- Kategori
- Güncel
Kürt sorunu biter mi?
PKK sorunu bitebilir ama ya 'Kürt sorunu'?
Kürt sorunu ve başka pek çok sorun, ülkemizde abartılmış ve dejenere olmuş Türk milliyetçiliğinden kaynaklanıyor. Türk milliyetçiliğini parlatmak için, diğerlerini köreltmek gerekmiştir. Kürt sorunun kökeninde bu var ama onun kadar önemli olan bir başka neden ise bölgenin kendine özgü sorunlarıdır. Kürt sorunu bu ikisinin kombinasyondur.
Sağcı muhafazakarlık ve türk milliyetçiliği, bu kimliğe göre farklılık taşıyan her türlü yapıyı ezerek homojen bir yapı kurmak istedi. Çağdaş bir ülke olmanın gereği olarak etnik ve dinsel yapılar eşit düzeyde görülerek, insanın ve hayatın değeri, bunlar merkeze almadan, salt insan hakları merkeze alınarak konumlandırılmadı. Buna karşı mücadelede, daha sayısal olarak azınlıktaki etnik ve dinsel yapılar, ya içrek yapılar kurdular, ya ülkeden ayrıldılar, ya da pek ses soluk çıkarmadan yaşamaya çalıştılar; Aleviler ve Kürtler ise en dişli muhalefeti yapanlar oldu, ama öldürüldüler işkenceden geçirildiler. Devlet organlarına sokulmadılar. Bu iki kesim, geçmişte de bugün de solun önemli insan kaynağını oluşturdu.
PKK'nin doğuşu da bu sürecin bir parçasıdır.
Şimdi artık, öyle görülüyor ki, silahlı PKK'nin pili bitiyor. Ülkede ise faşizan türk milliyetçiliğinin unsurları dumura uğramış durumda, kısmen onlarla birlikte olsalar da, onlardan farklı olan bir ideoloji ülkede hakim durumda. Bu ideolojinin temsilcisi AKP. Bu ideoloji, ülkede geçmişte hakim olan faşizan türk milliyetçiliği ile bağdaşık görünmüyor, çünkü ideolojisinin temelinde din, milliyetten daha ön planda geliyor. Dolayısıyla, geçmişin öldürüp-bitirmececi yaklaşımından farklı düşünüyor görünüyor. Aynı zamanda sürecin kendi dinamiği de artık, bu işin ölmek ve öldürmekle gitmeyeceği bir noktaya gelmiş görünüyor.
Bir şekilde PKK'nin savaşa devam psikolojisi düşebilir, Türkiye de, hem dinamiğin kendi gelişiminin ulaştığı nokta ile ve hem de farklı bir ideolojik anlayışın hükümet olması nedeni ile savaşa devam isteğinden vazgeçebilir.
Bu ikisi bir balansa uğrarsa, o zaman bir sorun biter; yani PKK sorunu biter, ama acaba bu örgütü mümkün kılan sorunlar gerçekten biter mi? Ve bitmezse, gerçekten PKK sorunu bitmiş olur mu?
Tüm ülkenin ve özelinde o bölgenin, kalkınma sorunu, kültürel-kişisel gelişim sorunu, aş-iş sorunu çözülmedikçe, aşiret yapısı hızlı politikalarla ortadan kaldırılmadıkça aslında biten hiçbir sorun olmasa gerekir.
Marksizmin epey eleştiriye uğramış olsa da basit bir ilkesi vardır, 'altyapı üstyapıyı belirler' der.
Bizzat Marx şöyle der, mealen; 'maddi üretim güçlerinin gelişmişlik düzeyine karşılık gelen üretim ilişkileri vardır, bu üretim ilişkileri kişilerin iradelerine bağlı değildir, kaçınılmazdır. Bu üretim ilişkileri toplumun ekonomik yapısını oluşturur, buna uygun olarak toplumsal ve politik yapılar oluşur. Bu bir üretim biçimidir, kendine göre bir altyapısı ve buna uygun gelen politik, toplumsal ve düşünsel bir üstyapı kurumlaşması vardır.'
Varolan üretim güçleri ve onun yarattığı ilişkiler, bu düzenin hukukunu da yasasını da belirleyecektir. Platon, bir kitabında eleştirel olarak yaklaştığı halde bir anlayıştan bahseder; adaletin güçlünün işine gelen olduğunu söyler. Marx ile Platon pek çok bakımdan farklı olabilir belki ama, -farklıdırlar demek de aslında yanlış, çünkü iki düşünür iki ayrı altyapının ürünüdür, ölçüştürülemezler yani- burada belki yakın şeyleri söylüyorlar.
PKK ve Kürt sorunu temelde altyapısal bir sorundur, PKK savaşmaktan yorgun düşmüş, iradesini yitirmiş olabilir ve silah bırakabilir, ancak bu, asli sorunların bittiği anlamına gelmez. PKK'yi alt etmek sorunları değil, sorunların gölgesini alt etmiş olmaktır.
AKP dindarist karakteriyle, milliyetçi çizgiden bu bakımdan uzak olmasıyla, kendine özgü bakış açısıyla PKK ve Kürt sorununda işgörür bazı noktalara gelebilir, ancak sorunun temelinden çözecek bir noktaya gelmesi teorik olarak imkansızdır.
Ayrıca şunu da görmek gerekir, PKK'nin silahlı bir örgüt olarak yaşamına son vermesi kararı ile Kürt sorununun çözümü diye lanse edilen PKK sorunun çözümü birbirini gizleyebilir.
Yani aslında PKK silahsız bir aşamaya geçmeye başlama kararını hayata geçirir, hükümet ise PKK sorununu çözmüş olan hükümet olur.
Velhasıl sözün özü, altyapısal gerçek sorunları çözmedikçe, üstyapısal hiçbir sorunu çözemezsiniz, üstyapısal sorunlar, altyapısal sorunların sadece epifenomenidir.