- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
Kutlu olsun
Bu gün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bu günle ilgili bir iki cümleyi siz değerli blog yazarı arkadaşlarla paylaşmak istedim.Türkiye sınırları içinde yaşayan kadınlarımızın çeşitli nedenlerle ( ekonomik bağımsızlığı olsun, ya da olmasın) potansiyel suçlu olarak görüldüğünü acaba biliyor muyuz? Şöyle bir Türkiye geneline baktığımızda. Aileler de erkek çocuk sevdası nedeniyle, arka arkaya kız çocuklarının nüfusumuza kazandırıldığını, bu kızlarımızın eğitim hakkı da dahil olmak üzere her hakkının baba, koca, ağabey gibi erkeklerin tekelinde olduğunu, ezkaza başına istenmiyen bir durum geldiğinde, başta hemcinsleri olmak üzere suçlandığını. Bu suçun tek sorumlusu, sadece ve sadece kendisiymiş gibi; ''Canavar anne, vicdansız anne '' gibi sıfatlarla manşetlere taşındığını, töre adı altında katledildiklerini üzüntü içinde izliyoruz. Ne yazık ki bunların sorumlusu olan erkekler ise sütten çıkan ak kaşık gibi gerine gerine ortalıkta gezmeye devam ediyorlar. Şimdi size yıllar önce şahit olduğum bir aile olayını anlatacağım. Bayan ekonomik özgürlüğüne sahipti. Bir sağlık kurumunda çalışıyordu. İki evlat sahibi idi. Bir akşam iş çıkışı eşiyle eve gelirken yolda aynı iş yerinden bir beyle karşılaşıyorlar. Kadın iş arkadaşına selam veriyor, yürüyüp eve geliyorlar. Daha kapıdan girerken kızılca kıyamet koptu. Sen nasıl elin adamına selam verirsin? diye kadın ( tabirimi mazur görün) eşek sudan gelinceye kadar dayak yedi. Erkek anlaşıldığı üzere çok kıskançtı. Ama eşini erkeklerin de bulunduğu ortamda çalışmasına izin veriyor, maaşını da bizzat kendi alıyor, kadının eline harçlık bile verirken ahret soruları soruyordu. Sonra ne mi oldu? Bu bayan arkasında iki çocuğunu bırakarak gencecik yaşta vefat etti. Adam bir, iki yıla kalmadan yeniden evlendi. Ölen eşine uyguladığı şiddeti genç eşine uyguladı mı? Hayır.