- Kategori
- Güncel
Kürt isyanlarının nedenleri, tarihçesi ve PKK katliamları (3)

PKK Şırnak katliamından bir bebek
Öcalan, “öç alan” soyadını fazlasıyla hak edecek şekilde, hem kendisine destek vermeyenleri cezalandırmak, hem de güçlü görünmek, kendisine korkudan da olsa, itaat edilmesini sağlamak için, Kürtleri de katletmiştir.
Aşağıdaki listede, birilerinin salıverilmesini istediği, “Pe Ke Ke’nin başı, Sayın Öcalan”ın yakalandığı 1999 yılı öncesi, gücünün doruğunda olduğu yıllardan ve sadece sivillerden oluşan katliamlarından seçilmiş birkaç hatırlatma bulunmaktadır. (Eğer o affedilebilirse, adalet gereği, hapishaneleri tamamen boşaltmak gerekmez mi? Türkiye’de hiç bu kadar çok sayıda ve bu kadar çok çeşitli suçtan mahkûm olan yoktur.)
Sadece aşağıdaki liste bile göstermektedir ki, bütün bunları yapan, planlayan ve yapılması için emir verene özgürlük savaşçısı veya önder denemez. Bunu yapabilen ve/veya yaptırabilen olsa olsa, acıma duygusundan yoksun, egoizmin limitlerini zorlayan bir psikopat olabilir.
Bu psikopat, üstelik dönektir. Çıkarı varsa devletçi olur. Rüzgâr kendinden yana eserse taleplerini sıralar.
Yaptıkları yapacaklarının kanıtıdır: Savaşlarda düşmanın bile siviline, kadınına, çocuğuna dokunulmaması gerekirken, o önderi veya kurtarıcısı olduğunu ileri sürdüğü bölgenin halkını bile katletmekten çekinmemiştir.
Bütün bu katliamlardan, davadan döndüğü için katlettirdiği insanların varlığından, bomba ve mayınla parçalanan insanlardan rahatsız olmadan uyuyabiliyor, derdi sadece odanın manzarası, genişliği olabiliyorsa o canlıya insan denir mi?
Onun yaptıklarını muhakeme edebilecek aklı olsaydı, yüzüne baktığında ayna bile arından çatlardı.
Bugün onun sözcülüğünü ve tetikçiliğini yapan PKK da korunması gereken kadınları ve çocukları kalkan olarak kullanmaktadır.
Suça teşvik edilen, taş attırılan çocukların psikolojisi, yaşama sabıkalı suçlular olarak başlamaları ve geleceklerini nasıl etkileyeceği bu çetenin umurunda değildir.
Kuvöz yokluğundan bebeler ölürken, anaların, kadınların, donanımlı hastaneler için değil, Öcalan’ın saçı için sokağa dökülmeleri akla zarar bir görüntü oluşturmaktadır. Mantık, o kadınların zorlanmış veya aldatılmış olduklarını, aklı başında insanın böyle bir tezgâhın parçası olamayacağını söylüyor.
Özgürlük savaşçısı, gerilla diye pazarlanarak aklanmaya çalışılan, uyuşturucu, silah, insan ticareti, haraç gibi her türlü kanun dışı ve insanlık dışı yoldan beslenen çetenin tek derdi, çete başını kurtarıp kurduğu düzeni devam ettirmektir. [1]
Tek derdi Öcalan’ın keyfi olanlar, bu yaratığa önder diyenler, insan haklarından söz ederek, işkenceye, ölüm cezasına karşıyız diyenler, unutmasınlar ki, aşağıdakiler eli silahlı katiller değil, çiftçiler, kadınlar, çocuklar, bebeler, çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışan insanlardı. Onların da yaşama hakkı vardı! Eşkıyanın güçlenmesine, hükümdar olmasına destek olanlar da, iki cihanda lekeli olanlardır.
Desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekenler, kadın dernekleri, kız çocuklarına eğitim için çaba gösteren sivil kuruluşlar, terörü lanetleyenler, o bölgeye yatırım yapabilecek olanlardır. Bölge insanının da sırtındaki bu kamburdan kurtulmak için ciddi çaba göstermesi gereklidir.
Bütün bu çalışma ve çabaların da devlet ve millet olarak desteklenmesi gerekir.
Bölge insanı, Ağa-Şıh-PKK vesayetinden, töre cinnetinden, başlık parası adı altında köle ticaretinden artık kurtulmalı, kadın veya erkek, özgür, onurlu bireyler olarak, ister köyünde, ister Edirne’den Ardahan’a bir başka bir yerde, gönlünce, huzur ve güven içinde, insanca yaşayabilmelidir.
(Sayın Avrupalıların, PKK, şu aşağıdakilerden sadece üç-beş tanesini onların ülkelerinde yapsaydı, alacakları tedbirler, verecekleri kararlar ne olurdu acaba?)
1987 Hakkâri, Uludere ilçesi, Ortabağ köyü katliamı.
1987 Midyat, Bayburt köyleri, Efeler mezrası katliamı.
1987 Nusaybin ilçesi, Açıkyol köyü katliamı. 6 Çocuk, 2 Kadın
1987 Ömerli ilçesi, Pınarcık köyü katliamı.16 Çocuk, 6 Kadın, 8 Erkek, Toplam 30 Kişi
1987 Hani ilçesi, Kırım köyü katliamı.
1987 Siirt, Kılıçkaya köyü katliamı. 14 Çocuk, 10 Erkek, Toplam 24 kişi
1987 Midyat ilçesi, Dargeçit Bahçebaşı mahallesi katliamı. 3 Çocuk, 1 Kadın, 1 Erkek, Toplam 5 kişi
1987 Bingöl ve Siirt'in 2 köyünde 12 kişi.
1987 Rezzuk mezrasında 13 kişi.
1987 Öğretmenin telle boğularak öldürülmesi
1988 Eruh ilçesi, Fındıkbucağı Yağızoymak köyü katliamı.
1988 Nusaybin, Bahmimi mezrası katliamı.
1988 Siirt'in Şırnak ilçesine bağlı Taraklı ve Üçkardeşler mezraları katliamı. 4'ü Kadın 11 kişi
1988 Mardin'in Nusaybin ilçesi Taşköyü'nün Behmenin mezrası katliamı. 8’i Çocuk, Toplam 11 kişi
1988 Mardin Dargeçit Yazıörün köyü 3 öğretmen
1990 4'ü öğretmen, 5 kişi
1990 Şırnak'ın Çevrimli köyü katliamı 12 Çocuk, 7 Kadın Toplam 27 kişi
1991 Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Çağlayancerit ilçeleri. Toplam 9 kişi. Cesetleri de yakarlar.
1991 Çetinkaya alışveriş merkezine molotof kokteylli saldırı. Toplam 11 ölü, 17 yaralı.
1992 Bitlis, Tatvan, minibüs içindeki 13 kişi.
1992 8'i Çocuk Toplam 10 kişi.
1992 Silvan, Yolaç. Camide namaz kılanlardan 10 kişi.
1992 2 imam.
1992 Bitlis'in Cevizdalı köyü. Erkek, kadın, çocuk Toplam 30 kişi.25 yaralı. Köy ateşe verilir.
1992 Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınları. Bir otobüsteki 19 kişi. 6 yaralı.
1993 Van'ın Bahçesaray ilçesi, Vanizer köyü. 22'si Kadın ve Çocuk Toplam 25 kişi.
1993 Bitlis'in Mutki ilçesi, Kavakbaşı ve Yenidoğan köyleri arası. Minibüsteki 28 kişi.
1993 Tunceli, Pertek, Pınarlar köyü. 4 Öğretmen.
1993 Siirt, Batman ve Hakkâri’de köy ve mezralar, çoğu kadın ve Çocuk 35 kişi. 22 ev yakıldı.
1993 Siirt, Baykan, Günbulak köyü, Derince mezrası. 8 Kadın, 13 Çocuk, Toplam 22 kiş.
1994 Mardin, Savur, Ormancık ve Akyürek köyleri. 10 Çocuk, 6 Kadın Toplam 20 kiş.i
1994 Tunceli, Mazgirt, Darıkent Beldesi. 6 Öğretmen.
1994 Mardin, Savur Pınardere köyü 4 Öğretmen.
1994 Siirt'in merkeze bağlı Çölköyü. Toplam 10 kişi.
1995 Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Hamzalı köyü. Toplam 19 kişi.
1996 Kahramanmaraş'ın Ekinözü ilçesi. 3 öğretmen.
[1] ABD Maliye Bakanlığı, geçen yıl, M.Karayılan, Z.Aydar ve A.R.Altun’un hesaplarına el koymuş, bu kişileri “önemli uyuşturucu kaçakçıları listesi”ne almıştı. Afganistan’dan ve İran’dan gelerek Türkiye’ye ulaşan ve Avrupa’da satılan uyuşturucunun büyük bir kısmı da PKK’lılar tarafından Avrupa’ya taşınmakta ve orada satılmaktadır.