​ Kürt sorununun çözümü ne istiyor? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '13

 
Kategori
Siyaset
 

Kürt sorununun çözümü ne istiyor?

Kürt sorununun çözümü ne istiyor?
 

Kürt Sorununu ve Çözüm Analizi

Yıllarca koskoca bir halk saçma sapan gerekçelerle yok sayıldı. Dilleri ve kültürleri görmezden gelindi. Kara basınca "kart kurt" diye ses gelir Kürt adı buradan gelir diyebilinecek kadar tuhaf gerekçeler ve bilimsel olmayan tezler öne sürüldü. 

Bir yandan bunlar yapılırken diğer yandan halk devletten soğusun ve dağa çıksın diye 1980 darbecileri ellerinden gelen zulüm ve işkenceleri yapmaktan geri kalmadılar. Sözde ülkeyi huzura kavuşturduğunu iddia eden Evren bu ülkeye en büyük sorunu bıraktı.

Doğu'nun karlı dağlarından küçük bir kartopuyken kocaman bir sorun haline ve bir çığ haline getirildi bu sorun. artık Kürt sorunu Türkiye'nin bir sorunu olmaktan çıktı ve tüm Orta Doğu'nun siyasal, kültürel sorunu haline geldi. 

Bunda en büyük nedenlerden biride Kürt Halkının gittikçe artan nüfusudur. Nüfus artış oranları dikkate alınırsa tüm bölge ülkeleri içinde en çok çocuk yapan, en çok evlenen ve evliliğe önem veren halk Kürt halkıdır. Bu durum gelecektede böyle olacak ve Türkiye ve tüm Ortadoğu'da en kalabalık halk Kürt halkı olacak ve onların tercihleri trendi ve geleceği belirleyecek.

Kissenger bunu 1970'lerde gördüğü için Kürt halkının siyasal geleceğine planlı yatırımlar yaptı. 12 Eylül'den PKK projesine kadar onun planıdır. O siyasal bir dehadır ve İran İslam devriminin bölge ülkeleri içerisinde yayılmaması için yükselen trend olan Kürt fenomeninin tercihini devrimci İslam yerine Milliyetçi Kürtçü bir yapılanma içinde olması Anadoluda Irkçılığın artmasıyla ve milliyetçi kin sayesinde en azından Türkiye'deki rejimi NATO içinde tutacaktı. Bunu başardı.

Peki bu çığ gibi büyüyen sorunu BDP ve Öcalan çözecek güçte mi?

PKK, Öcalan'la yapılan görüşmeler sonrasında BDP ve Öcalan'ın formüllerini kabullenecek mi?

PKK bunu kabul etse, gittikçe Kürt Faşizmi PKK'nın bile ilerisinde olan müthiş bir kinle büyümüş olan Kürt çocukları gelecekte muhtemel şimdiki çözümleri kabul edecek mi?

İşte asıl sorulması gereken ve cevap aranması gereken gerçekçi sorular bunlardır.

Şu anda Hükümet ve Türkiye'de yaşayan tüm vatandaşlar şayet mutlu bir gelecek kurmak istiyorsa bu soruların cevabını bulmadan Kürt sorununun çözüleceğini sanmamalı.

Kürt gençlerinin çoğu BDP ve PKK'nın 40 yaş üzerinde olanlarını teslimiyetçi olarak gördüğünü yıllar önce ve romanımda da yazmıştım. Ahmet Türk gibi ılımlı ve çözüm yanlısı insanların kırılma noktası sonrasında teslimiyetçi ve Kürt sorununu kullanan burjuvalar olarak görüleceğini söylemiştim ve bu gittikçe yükselen bir eleştiri.

Öcalan şu an Kürt gençleri arasında bir idol ve onların Kürt kimliğinin geleceğinin garantisi olarak görselerde Öcalan'ın aktif siyasete girmesi durumunda hatta BDP içerisinde siyaset yapılmasına izin verilip Diyarbakır Milletvekili seçilmesi sonrasında bu gençlerin gözünde Öcalan bir anda düşecektir. 

Herkesin şunu iyi görmesi gerek, gelen Kürt nesli daha Kürt milliyetçisi daha fazla Türklerden ve beraber yaşamaktan nefret eden kimlikle büyüyorlar. 12 Eylül işkenceleri masal gibi dilden dile aktarılan hikayelerle nefret ettiler. Hatta işkenceyi bizat yaşayan BDPli bazı milletvekillerinden bile daha fazla Kürt milliyetçisi oldular.

Bundan sonra çözüm olur mu?

Elbette olur ama bir şartla. Gerek Hükümet, gerek BDP daha fazla oyalanmamalı, sallanmamalılar. CHP ve MHP bu sorunun çözümünde ciddi bir katkı sağlamaları mümkün değil. MHP yılların inkarcı bir partisidir. CHP, sözde halkçı ve Sosyal demokrat ama özde MHP'den farklı bir söylem geliştiremeyen bir parti oldu. 

BDP'nin Öcalan ile görüşmesi önemli bir adımdır. 

Hükümet, PKK ister Öcalan'ın direktiflerine uysun isterse uymasın BDP ile sonuna kadar müzakere yapmalı ama PKK ilede sonuna kadar dağlardaki ve kentlerdeki yapılanmalarıyla mücadele etmeli. Her iki yerdede çabasını arttırmalıdır Hükümet. 

Zira bu sayede kimin daha samimi olduğu ortaya çıkacaktır zaten.

Benim Haziran 2011'den beri iddiam PKK ile Öcalan'ın bağlarının koptuğu yönündedir. Örgütün Öcalan'ı umursamadığı yönündedir. Zira 2 yıl önce bunun sinyallerini veren PKK, İsrail'le iş birliğini Amanos saldırısıyla kanıtladı zaten. Emirlerin nereden geldiği bu sayede anlaşılmış oldu.

Hükümet'in ne olursa olsun BDP ile görüşmesi, BDP'nin sürekli Öcalan'la görüşmesine izin verilmesi, sivil bir insiyatifle sorunun Federal Başkanlık sistemiyle yeni anayasayla çözülmesi gerekir. 

Kürt sorununu çözen Hükümet, elinden geleni yaptıktan sonra ve bu adil anayasayı getirdikten sonra PKK'nın içerisinde hala kalmakta ısrar edenler olsada zaman içinde güçleri tamamen kaybolacaktır.

Kürt sorununu çözen Türkiye, Kürt halkına kültürel haklarını iade edince daha fazla cazibe alanı oluşturacaktır.

Kürt halkı gelecektede artan nüfusu ile sadece Anadolu'da değil Ortadoğu'nun da en güçlü ve görmezden gelinemeyecek belirleyici unsuru olacaktır. Neden bu konu Britanya ve İsrail'in insiyatifine bırakılsın ki?

Kürt sorununu Federal Anayasa ve Başkanlık sistemi içerisinde kültürel hakların verilmesiyle çözen Hükümet sadece Irak'ta değil, Suriye ve hatta Ermenistan'da bile siyasal etkinliği Kürt halkına siyasal eşitlik haklarını vermiş olarak arttıracaktır.

Bu olmazsa daha önce belirttiğim gibi Kürt halkı zaten sabrederse tüm Türkiye'de artan ve güçlenen nüfusu sayesinde sadece doğu'da değil Batı Türkiye'de de nüfusunu yoğunlaştırıp Türklerin azınlık hale dönüşmesine neden olacaklardır. Zira Batı yaşayan Türkler içerisinde aile ve çocuk yapma olayı gittikçe bitme noktasındadır. Türklerde evlilikler her geçen gün bitmektedir, evlenenlerse hergeçen gün boşanmaktadır, en çok 2 çocuklu aileye sahip Türkler kesinlikle ilerde azınlık haline dönüşecektir ve şu anda sağlanamayan sosyal barış ilerde daha zor bir hale gelecektir. Türklerin kendi ülkelerinde azınlık ve milliyetçi Kürtlerin baskısına maruz kalmaları hiçte olasılık dışı değildir. İlerde MHP'liler keşke zamanında Hakkari, Siirt, Van, Diyarbakır'ı kapsayan bir Kürtistan'ın kurulmasına karşı çıkmasaydık şimdi İstanbul ve Edirne bile Kürt oldu diyeceği günler uzak değil inanın.

Umarım aklı selim galip gelir, umarım barış içerisinde sorunlar çözülür ve faşizm yerini gerçek bir kardeşliğe ve siyasal ve kültürel eşitliğe bırakır. Bu bizi parçalamaz ama kin parçalar.

Şurası unutulmamalıdırki Türkiye'de çözümü bekleyen en acil çözüm her nekadar Kürt sorunu desekte aslında Kürt sorunu çözüldüğünde aşağıda ki üç sorunda kendiliğinden çözülecektir be kardeşlik ve sevgi daha çok yayılacaktır.

1-Kürt Sorunu

2-Başörtüsü Sorunu

3-Alevi Sorunu

4-Azınlıkların Hakları Sorunu ( Rum Ortodoks Kilisesinin Ruhban Okulu Sorunu) 

Muhafazakar birisi kalkıp Başörtüsü çözülsün derken Kürtlerin hakları verilmesin diyemez, Alevilerin Cem evi sorunu ve Dedelere Maaş verilmesin diyemez. Alevi birisi Cem velerine özgürlük derken Başörtüsü Kemalizmi yıkar rejimi mahveder dememeli, Kürtlerin haklarına karşı çıkmamalı. Kürtler kendi haklarını isterken hem başörtüsüne hemde alevi haklarının verilmesini istemektedirler.

Oysa yukarda söylediğim dört ana sorun beraberce sadece Federal Başkanlık Sisteminde yepyeni bir Anayasayla çözülecektir.

Kürt Sorunu ve yukardaki çözümler ne istiyor?

Kesinlikle cesur olmayı, halkı bilgilendirmeyi, anti faşit film ve ilanların verilmesini, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı toplu mücadele başlatılmasını gerektirir. 

Gerçekten bu sorunu aşamazsak Anadolu'da süren binlerce yıllık çatışma ve mücadeleler devam eder ve Anadolu sürekli Britanya ve İsrail'in oyunlarıyla kadük kalarak yerinde sayar. 

Federal Türkiye Devleti yeni Federal Anayasayla kurulduğunda herkez daha rahat nefes alacaktır.

Federal Anaysa Nasıl Olmalı? Lütfen linki okuyunuz. http://blog.milliyet.com.tr/federal-turkiye-anayasasi-ve-baskanlik-sistemi-turkiye-yi-problemlerinden-kurtarabilir/Blog/?BlogNo=362260

 
Toplam blog
: 722
: 3757
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..