​ Kuzey Irak'ta bölge kontrolü mutlaka sağlanmalıdır / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '08

 
Kategori
Siyaset
 

Kuzey Irak'ta bölge kontrolü mutlaka sağlanmalıdır

Kuzey Irak'a yönelik bilmem kaçıncı kara harekatı

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'a yönelik olarak bir ay önce başlattığı hava harekatından sonra beklenen kara harekatına da geçti. Bu harekat, bloğumun başlığında da yazdığım gibi, şu anda sayısını hatırlayamadığım "bilmem kaçıncı harekat"tır. Ama ilk harekatı çok iyi hatırlıyorum. Çünkü, o ilk harekattan bir ay sonra Milliyet Gazetesinin, "Söz Okurun" köşesine bu ilk kara harekatı ile ilgili görüşlerimi yazmıştım.

Kuzey Irak'a yönelik ilk kara harekatı 16 Ekim 1992'de yapılmıştı. Bu yapılan harekatın, bence yapılış amacını tam olarak karşılamadan sona erdirileceği gündeme gelince, yukarıda da değindiğim gibi 13 Kasım 1992 günü (yani tam 16 yıl önce), sıradan ama sorumlu bir vatandaş olarak, Milliyet Gazetesine "Askeri Harekat Devam Etmelidir" başlığı altında özet olarak aşağıdaki düşüncelerimi yazmıştım.

"....Bu harekatın genel siyasi amacı, kuşkusuz Türkiye'nin toprak bütünlüğünün korunmasıdır. Askeri amacı ise, Kuzey Irak'ta konuşlanmış bulunan PKK'nın Türkiye'ye yönelik sınır ötesi eylemlerinin önüne geçilmesi; bu örgütün, Türkiye içindeki uçları ile olan harekat, lojistik ve personel irtibatının kesilmesidir.

Kuzey Irak'taki askeri harekatın bu şekilde belirlenebilecek amacına ulaşması için, yalnızca bölgedeki PKK kamplarının tahrip edilmesi yeterli değildir. PKK'nın yeniden toparlanmasına imkan vermemek için ele geçirilen bölgelerde "bölge kontrolü"nü tam olarak sağlamak gerekir. PKK'nın Kuzey Irak'taki gücü tümüyle imha edilmeden, bu örgütün Türkiye'deki uçları tamamen etkisiz ve desteksiz bırakılmadan harekatın sona erdirilmesi ve bölgenin terkedilmesi doğru değildir... AKSİ HALDE YENİDEN BAŞA DÖNÜLMESİ KAÇINILMAZ OLUR. Verdiğimiz şehitlerin, döktüğümüz kanların boşa gitmesini istemeyiz..."

Sevgili blog arkadaşlarım, 16 yıl önce sıradan ama sorumlu bir vatandaş olarak aktardığım düşüncelerimin, bugün kunuşulanlardan farklı olan neyi var. Yani, 16 yıl önce yazdıklarım, bugün aynen konuşulması, yazımın sonunda da belirtiğim "Aksi halde yeniden başa dönülür" saptamasını haklı çıkarmamış mı?

Daha bitmedi...

Bu yapılmadığı, yani "bölge kontrolü" sağlanmadan harekat sona erdirildiği için, 1993 sonbaharında, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özel harekat Timleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da PKK'ya karşı büyük bir operasyon başlatmak zorunda kaldı. Bu operasyonun, büyük bir olasılıkla Kuzey Irak'a kaydırılacağını düşünerek, yukarıdaki görüşlerimi, biraz daha ayrıntılı olarak, yine sıradan ve sorumlu bir vatandaş niteliğimle, harekatın önde gelen önemli yöneticilerinden birine mektupla iletmiştim. Bu mektubumda da özetle şöyle demiştim:

Başka bir sınır ötesi harekata gereksinim duyulmaması için, Türkiye'nin, kendi toprak bütünlüğünü korumadaki kesin kararı kadar, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne de saygılı olduğunu dünya kamuoyuna bir kez daha duyurulması ve uluslararası kurallar çerçevesinde sınırlarımız ötesinde yeterli genişlikte bir "Güvenlik Bölgesi"nin oluşturulması gereğini vurgulamıştım. Ayrıca, özellikle Celal Talabani'nin bölgedeki Amerika güdümlü etkinliğine de değinmiş ve bu adamın oyununa gelmemek için dikkat edilmesini de önermiştim.

Ayrıca yukarıda hususları, özet olarak, şimdi yayın hayatında olmayan bir günlük gazeteye de makale olarak yazmıştım.

Sevgili bolg arkadaşlarım, görüyorsunuz değil mi, dün ve bugün arasında ne fark var? 16 yıl acaba "havanda su mu dövmüşüz?"

Bilmem kaçıncı kara harekatından sonra Türkiye şu anda yeni bir kara harekatını başlatmış bulunuyor.

Bu harekatın askeri amacı belli;Kuzey Irak'taki PKK varlığını etkisiz hale getirmek, buradan Türkiye'deki PKK örgütüne yapılan harekat, lojistik ve personel destek irtibatını kesmek. Acaba bu harekatın siyasi bir hedefi ya da amacı yok mu?Hiçbir devlet ve hükümet yetkilisi bunu açıklamıyor.Başbakan, "işimiz bitince hemen döneceğiz" diyor. Eğer, Türkiye, bundan önceki kara operasyonlarında olduğu gibi bazı PKK kamplarını dağıttıktan sonra hemen dönerse, 16 yıl önce yazdığım gibi tekrar başa dönülür ve yeniden bir sonra yapılacak harekatı bekleriz.

Şimdi Türkiye'nin karşısına bir fırsat daha çıkmıştır.Bunu çok iyi değerlendirmek zorundadır. Sınrlarımız ötesinde yeteri genişlikte bir "Güvenlik Bölgesi" ya da "Güvenlik Şeridi" oluşturulması, siyasetten bağımsız bir askeri strateji ve taktik kuralıdır.Kuzey Irak'ta bir Kürt Devletinin kurulması, Türkiye'nin bu bölgeye yönelik politikasına ters düşmektedir. Bu yüzden, siyasi hedef, hiç olmazsa bu oluşumun önlenmesi olmalıdır.

Son Sözler:

Türkiye, önüne gelen belki de bu son fırsatı değerlendirirken, bölge ile olan tarihi bağlarını da gözden geçirmelidir. Geçmiş tarihte, bölgede uğradığı bir haksızlık varsa ki vardır; bunun telafisi için de biraz düşünmelidir.

Artık, peş peşe yapılan yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarla ülke kaynaklarının eritilmesine, şehitlerin verilmesine, kanların akıtılmasına ve anaların ağlamasına son verilmelidir.

___________________

Not: İsteyen arkadaşlarım, 16 yıl önce, bu konuda yazdıklarımı, "Milliyet Gazetesi"nin ve şimdi yayın hayatında olmayan "Bugün Gazetesi"nin arşivlerinden çıkarabilirler. Bir devlet büyüğüne yazdığım mektup ise bende saklıdır.

cdenizkent

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..