- Kategori
- Blog yazarları tartışıyor!
Kürtaj cinayet, peki yasaklamak ne?

Başbakanın yeni gündemi çok tuttu. Konu belden aşağı olunca aziz milletim daha bir ilgi gösterdi. Başbakan gündemi belirleyince durumdan vazife çıkaranlar emre derhal itaat ederek daha önce hiç gündemlerinde olmayan bu konu hakkında engin fikirlerini, daha doğrusu başbakanın sözlerini genişletip hayati bir konu haline getiriverdiler.
Sevgili okur; Siz hiç birbirini çok seven, çok iyi anlaşan iki eşin çocuk yapmaya karar verip, hamileliğin onuncu haftasından önce “ben vazgeçtim” diyerek doktora koştuğunu duydunuz mu? (Türkiye’de kürtaj ilk on haftada izinlidir) Pek duyulmuş bir şey değildir. Çünkü kürtaj bir ameliyattır, risklidir. Üstelik oldukça da pahalıdır. Bu türler varsa da çok küçük bir oran olabilir.
Asıl kürtaj için koşanlar istenmeyen bir gebeliği sonlandırma isteği içindedirler. Ne olabilir bu istenmeyen gebelik? Aile içi de olsa tecavüz olabilir, ensest ilişki sonucu olabilir, evlilik dışı istenmeden oluşmuş bir gebelik olabilir veya dünyaya geldikten sonra bakıp büyütülemeyecek bir çocuk olabilir.
Bu gün Türkiye’nin kırsal kesimlerinde istenmeyen gebelikten kurtulmaya çalışan kadınların hamile sayısının %20 sine ulaşması ve başvurulan akıl almaz yolların enfeksiyona, sakat çocuk doğumlarına, hatta birçok kadın ve çocuğunun bu yüzden ölmesine neden olduğu kesindir. Bu günkü kısmi izine rağmen hiç kimse merdiven altlarında hijyenin zerresi bile olmayan mekânlarda kürtaj yapılmadığını iddia edemez.
Şu bir gerçektir ki siz hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın, kadın istemediği gebeliği bir şekilde sonlandıracaktır. Hoş, böyle bir kanuna para sahibi kişiler gülüp geçecektir. Zira siz yasaklarsanız, dış ülkeye gidip kürtajını olup gelecektir. Fakir kesimde ise merdiven altına rağbet fazlalaşacaktır. Bu da kadın ölümlerini arttıracaktır.
Bazı düşüncelere göre kürtaj cinayettir. Kabul, on haftalık bile olmamış bir ceninin alınması cinayetse, birçok kadının ölümüne yol açacak yasaklar cinayet değimlidir?
İzmir 2012