​ Kuşanmak sözcükleri / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '08

 
Kategori
Deneme
 

Kuşanmak sözcükleri

Kuşanmak sözcükleri
 

www.harikasozler.net


Bir kez düşündüyseniz ya da duygulandıysanız bu duygu ve düşünceler bir kimlik kazanmışlar demektir. Tanınmak ve bilinmek isterler. Sonsuza kadar sizin içinizde kalmak istemezler. Mademki bir kez düşündünüz ve duydunuz, o halde ifade edilmek isterler. Eğer bir şekilde onları ifade etmenin yolunu bulamazsanız, sizin iradeniz dışında bir gün kendilerini mutlaka ifade ederler ama bu ifade ediş size çok pahalıya malolabilir.

Konuşarak kendini ifade etmenin yolu sözcüklerle mümkün olduğu gibi, konuşmadan kendini ifade etmenin de onlarca yolu vardır. Binlerce yıldan bu yana genç kızlarımız duygularını, özlemlerini dokudukları kilimlere dökmüşlerdir. Aşıklar sazlarının teline her dokunuşlarında sevdiklerine olan aşklarını dile getirmişlerdir. Ressamlar tuvallerinde renklerle, çizgilerle ifade ederler, şairler de şiirleriyle.

Herkes şair, yazar, ressam olamayacağına göre en kolay ifade yolu konuşmaktır. .İnsanlar konuşarak birbirlerine aktarırlar duygu ve düşüncelerini. Yazılı ya da sözlü olarak sözcükler yoluyla anlatırız derdimizi. Sözcükler zaten isimlerinden anlaşılacağı üzere sözcüdürler. Duygu ve düşüncelerimizin sözcüsüdür sözcükler. Kendilerini ifade etmek için sözcükleri sözcü olarak seçen duygu ve düşünceler, sabırsızlık içinde ve bir an önce başka insanlarda özellikle de muhataplarında ifadelerini bulmak isterler.

En güzel sözcükler ağzımızdan ve kendi irademizle çıkan sözcüklerdir. Çünkü biz bir çıkış yolu bulamazsak, sözcükler kendileri bir yolunu bulup, bir biçimde çıkarlar. Ama bu çıkış bizim için hiç de hayırlara vesile olacak bir çıkış olmayacaktır. Aşık olduysan sevdiğine söylemenin yolunu bulacaksın. Birine kızdıysan içinde kalmayacak, söyleyeceksin. Beğendiğin ya da beğenmediğin bir durum varsa görüşünü belirteceksin.

Herkes bilir ki, içine kapanık insanlar en tehlikeli insanlardır. Düşündüklerini kimseyle paylaşmazlar. Ne zaman, nerede ne yapacakları belli olmaz. Sevdiği kıza sevgisini ifade edemediği için, kendisine ve çevresine ölüm saçan nice genç insanların hazin öykülerini okuyoruz gazetelerde. Annesine babasına kızıp, bu kızgınlığı dile getirmeyen ama bir gün patlayarak ailesine yaşamı zehir eden nice çocuklar biliyoruz.

İfadesini bulmayan sözcükler, içlerinde barındırdıkları duygu ve düşüncelerin basıncıyla kendilerini yaratan kişiyi rahatsız ederler ve yanlış yerlere yönlendirirler. “Derdini anlatmayan derman bulamaz” atasözünde ifadesini bulduğu gibi mutlaka birbirimizle diyalog kurmanın yollarını aramalıyız. Beğendiysek beğenimizi yüksek sesle dillendirerek, beğendiğimiz kişiyi onurlandırmalıyız. Davranışlarını, görüşlerini beğenmediğimiz kişilere de düşüncelerimizi uygun bir dille ve kırmadan iletmemiz gerekir ki, onlar da gerekli uyarıyı alarak kendilerini düzeltme fırsatı bulabilsinler.

Kızgınlıklarımızı ilkel tepkilerle değil deyim yerindeyse alttan alarak iletirsek hem karşımızdakini kırmamış oluruz hem de başımıza iş almamış oluruz. Sözcükler mutlaka ifadesini bulmak için vardırlar. Bu da, mutlaka dillendirilmek ve paylaşılmakla mümkündür. Kişinin duygu ve düşüncelerini ifade etmek için görev alan sözcükler kişinin içinde kalarak görevlerini yapmadıkları taktirde, zamanla kin ve nefrete dönüşerek ölüm meleğine dönerler. Çünkü o sözcüklerin anavatanı artık onu üreten kişi değil, karşıdaki başka insanların beyinleri ve yürekleri olmuştur. Buralara ulaşamadan ifadesiz kalan sözcükler kendi ülkelerinde mülteci duruma düşmüş militanlara dönerler.

Sözcükler canlılar gibidir ve hiç ihmale gelmezler. Yunus'un dediği gib:

"söz ola kese savaşı,
söz ola kestire başı.
söz ola ağılı aşı,
bal ile yağ ide bir söz.

kişi bile söz demini,
demeye sözün kemini.
bu cihan cehennemini,
sekiz uçmağ ide bir söz"

<ı>

 
Toplam blog
: 264
: 1128
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..