​ Kürşat Başar, neden giydin o gömleği? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kürşat Başar, neden giydin o gömleği?

Kürşat Başar, neden giydin o gömleği?
 

Geçen gece Kürşat Başar’ın programını izledim. Kürşat çizgili bi gömlek giymişti. Bi an Sümerbank pijaması gibi hayal ettim. Öyleydi yani. Sümerbank pijaması gibi. Kürşat yavaş yavaş başkalaşım geçirmeye başladı. Iyyy bırrr...


O zaman, tam o andan itibaren televizyondan çok soğudum. Hemen gözlerimi kapadım. Televizyona şu ayağımla dokunduğum radyo muamelesi yapmaya başladım. Televizyon yapma bunu bana dedi. Beni ne kadar çok araştırıp aldın. Hangi marka daha iyi diye. En iyisinin ben olduğuna karar verdin. 12 + 4 taksitle almıştın, unuttun mu? Hayır unutmadım. Bu seninle alakalı bişey değil. Tamamiyle Kürşat’la alakalı. Nerden giymişti bu gömleği? Seni değersizleştirdi böyle. Televizyon!. Yooo hayır hayır, o da suçlu değil. Kürşat Başar da suçlu değildi bu işte.

Bu gömlek hangi fabrika tarafından üretilmişti. Stilisti kimdi? Stilist, Sümerbank pijama giyilen bi ailede mi büyümüştü? Bu yüzden mi böyle çizgili gömlekler tasarlamıştı. Yooo yok stilistte suçlu değildi belki de. Hocası. Hocası Sümerbank pijamalı bi ailenin ferdiydi.. Evlerinde lambalı radyoları vardı. Radyoda Safiye Ayla, Müzeyyan Senar, Zeki Müren şarkı söylüyor olmalılardı. Hoca kızıyordu annesinin sürekli sanat müziği dinlemesine. O Ajda Pekkan, Gökben dinliyordu. Annesi kızıp derin bi iç çekiçle radyonun kanalını değiştirip, yurttan sesler korosunu açıyordu. Babası arkası yarınlara meraklıydı. Dede bir roman bir hikaye dinliyordu.

Stilist, hocasının çocukluğu böyle bi ailede geçtiği için böyle etkilenmişti. Hocanın o zaman içe vurdukları, gün gelip dışa vurmuştu işte.Dışa vurumcu olmuştu.
Ama sonunda olan bize patlıyordu!

Offf bi an geçmişe döndüm birden. Ben de radyolu günlerden geçmiştim. Aaa ooo, yo yooo, “ahh o günler, o günler” diye lafa başlamıyacağım. Eskiye öykünmeyi sevmiyorum. Kimbilir belki zaman zaman sevebilirim. Ama çok değil. Pek aklıma gelmez. Yarına da odaklanmam. Nerde miyim? Tabii ki şimdi de. Şimdicilerdenin ben. Offf dün bitti artık. Düne ait ne varsa dünde kalmalı değil mi cancağızım? Unut o zaman, unut gitsin Kürşat Başar’ın gömleğini, unut gitsin. Ya yarın; bunun garantisini olabilir mi? Hayır hayır olmaz, olamaz. Ne malum yarını yaşayıp yaşamayacağımız. O yüzden Ali Rıza Binboğa gibi de “yarınlar bizim” diye de bağırmam, iddialı iddialı. Ahh sakın bana kaderci deme. Kırılırım valla. Hâlâ felsefemi anlamadıysan. Cık cık cık anlatamıyorum kendimi derim. Yaza yaza yaz ortasına geldik işte. Yazmaktan kimi tuşların üstündeki harfler silindi. Hâlâ mı bişey anlatamıyorum? Ooo may gadd!

Gelelim şimdiye. Sence de öyle değil mi? Şimdici mi olmalı, yoksa yarına mı odaklanmalı? Plan yapar mısın? Ben yapmam. Eskiden bak onu yapardım. Plan. Ama yaptığım planlar tutmadı. Senin tuttu mu? Ahh bilmiyorum ki bana ne cevap veriyorsun. O zaman bilen birine sorayım. Nasreddin Hoca. Plan yapsak, tutar mı? “ya tutarsa”

Tamam o zaman ben büyük sözü dinlerim vardır bi bildiği değil mi? O zaman şu formülü hazırlamalı:
Aldığı kadar tecrübe, bi tutam plan, bi tutam geçmiş hatalardan ders çıkarma.
Başka. Başka önerisi olan var mı?

Ahh Kürşat Başar, neden giydin o gömleği? Beni cevapsız sorularla başbaşa bıraktın. Yapma böyle. Böyle gömlekler giymesin programcılar. Öyle gömlek giysinler ki, bize ışık tutsunlar. O gömleklere bakıp aydınlanalım. Mesela diyelim, savaşlar ne kötü bişeydir. İnsanlar ölür gider. Ohh savaşı kutsayanlar da anladı nihayet.

Heyy hayat bayram mı oluyor, ne? Hep beraber nirvanaya ulaşalım.Biliyor musun şimdi fonda Yasemin Mori’den “nolur nolur” şarkısı çalıyor?
Nolur nolur, olur olur.
Olsun.

Viki var ya, olmaz diyor. Aç gözlerini . Kürşat Başar aramış telefona Viki çıkmış. Konuşmuşlar uzun uzun. Ahh demiş, Kürşat, giymeyeceğim o gömleği bi daha. Açsın Nilüfer gözlerini, seyretsin benim programı, reyting tavan yapsın. Ben de “ohh may gaad” diye havada parende atayım. Viki bu yaştan sonra senin parende atman zor be Kürşat demiş. Ohh ağzına sağlık dedim Viki’ye. Nerde o parende atcakmış o ancak “oh may gaaad” der. Tabii derim dedi, Viki.
Gecenin 23.30 da da yayınlanır mı bu program deseydin dedim Viki’ye. Demiş. Kürşat’ın elinde olan bişey değilmiş ne yazık ki, koordinatörler öyle ayarlıyorlarmış.

Televizyon lütfen ayarlarınızı karıştırmayın dedi
Dünyanın ayarı kaçmış dedim. Hiçbişey anlaşılmıyor. Neden neden neden!!!
Kürşat neden o gömleği giydin? Beni cevapsız sorularla baş başa bıraktın?
Lütfen aydınlatmacı gömleğini giy.
Neee o gömlek daha üretilmedi mi* offf may gad ne yapcaz, her şey bi kaos halinde mi devam edecek?
Beni cevapsız sorularla baş başa bıraktın Kürşat!

 
Toplam blog
: 246
: 1012
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..