kiliselerde, yine rengârenk gösterişli giysiler, sırmalar içindeki din adamları ve şık inananlar arasında belindeki peştamal ile tek yoksul, tek zavallı olan Hz.İsa ve onu himayesine almış din adamları ve inananlar görüntüsü müthiş bir tezat oluşturmakta, gerçeği tersine çevirmektedir:
Hz. İsa, Allah’ın mucizesidir. Öldürülmemiş, Allah O’na acı çektirilmesine izin vermemiştir. Allah’ın katındaki yeri hepimizden üstün olan Hz.İsa, insanların korumasına muhtaç olmadığı gibi gerçek zengin ve güçlü olan O’dur.
Hz. İsa’ya uyan, gerçekleri tahrif etmeyen, yumuşak kalpli Hıristiyanlar da vardır, aşırıya gidenler de.
Önce Hz. İsa'ya Allah’ın oğlu denilerek, Allah ile insan arasında soy oluşturulmuş, devamında Allah’ın vekili, yanılmaz olduğuna inanılan din adamları sınıfı icat edilmiştir.
Böylece istediğini şeytan ilan ederek yakan, cennetten parsel satan, günah affetme veya aforoz etme, dinden çıkarma yetkisine sahip veya kendilerini manastırlara kapatıp evlenmeyen din adamları, ruhban sınıfı ortaya çıkmıştır.
“Şu da tartışılmaz bir gerçektir ki, insanların iman edenlere sevgide en yakın olanlarını ‘Biz Hıristiyanlarız’ diyenler bulursun. Bu böyledir. Çünkü o Hıristiyanlar içinde derin araştırmalar yapan keşişler, kendini Allah'a adamış rahipler vardır. Ve onlar, kibre sapmazlar.” (Maide,82
“Meryem’in oğlu İsa’yı da onların ardınca gönderdik. Ona İncil’i verdik; ona uyanların gönüllerine şefkat ve merhamet koyduk. Bir bid’at olarak ortaya çıkardıkları ruhbaniyeti, onlar üzerine biz yazmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için ortaya çıkardılar. Ama ona gerektiği şekilde saygılı olmadılar. Onların, iman edenlerine ödüllerini verdik. Onların çoğu yoldan çıkmış olanlardır.”(Hadid, 27)
“Allah’ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler.” (Tevbe, 31)
Hz. İsa’ya vahyedilen ve insanlara tebliğ ettiği İncil’de, Hz. Muhammet’in geleceği bildirilmiştir. Ama ehlikitap tarafından Hz. Muhammet’in peygamberliği kabul edilmemiştir.
“Meryem oğlu İsa'nın da şöyle dediğini hatırla: ‘Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim. Benden önce Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir elçiyi müjdeleyici olarak gönderildim.’ Fakat İsa'nın müjdelediği elçi onlara apaçık deliller getirdiğinde: ‘Bu, katıksız bir büyüdür!’ dediler. (Saff, 66)
Bugün bile Hz. Muhammet’i gerçek peygamber, Kur’an’ı ilahi bir vahiy kitabı değil, Hz. Muhammet’in yazdığı derleme kitap sayan ülkeler vardır. Onlara göre Müslümanlık diye din yoktur. O yüzden de Müslümanları kendi dinlerine döndürmeye çalışanlar vardır.
“Yahudi ya da Hıristiyan olun ki doğruya kılavuzlanasınız dediler.’ De ki: ‘Hayır, öyle değil. Şirk ve yozlaşmadan uzak bir biçimde, İbrahim milletinden olalım. O, şirke batanlardan değildi.”(Bakara, 135)
Hz. İsa’nın doğumu ile başlayan dönem insanlığın önceki milyon yılında öğrendiklerinin milyon katını öğrendikleri, bir o kadar da yaratılmış düzene zarar verdiği dönemdir. İnsanın kısa vadeli çıkar ve kişisel hırs ile yaratılmış düzene verdiği zarar sonunda kendini yok etmesine yol açacaktır.[3]
“Hiç kuşkusuz o, kıyamet saati için bir bilgidir. O halde sakın o saathakkında şüpheye düşmeyin.” (Zuhruf, 61)
“Ehlikitap’tan her biri ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü de o, onlar aleyhine bir tanık olacaktır.”(Nisa, 160)
Kur’an’a göre hiç kimse başkasının günahından sorumlu değildir. Onun için ilk günah, günahkâr doğmak gibi bir şey söz konusu değildir. Günahları affetme yetkisi ve kimden hangi günahları affedeceğinin, kimin neyi hak ettiğinin bilgisi de sadece ve sadece Allah’a aittir. Bu konularda aracı aramak veya aracılık etmeye çalışmak affedilmeyen tek günah olan şirktir.
Allah kullarının aklından geçeni, geçmişini ve gelecekte neler yapacağını, neyi hak ettiğini bilen tek güçtür. Allah kimsenin hatırı için bir kişinin hak etmediğini verecek veya hak ettiğini esirgeyecek değildir. Bütün bunlar hakkın ve adaletin yaratıcısı olan Allah’a karşı işlenmiş suçtur.
Yanılmaz insan yoktur! Buna peygamberler de dahildir. Peygamberlerin farkı yaptıkları yanlışların vahiy yoluyla düzeltilmesidir. Kur’an’da, Hz. Muhammet’e ilişkin böyle örnekler vardır.[4]
Sonuçta peygamber olup kendisine vahiy gelmeyen Allah’ın temsilcisi olamaz. İslam aracı din adamları sınıfını da reddeder.
İnanç ve ibadet Allah ile her bir kulu arasındaki, başka kişileri ilgilendirmeyecek kişisel alandır.
Papanın yanılmaz ve Allah ile aracı olması iddiası meyvelerini vermiş, sıra Papanın Allah’tan eşcinsel evlilikleri ve eşcinsel kardinalleri Kilisenin resmen tanıması için izin almaya zorlamak haline gelmiştir. Aklı küçük olanların düşünmediği ise, sayısız canlıyı ve onların üreme sistemlerini yaratan Allah sadece insanların cinselliği konusunda yanılmış olamaz. Allah için zaman ve geleceği bilmemek de söz konusu değildir. Dolayısıyla geçmişte, şimdi veya sonra fark etmez, eşcinsellik, cinsel tercih değildir.
Hıristiyanım diyenler eğer gerçekten O’na uymak istiyorlarsa, “beyazım, Hıristiyanım, üstünüm, daha fazlasını hak ediyorum” kompleksinden kurtulmalı, insanları birbirine düşürmeyi, yeryüzü kaynaklarını talanını ve kirletmeyi durdurmalı, diğerlerini doğrudan kendilerinden aşağı görme, ellerindekini alma hakları olmadığını artık kavramalılar. Alçak gönüllülük gösterisi yaparak "diğerlerinin seviyesine inmek" yerine, göz seviyesinde eşitliği kabul edinceye kadar da Hz. İsa’yı gerçekten anlamış sayılmazlar.
“Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sâbiîlerden Allah'a ve âhiret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.”( Bakara, 62)
[1]Hz.İsa’nın babasız olarak dünyaya gelmesinin nedeni insanlara mucize olması içindir. Gelecekteki gelişmelerden sonra belki bu kadar iddialı örneğin seçilmesinin nedeni anlaşılabilecektir. O zaman Hz.İsa’nın babasız olarak dünyaya gelmesi belki şimdi bilmediğimiz bir gerçeğin örneği, bir başka mucize olacaktır?
[2] Evrim yaratılış mı? , 02.07.2009 tarihli yazımda konuyla ilgili ayetleri görebilirsiniz.
[3] Kur’an’a göre Dünya’nın sonu (Kıyamet), 04.07.2009 tarihli yazımda detay bulabilirsiniz.
[4] Heykel put mudur? Şirk nedir?, 04.07.2009 yazımda konuyla ilgili ayetleri okuyabilirsiniz.