Kürtaj / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '12

 
Kategori
Güncel
 

Kürtaj

Herkes yazdı konuştu. Ben de birkaç kelam edeyim. İşin püf noktası şurada : “parçalanan cenin canlı mı, cansız mı?” İki ihtimal var, cenini ya canlı kabul edeceğiz, ya da cansız.

Önce canlı ihtimali üzerinden yürüyelim. Eğer cenin canlı ise, onu parçalamak bence  mesela doğmuş ve bir aylık olmuş bir bebeği parçalamaktan farksız. Babasının kötü bir tecavüzcü, anasının da talihsiz bir mağdur olması, anası dahil kimseye onu öldürmek veya öldürtmek hakkını vermez, ne hukuken, ne dinen, ne ahlaken..  Bunu yasaklamak devletin de, hükümetin de sorumlulukları hatta görevleri kapsamına girer bence. Efendim, anası bu çocuğu merdiven altında aldırırsa hayatı tehlikeye girermiş. Yahu kardeşim, anası yanlış bir iş yapıyorsa, o yanlış yüzünden hayatı tehlikeye giriyorsa, bunlar o yanlış işin yasaklanmamasına gerekçe olamaz ki, “iki yanlış bir doğru etmez”. Efendim, “ vücut benim, ne istersem yaparım, çekin elinizi benim oramdan, buramdan” mış. Aziz kardeşim, vücut senin ama öldürdüğün canlının hayatı başka birinin hayatı, kusura bakma, devlette herkesin hayatını korumak için genel prensipleri kanunlar düzeyinde de olsa  koymak zorunda.

Gelelim ikinci varsayıma. Yani alınan veya parçalanan cenin canlı değil. Teorik olarak canlı olmayan bir şeyin öldürülmesinden de söz edilemez, dolayısıyla konu kendiliğinden ortadan kalkar. Yani ortada suç olabilecek bir konu kalmaz, dolayısıyla suç mudur, değil midir, günah mıdır değil midir diye bir konu kalmaz ortada. Amma ve lakin, bu cansız nesne öyle bir cansız nesne ki bir müddet sonra canlanacağı ve yaşayan, nefes alan bir insan haline geleceği kesin. Yani şu anda cansız ama canlı olmaya namzet. Ya bir gün sonra, ya bir ay sonra, ya beş ay sonra ya da dokuz ay sonra canlı bir insan haline geleceği  kesin. Dolayısıyla bu cansız nesneyi mesela bir taş parçasıyla, mesela bir tahta parçasıyla aynı kategoride mütalaa edemeyiz. Bence bu nesneyi  ya cansız ya da canlı kategorilerinden birine sokacaksak, canlı kategorisine sokmak sanki akla daha yakın gibi görünüyor.

Zaruret hali. Bir üçüncü bakış açısı daha var, o da zaruret hali. Hukukta iki durumda adam öldürmek suç teşkil etmez. Birincisi nefs-i  müdafa, bunu herkes bilir, ikincisi de “zaruret hali” dir. Mesela varsayalım ki okyanusun ortasında  bir gemi battı ve bir kişi bir tahta parçasının üzerine tutunarak boğulmaktan kendini kurtardı. Yine varsayalım ki ikinci bir adam da o tahtaya tutunursa veya üzerine çıkmaya çalışırsa o tahta batacak ve her iki kişi de boğulacak. Böyle bir durumda eğer ikinci kişi illa tahtaya çıkmaya çabalıyorsa birinci kişinin ikinciyi iterek veya başına vurarak veya başka bir şekilde uzaklaştırması hatta öldürmesi  kendi hayatını kurtarmak açısından bir zaruret haline geldiğinden suç teşkil etmez. İşte kürtaj meselesinde de eğer ceninin parçalanması annenin sağlığı açısından biyolojik bir zaruret haline geldiyse ve buna doktorlar karar verdiyse tabi ki böyle bir kürtaj ne hukuken ne ahlaken suç olmaz.

Gelelim konunun dini açıdan değerlendirilmesine. Laik bir devlette tabii ki sosyal konular hakkında kural getirilecekse bunu yasa yapıcı kurullar yapmalı, dini kurullar değil. Ama bazı konular, mesela insan hayatının sonlandırılması gibi konular dinen de çok öncelikli olabilir. Örneğin intihar etmek bütün dinlerde sadece yasak değil aynı zamanda öbür dünyada çok büyük cezalarla cezalandırılacağına inanılan bir konudur. Adam öldürmek de öyle. Böyle olunca, tabii ki kanunu yine Parlamento yapacak ama, nüfusunun yüzde doksanı Müslüman olan bir ülkede kanun yapmadan evvel, din bu konuda neler diyor diye konunun din adamları açısından da görüşülmesinde, konuşulmasında, tartışılmasında, hatta bütün bu tartışılmaların parlamenterler tarafından da dikkate alınmasında bence büyük bir sakınca yok, hatta çıkacak yasanın toplum tarafından daha kolay ve daha çabuk benimsenmesi, kabullenilmesi açısından faydası bile olabilir. Ancak tabi ki bunun alışkanlık haline veya kural haline gelmemesi gerekir.

 

A.Adnan İnal

Haziran 2012

 

 
Toplam blog
: 326
: 941
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..