- Kategori
- Kültür - Sanat
Kuzuuumm... ha kuzum...

'Ben de bu dağların nesine geldim, meleşir kuzular sesine geldim, bir yiğit ölmüş de yasına geldim.'
Hayat… Onun şarkılarına benzer…
Hızla akar bazı çağlarda…
Bazı çağlarda: Salya… Sümük…
Oysa aynı şarkıdır çalan…
Hayat: Bir türlü cidden bırakamadığınız sigaraya benzer…
Bir türlü kurtulamadığınız kilolara…
Sonunda o bırakacaktır bizi…
Hayatı bırakabileni gördünüz mü?
Yadigar Ejder…
Hiç girer mi rüyalarınıza?
Hayatınızın bir döneminde onunla mutlaka kesişmiştir yolunuz.
Türk sinemasının bütün jönleri biraz da sizin yumruklarınız sizin tekmelerinizle dövmüştür onu…
Hayat bizden daha büyük ve daha güçlüdür değil mi?
Hayattan alacaklı olmayanınız var mı?
İşte o dev gibi adam, Melih Kibarın şarkılarına benzer…
Yani: Hayata…
Bu yüzden sizin yumruklarınız ve sizin tekmelerinizle dövülmüştür hep…
Hayata koyamadığımız tüm postayı koymuşuzdur ona…
Yüzden fazla filmde oynayan Yadigâr Ejder’in şu koca dünyada topu topu üç fotoğrafı vardır…
Sizin facebook’taki fotoğrafları düşününce…
Bir film çekiminde, sahnenin gerçekçi görünmesini isteyen Kadir İnanır, karşısındaki figürana hakiki yumruk atmasında bir sakınca olup olmadığını sorar ve şöyle bir cevap alır:
‘’Bize kader vurmuş yumruğunu be Kadir ağbi… Sen vursan ne yazar…’’
Yadigârdır bu figüran…
Yeşilçam sokağındaki, figüranlar kahvehanesinde bulurdunuz onu…
Eğer 18 yıl önceye gidebilseydiniz…
Yeşilçam sokaktaki figüranlar kıraathanesi, Anadolu’nun birçok yerindeki amele kıraathanelerine benzer…
İçeri girer fiyakalı bir adam ve şöyle der:
Sen… Sen ve sen… Kalkın gidiyoruz çekim var!
Ya da… Anadolu da bu replik şöyledir:
Sen… Sen ve sen… Kalkın gidiyoruz kazma kürek işi var!
Bu repliği bir de Yadigâr’ı anarak söyleyelim:
''Getirin bana Mazlumuuuu!'' (Şark bülbülü filminden, mafya babasının rahatlamak için dövdüğü iri kıyım adam rolünde.)
Kemal Sunal’ın, Yadigârı baltayla sünnet ettiği sahneyi anımsayıp da gülümsemeyeniniz var mıdır?
Sonunda kesilecekse ç..kümüz…. Her ustura, kör bir balta gibi durmaz mı karşımızda?
Durun, en komiğini söyleyeyim ben size…
Yadigar Ejder adıyla tanıdığınız bu iri kıyım, korkunç adamın gerçek soyadı Kuzu’dur…
Ne garip değil mi… Kuzu’dan bir ejderha çıkmıyor işte…
Peki…Hayatın gerçeğinde nasıl öldüğünü anımsayanınız var mı?
Taksimin arka sokaklarında, tek oda bir evde yaşardı…
Kirasını ödeyemediği için evden atıldı desem…
Bütün eşyası bir bavula sığdı ve Taksim parkında bir banka sığındı desem…
Orada…
Sabaha karşı donarak öldü desem…
Cebi bomboştu, kalbinde yalnızca gururu vardı desem…
O gece Yadigar…
Çalsaydı kapınızı…
Donuyorum abi… Ölüyorum deseydi…
Alır mıydınız içeri?
Yadigar Ejder, giriyor mu rüyalarınıza?