​ Kutuplaşan Türkiye’me sarı öküz fıkrası / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '08

 
Kategori
Siyaset
 

Kutuplaşan Türkiye’me sarı öküz fıkrası

Kutuplaşan Türkiye’me sarı öküz fıkrası
 

Türkiye Cumhuriyeti son zamanlarda bir kutuplaşma girdabının içine çekilmek isteniyor. Yıllar önce farklı versiyonlarda ülkemizde icra edilmeye çalışılan bütün bu teşebbüsler maalesef milletimizin de bu girişimlere bilmeden alet olmasıyla daha önce birçok defa muvaffakiyete ulaşmış bulunuyor.

Türk Milleti ve sahip bulunduğu ülkeleri Orta Asya’dan itibaren Türk Tarihi’ni de inceleyerek ele aldığımızda maalesef bu tür teşebbüslere açık ve bu tür teşebbüslerle birbirine düşürülerek tarih sayfasından silindiğini ve nihayete erdiğini görürüz.

Türk Milleti olarak var olan enerjimizi birbirimizle didişerek tükettiğimizde milletimizi millet yapan değerleri de kaybetmeye başlıyoruz.

Birçok sömürgeci ülkelerin sömürmek istediği ülkeleri böl-parçala-yönet taktiğiyle nasıl parçaladığı ve daha sonra nasıl yıktığı tarihi inceleyenler için aşikârene bir ibret tablosudur.

Tarihten verdiğimiz misaller bu şekilde yıkılan ülkelerin uzak hatta yakın tarihte mevcut olduğunu bize gösterir.

İşte Yugoslavya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. Bunlar yakın tarih örnekleri. Peki ya uzak tarih? En basiti Fransız İhtilâli ile birlikte kendisine bağlı birçok eyaletin bağımsızlığa ulaşarak ayrıldığı Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan vb.

Aynı şekilde bunu ülkemiz de Alevi-Sünni, Kürt-Türk, Sağ-Sol ve şimdi de Lâik-Anti laik şeklinde de görmek mümkün.

Bu vermiş olduğumuz örneklerden sonra şimdi anlatacağım "Suç Hep O Sarı Öküzde…" adlı bir fıkra ile bahsettiğim bu hususu detaylandırmak istiyorum.

Otlakların birinde bir sarı öküz yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz ‘de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizimde gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine arlarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler:

"Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Siz de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı." der.

Bilmem anlatabildim mi?

 
Toplam blog
: 204
: 673
Kayıt tarihi
: 07.02.08
 
 

Adım Harun ÖZYURT. 11 Şubat 1983 günü Almanya'nın Frankfurt şehrinde doğdum. 1986'da Türkiye'ye dönd..