Kuşkular ve umutlar / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '14

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Kuşkular ve umutlar

Kuşkular ve umutlar
 

Tüm insanlar, iş adamları ortalaması kadar tüketse 11,43 dünya; Birleşik Devletler ortalaması kadar tüketirse 6,81 dünya; bir Afrikalı kadar tüketse 0,45 dünya gerektği hesaplanmaktadır


Ekonomide yeni arayışlar ve Kooperatifler[1]
 
1. GİRİŞ
 
Dünya hızla değişiyor. Özellikle ticaret ve finans kapital küreselleşiyor. Küresel rekabet içinde bir ülkenin kendi ekonomisini geliştirebilmesi ve koruyabilmesi için kendi kaynaklarını çok iyi kullanması gerekir. Türkiye için daha çok ithal mali ve ekonomi politikaları uygulanmaktadır. Bu politikalar geleneksel ekonomi ve toplumsal dengeleri önemli ölçüde sarsmıştır. Özellikle halkın ve ekonomi öğelerinin büyük çoğunluğunu teşkil eden sosyo-ekonomik birimlerin ürettiği gelir, bu birimlerin harcama potansiyelini karşılayamamaktadır
 
Bu görüş çerçevesinde bu söyleşide, son çeyrek yüzyıldır  dünya ekonomisinde gözlenen gelişmeler, bu gelişmeler ışığında nasıl bir ekonomik (özellikle işletme bazında) yapılanma arayışları tartışılacaktır.
 
Bunun yanında 2009’da Birleşmiş Milletlerin, Dünyadaki gelişmeleri dikkate alarak, “2012 : Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan etmesinin gerekçeleri üzerinde durulacaktır.
 
Konunun özü şu noktalarda toplanacaktır : ekonomik kalkınmanın merkezine sürdürülebilir kalkınmayı; sürdürülebilir kalkınmanın merkezine kooperatifleri; kooperatiflerin bağrına insanı; insanın kalbine ve düşüncesine kooperatifçiliği  yerleştirmek.
 
Niçin ? Nerede? Kimin adına ? Nasıl ?
 
2. KUŞKULAR
 
Bulgular :
 
BMÖ 1990’larda, küreselleşme rüzgarında savrulan yerküremiz için bir durum saptama araştırması yaptı : dünyanın ekonomik büyümesi pozitif göründüğü halde gidişat endişe verici, dünya nüfusunun 1/3’ü günde 1 dolardan az gelirle yaşıyor; 10 çocuktan 1’i  beş yaşının altında ölüyor; 10 kişiden 7’si  ancak içilebilir suya ulaşıyor,; Güney şehirlerinde nüfusun yarısı gecekondularda yaşıyor ; AIDS ortalığı yakıp kavuruyor; doğal kaynaklar tükeniyor; kalkınmaya yardım giderek azalıyor.
 
Küreselleşme bağlamında, Kuzey ülkeleri hükümetleri durumu kabul edilemez  buluyorlar…
 
Bunun, ekonomik, sosyal ve politik bir saatli bomba olduğunu kabul edilerek derhal çözümlenmesi gerektiğini ileri sürüyorlar. .
 
Eylül 2000’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 55. toplantısında, 191 üye Devlet yoksullukla mücadele etmek için büyük bir ortak projeyi gerçekleştirmeyi taahhüt ederler . Ve bu proje “Binyıl Bildirgesi” olarak  8 Eylül 2000’de kabul edilir. Birleşmiş Milletler üyesi Devletler, Kalkınma için Milenyum Amaçları (KMA)’nı 2015 yılına kadar (8 amaç) gerçekleştirmeyi taahhüt ederler. Bu amaçlar : aşırı yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılması; herkes için evrensel ilköğretim sağlamak; toplumsal cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların özerkleştirilmesi ; beş yaş altındaki çocuklarda mortaliteyi azaltmak; anne sağlığının iyileştirilmesi ; HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele etmek; çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması; kalkınma için küresel bir işbirliği yaratmak.
 
İnsanlık ölümcül tehlikelerin altında
 
İki Fransız filozofu, Stéphane Hessel, Edgar Morin “Umut Yolu” adlı çalışmalarında benzer şu “kuşkuları/sorunları” dile getiriyorlar : nükleer silahların hızla çoğalması; etnik-dinsel çatışmaların artması; biyosferin bozulması; denetim-dışı kalan dünya ekonomisinin çelişkilerinin artması; paranın zorbalığı ; teknik ve ekonomik hesaplara bağlı, hiçbir şeyi umursamayan bir barbarlığın hortlaması ; Finans kapital ejderhasının barbalığı.
 
Kooperatifleri ilgilendiren Global Trendler :
 
Çevresel bozulma ve kaynakların tükenmesi ; kararsız finansal sektör ve gelir eşitsizliğinin artması ; küresel yönetişimde büyüyen bir boşluk.; çok genç bir kuşağın haklarının özel görünümü.
 
İki temel görevimiz var :
 
1.Evrensel ilkeleri içeren görevler  (Küreselleşme- Ulusal Devlet sorunsalı ?)Ulusal egemenliğe saygı ; 2. Tüm insanların ortak paydası : Dünya/Vatan
 
Üç teşhisten hareket etmek gerekir:
 
1. Toplumun ve uygarlığın getirdiği ve yaygınlaştırdığı sorunların ve olumsuzlukların çok fazla artması ve bunların gittikçe ağırlaşması;
 
2. … toplumların ve uygarlığımızın en önemli kazanımları  üzerindeki tehditlerin giderek artması;
 
3. Direniş hareketinin getirdiği değerlerin önemsenmemesi ve  bu değerlerin güncel yönetimler tarafından genellikle ayaklar altına alınması.
 
Kuşku 1. Yönetim sorunları :
 
Yönetim, bireyin kendisini yönetmesinden, ekonomik birimlerin , toplumsal birimlerin , devlet mekanizmasının yönetilmesine kadar çok geniş bir perspektif içinde değerlendirilmelidir. Yönetimde kabul gören temel ütopya ; özgür piyasa ve rekabet olarak ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte temel hedef, kaynak kullanımının optimizasyonu amaçlamaktadır; bu aşamada dominant girişim tipinin temel amacı ”karlılık” olarak  kabul edilmektedir.
 
Kuşku 2. Ekolojik Zorlama
 
Ekolojik dengenin sürdürülebilmesi için bir insan başına 1 ha arazi gerektiği hesaplanmaktadır. Bu miktar : ABD’de 5.1 ha; Hindistan’da 0.4 ha; Dünya ortalaması 1.8 ha olarak bildirilmektedir.
 
Tüm insanlar, iş adamları ortalaması kadar tüketse 11,43 dünya; Birleşik Devletler ortalaması kadar tüketirse 6,81 dünya; bir Afrikalı kadar tüketse 0,45 dünya gerektği hesaplanmaktadır[2].
 
Kuşku 3. Nüfus çok ve Kaynaklar az
 
Dünya nüfusunun  Aralık   2013’de  7,1 milyar; Ağustos 2025’de  7,8 milyar, Ağustos 2050’de 8,7 milyar alacağı tahmin edilmektedir. Dünya nüfusuna dakikada 145 kişi eklenmektedir. Ve her dakikada 8 ha verimli arazi yok olmaktadır.
 
Kuşku 4. Yönetim ve Kalkınma : Promlematik
 
Yönetimle kalkınma arasında bir çelişki yaşanmaktadır.
 
Ticari şirketler biyolojik ve doğal sistemi bozmaktadırlar.Doğal bir alturizm (özgecilik) bilincini geliştirecek tersi bir sistemi tasarlamak gerekliliği ortaya çıkmıştır. …
 
Kuşku 5. Yönetim ,  Kalkınmanın Aracı mı?
 
Kalkınma ile yönetim, işletmecilik tarzı arasında önemli bir ilişki var. Bunu toplum lehine çevirmek gerekli..
 
Kuşku 6. Makro Ekonomik Denge Gerçekleşemiyor ?
 
Salt sermayeye kar arayan kapitalist girişimcilik tipinin hakim olduğu ekonomilerde, emek dışı gelirler, yeterince harcanamadığı için, önce ekonomide mal fazlalıkları ortaya çıkmıştır. Emek dışı gelirlerin harcanamaması, finans sistemi içinde dünya reel üretimini 3-4  katını katlamış durumda[3] olan finans kapitalin varlığı teşkil etmektedir. Bunun nedeni “Kar güdüsü” ile üretimini planlayan girişimlerin gelirlerinin büyük çoğunluğunun bankalarda birikmesi  ve bunların toplam talebe katılmasındaki güçlüklerdir. Son onlu yıllarda, bankacılık sistemi bu “fazla”yı  insanlara ve dünyaya dağıtmak için önemli uygulamalar yapmaktadır.
 
Kuşku 7 : 2008 Ekonomik Krizi
 
2008 mali krizin üzerinden 6 yıl geçmiş durumda .Genel görünüm kabaca şöyle özetlenebilir :
 
Dünyanın en gelişmiş ekonomileri hiçbir çıkış bulamadan kriz halini sürdürmektedirler;
bunlar, Milenyum Kalkınma Amaçlarının arayışı içindedirler. Pek çok ülkede hükümetler,  toplumsal ve kamu harcamalarını azaltarak, ekonomik krizi daha savunmasız yurttaşlara bırakarak, geri çekilmektedirler;
Diğer ülkelerde ekonomik iktidar, ağır toplumsal sorunlara neden olacak radikal değişimlerle ilgili programlar uygulamaktadırlar;
Artan toplumsal huzursuzluklar ile başa çıkmak için siyasi kurumların değiştirilmesi tarzında belirsizlikler sürüyor.
Batıdan Doğuya küresel güçlerin genel bir hareketi görülse de, ekonomik durgunluk ve güvensizlik çok geniş kitlede yaygın vaziyette gözlemlenmektedir. .
 
Kuşku 8. Sürdürülebilir Kalkınma gerçekleştirilebilir mi ?
 
1. Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği : özel karların  azamileştirilmesi ? ?; Pazarın genişlemesi…
 
2. Ekolojik kalkınma : atıkların azalması; kaynakların korunması ve devridaimi; ekolojik kapasiteye saygı
 
3. Toplumsal kalkınma : Yerel özerklik; beşeri tatmin; katılım; uygun teknikler…
 
Kuşku 9. Girişim; Yönetim ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi
 
Paradigmanın değişmesi : ekonomiyi, toplumu ve çevreyi bir bütünlük içinde ele almak.
 
Girişimler için sürdürülebilir kalkınma, “girişimin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken başlangıç paritesini koruyan ve gelecek ihtiyaçları için doğal ve beşeri kaynakları iyileştirmeyi karşılayan stratejik faaliyetler”[4] anlamında ele alınmalıdır.
 
Kuşkular daha da çoğaltılabilir.
 
Özetle “Kuşkular”ın ana çerçevesini şöylece özetlemek mümkündür :
 
Çevresel bozulma ve kaynakların tükenmesi;
Kararsız bir finans sektörü ve gelir eşitsizliğinde artış;
Küresel yönetişimde büyüyen bir boşluk;
Kendi özel hakları olan çok genç bir kuşağın varlığı.
3. UMUTLAR….
 
Ne yapmalı ? Nasıl Yapmalı ?
 
Toplumla ekonomiyi uzlaştırmak : Neden ? Nasıl?
 
İnisiyatif ile dayanışmayı uzlaştırmak : Niçin ? Nasıl ?
 
Dayanışma ekonomisinin politik boyutunu olumlamak: Neden ? Nasıl ?
 
Kooperatif nedir ?
 
“Bir kooperatif, mülkiyeti kolektif olan ve yönetimi demokratik olarak gerçekleştirilen bir girişim aracılığı ile ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları ve özlemleri tatmin etmek için gönüllü olarak bir araya gelmiş insanların özerk birliğidir.[5]”
 
Kooperatif girişimin karakteristikleri
 
Kooperatif düşünce üç özellik üzerine dayanır:
 
Her kooperatif girişim, yerel veya bölgesel düzeyde  ortak bir ihtiyacın tanımı üzerine kurulur ve onu yanıtlamak için insanları işbirliği yapmayı öngörür;
Kooperatif girişim üyeleri için kar aramazlar;
Ekonomik demokrasi, kooperatif girişimin organizasyon tarzını belirler (bir üye-bir oy).
 
Kooperatif etik :
 
Erdemlilik, saydamlık, toplumsal sorumluluk ve özgecilik
 
Kooperatif d e ğ e r l e r :
 
Dayanışma, eşitlik, hakseverlik, kişisel sorumluluk ve yükümlülük alma, yardımlaşma, demokrasi.
 
Kooperatif ilkeler :
 
Üyelerin ekonomik katılımı, herkese açık ve gönüllülük, demokratik yönetim, özerklik ve bağımsızlık, eğitim-formasyon ve enformasyon, kooperatifler arası işbirliği, topluma ve çevreye karşı sorumluluk.
 
Kooperatifçiliğin Düşünsel temeller :
 
Emeksiz gelir yoktur, aralarında daha çok değerler vardır, devrim işçi sınıfıyla yapılır, sanayide daha fazla değer yaratılır, insanın insan tarafından sömürülmesi, işçilerin ve tüketicilerin ezilmişliği, bir ulusun gerçek zenginliği sadece parasal varlıklar değildir, emek ve tüketim gerçek zenginliğin temel öğeleridir .
 
Kooperatiflerin Sosyo-ekonomik Boyutu
 
Genellikle gelişmiş ülkelerde kooperatifçilik hareketi de gelişmiştir. Özellikle AB ülkelerinde kooperatif sektör ekonominin önemli bir sektörü olarak kabul edilmekte, özellikle tarım politikalarının uygulanması kooperatifler üzerinden hayata geçirilmektedir. Dünyada, kooperatif üye sayısı 1(bir) miyara ulaşmıştır. Çok uluslu şirketlerden % 20 daha fazla istihdam yaratan kooperatiflerin istihdam ettiği insan sayısı 100 milyonu aşmıştır.
 
Uluslararası tanınmamaya doğru uzun bir yürüyüş
 
-         1983 : AB Parlamentosunda Mir raporunun kabulü;
 
-         1992:  BMÖ’nün  Temmuz ayının ilk cumartesi gününü Uluslararası Kooperatifler Günü ilan  etmesi;
 
-         2002 : ILO’nun Tavsiye 193 Kararı;
 
-         2004 : İLO ve ICA arasında Milenyumun amaçlarına katkıda bulunabilecek bir Kooperatif Gündem oluşturma anlaşması imzalanması;
 
-         2009 : BMÖ’nün 2012 yılını UKY ilan etmesi;
 
-         2012 : Bütün dünya ülkelerinde Uluslar arası Kooperatifler Yılı (UKY) kutlamaları.
 
-         2012 : 1. Uluslararası Kooperatifler Zirvesi toplandı;
 
-         2012 : ICA Genel Kurulu’nda “World Co-operative Monitor” ve “Blueprint for a co-operative decade :2011-2020”   projeleri devreye sokuldu;
 
-         Ekim 2014 : 2. Uluslararası Kooperatifler Zirvesi  Kanada –Québec’te toplanacak  .
 
Değişim Güçleri
 
Kooperatiflerin değişim pozisyonlarını etkileyen etmenler :
 
-Piyasa ekonomisinin genişlemesi,
 
-serbest –değişim bölgeleri,
 
- sermayelerin mobilitesinin artması,
 
- ekonominin finansallaşması,
 
- kooperatiflerin duyarlı olabileceği alanlardan devletin çekilmesi,
 
- küreselleşme ?
 
Eski ve Yeni Kooperatifler
 
Kooperatifler de bir de kuşak sorunu ortaya çıkmıştır[6]:
 
-         Eskiler, “rekabet edebilme gücü ve  bozulmuş pazarlar üzerinde çalışan özel malları  üreten  kooperatiflerdirler”;
 
-         Yeniler iki şekilde sunulmaktadırlar:
 
- “rekabetçi pazarlarda özel mallar üreten teknoloji konusunda yoğunlaşmış küçük ve  orta girişimlerin grubu”;
 
- Özel, kamu ve kar getirmeyen organizasyonlar ile işbirliğini daha sıklıkla tercihi ve  daha düzenli pazarlar üzerinde genel çıkar faaliyetlerini geliştiren öteki gruplar” (Monzon Campos, 1999, p. 183).
 
 Kooperatifçiliğin Yeni Alanları
 
-insanları hizmetlere ve mesleğe katma,
 
- kırsal bölgeleri canlandırma ve hizmet sunma,
 
- Çok sektörlü ve çok fonksiyonlu kooperatifler,
 
- Sağlıkta ve sosyal güvenlikte gözlenen kooperatifler,
 
- Adil ticaret
 
 Demokrasi, katılım ve yönetim
 
-         Değişim olarak algılanan katılım, bir kooperatif organizasyonun yaşamının farklı evrelerinde gerçekleşir :
 
-         Kooperatif ağının üst düzey fonksiyonlarının önemli  miktarının merkezileşmesi, katılımcıların çıkar kaybına uğradığı düşüncesini öne çıkarmıştır;
 
-         Kooperatife olan aidiyet duygusu oldukça azalmıştır;
 
-         Çoğulcu bir toplumda kooperatizm, “ekonomik dayanışmanın işlevselliği üzerinde özel bir bakış noktası” olarak  bireylerin tümünü temsil etmek istemeyebilir;
 
-         Büyük kooperatif organizasyonlarında üyelerin heterojenliği, sermaye temininde karşılaşılan güçlükler, üye olmayanların sermayeye katılımıyla sistem içinde yer almasının yarattığı avantajlar ve dezavantajlar
 
Yasalar ve Devletle İlişkiler
 
-         Son onlu yıllarda, pek çok ülkede, kooperatif mevzuat üzerinde önemli düzenlemeler yapıldığı gözlemlenmektedir;
 
-         Özellikle kooperatiflerin finansal boyutunu çözüm arayan, onları ortakları dışında finansal kaynak yaratabilecek düzenlemeler üzerinde çalışılmakta, rezervlerin oluşturulması, ve dağıtım kuralları konusunda mevzuat düzenlemeleri yapılmaktadır;
 
-         Yönetim kurullarının yetki alanları, özellikle finans hizmetleri veren kooperatiflerde, genişletilmektedir.
 
4. SONUÇ
 
Kooperatifler, çok acil  yerel ve küresel sorunların çözümüne anlamlı katkılarda bulunmaktadır. Bu nedenle :
 
- kooperatifleri daha çok insanı tanıtmak;
 
- onlara gerekli araç ve desteği sunmak;
 
- kooperatif kurmak,
 
- onları finanse etmek;
 
- sürdürülebilir gelişmesini sağlamak;
 
- kendi yolları üzerindeki her türlü engelleri kaldırmak….
 
… gerekir.
 
Kısacası, kuşku ve  umutsuzluk çağının “Umut Ağacı” kooperatifler olarak görülmektedir. Daha detaylı bilgi için “2012 : Kooperatifler Zirvesi” Bildiri Sonuçlarını bakınız. (http://www.sommetinter.coop/cms/home/bibliotheque-virtuelle/articles-scientifiques.html)
 
Dr. Ayhan ÇIKIN
 
 Ocak 2014
 
[1] ADÜ Ziraat Fakültesi ve Aydın ZMO Şubesi’nin 10 Ocak 2014’de düzenlediği “Tarım Eğitimi’nin 168. Yılı” dolayısıyla verilen konferans metni-Özet.
 
[2] www.agir21.org
 
[3]http://www.nationaldebtclocks.org/
 
[4] İnternational Institue for sustainable Development, 1992
 
[5] Alliance coopérative international, 1995
 
[6] Monzon Campos, 1999, p. 183
 
Toplam blog
: 174
: 482
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Şair ve bilim insanı (Tarım Ekonomisi). 1 Ocak 1946, Muğla doğumlu. 1968'de asistan olarak girdiğ..