​ Liberalizmin dolmak bilmeyen bohçası / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '09

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Liberalizmin dolmak bilmeyen bohçası

Liberalizmin dolmak bilmeyen bohçası
 

Herkesin önünde bir bohça, eline geçeni tıkıyor içine…

Gerekliymiş, gereksizmiş hiçbir önemi yok.

Sadece, “benim olsun” ve benim bohçam dolu olsun duygusu…

Sözünü ettiğimiz bu davranış refleksi, sadece para, pul ya da eşya için değil… Bohçanın içine girebilecek herşey için geçerlidir.

Gelin biraz uç noktalarda dolaşalım; örneğin, [gerçekte] verilen bir selamı almak da böyledir… Birisine temana edebilmek için gözünün içine içine bakmak da…

Bu bohça, insanoğlunun bencilliğinin dibi kader derindir. Bir içgüdü kadar geniş, ısrarlı ve süreklidir.

Eğer insan, bir toplum içinde yaşıyorsa [ki, öyle yapmaya çalışıyor] bu bohça mutlaka sınırlandırılmalıdır.

Ağzı büzülmeli ve insan ihtirasının sınırsız iştihasına karşı korunmalıdır.

Eğer siz, liberallerin cilalı fetvalarına uyar da, toplumun kaderini insanoğlunun sınırsız bencilliğinin güdümüne terk ederseniz, artık o toplumun zembereğini bir kez dahi kuramazsınız…

Adam, piyasaya bozuk gıda da sürer, istifçilik de yapar, vergi de kaçırır…

Devletin varlık nedeni, kendisini oluşturan bireylerin sağlıklarını, güvenliklerini ve adalete olan güvenlerini sağlamak ve garanti etmektir.

Devlet, sözünü ettiğimiz bu sınırsız bencillik ortamını düzene sokacak, adil ölçülere indirgeyecek ve dizginleyecektir. Devlet, sosyal devlet ilkesini tesis eden topyekûn bir hizmet organizasyonudur.

Devletin elindeki temel ölçü, kamu yararı, eşitlik ve adalettir.

Toplumun tüm zenginliklerinin, haksız bir biçimde küçük bir azınlığın bohçasına istif edilmesinin önüne geçmek Devlet’in temel görevi; ana işlevidir.

Devlet eli ile tevzi edilen adaletin ana maddesi bu işlevdir.

Bir takım insanların, sosyal bir sınıf ya da zümrenin, toplumun tüm zenginliklerini gasp etmesine engel olacak olan temel güç, “Sosyal Devlet” ilkesini hayata geçirmeyi amaçlayan Devlet “Baba”dır…

Devlet, bununu için “baba”dır.

Devlet düzeni, sözünü ettiğimiz bu adaletli toplum yapısının adıdır.

Bu noktada altı çizilmesi ve asla taviz verilmemesi gereken temeller; adalet, eşitlik, toplumun kolektif yararı, insan sağlığı ve sosyal adalet ilkeleridir…

Kim ki, bu temel ilkeleri yıpratmaya çalışır… Ya da bu temel ilkeleri pazarlık konusu yapmaya kalkışır… İşte o, bohçası elinde, önüne gelen her zenginliği içine doldurmaya çalışan bir düşüncenin yani, [neo]-liberalizmin temsilcisidir.

Şöyle bir çevrenize dikkatli gözlerle bakın…

Ülkemizde bu düşüncenin cilası ile halkı etkilemek isteyen kalemşorlara bir göz gezdirin.

Göreceksiniz…

 
Toplam blog
: 913
: 485
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..