- Kategori
- Futbol
Lig panorama 12. hafta sonunda takımların durumları

Ligimizde 12. haftayı geride bırakmış bulunuyoruz. Yavaş yavaş takımlarımızın durumları da ortaya çıkmaya başladı. Bu sıkışık programda yavaş tempolu ve az gollü bir lig yaşıyoruz. Şimdi 12 hafta sonunda takımlarımızın durumlarını yukarıdan aşağıya doğru yorumlayalım.
Fenerbahçe (Bir de gol atabilseler) : Geçtiğimiz sezonun şampiyonu sıkıntılı başladığı ligde lider pozisyonda bulunuyor. Bu noktada hakederek mi bulunuyorlar yoksa aşağıdakiler mi kötü tartışılabilir. Lakin tartışılmayacak nokta geçmişe oranla daha yavaş ve üretkenlikten uzak olmaları. Devre arası yapılacak transferlerle bu sıkıntılar aşılabilir. Öncelik olarak Bienvenu'dan daha kaliteli bir santrafor alınmalı. Semih ile ilgili yazdığım yazıdaki düşüncelerim aynen devam ediyor. Ama takım olmaları, takım olmaya çalışan rakipleri karşısında bu lig için çok büyük avantaj
Galatasaray ( Takım olmak için daha çok yol var) : Takımın yarısını değiştirip sezona Fatih Terim'le başlayan Galatasaray'da en büyük handikap henüz takımın uyum sürecini atlatamaması. Buna rağmen ikinci sırada yer alan Galatasaray, Fatih hocanın istediği çizgiye gelirse daha iyi futbol oynamaya aday. Eleştirilecek en önemli nokta ise ön tarafta oynayan orta saha oyuncularının henüz beklenen üretkenlikten uzak olması. Ayrıca maç içinde çok agresif olmaları takımı etkiliyor.
Manisa (Bir peri masalı) : Takımı Milli takım antrenörlerinden Kemal Özdeş'e emanet eden Manisaspor sezona istediği gibi başlayamadı. İlk dört hafta gelen puan kayıpları takımda moralleri bozsada Kemal Hoca'nın takımı tanıması ve tecrübeli oyuncuların (Murat Erdogan, Simpson, Isaac, Yiğit İncedemir, Isaac, Kahe) devreye girmesiyle son 8 haftada 6 galibiyet 2 beraberlik gibi mükemmel bir periyot yakalandı. Bu masal devam eder mi bilinmez ama Manisaspor bu futbolu ve istikrarı ile daha çok puan toplayacak gibi görünüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyespor (Sezar'ın Hakkı Sezar'a) : Son sezonlarda ligimizin en istikrarlı futbolunu oynayan İBB bu sezonda üstüne koyarak devam ediyor. Her ne kadar Abdullah Hoca'yı Milli Takıma gönderselerde onun ekolünden gelen Arif Erdem son Gaziantep maçındaki performansı ile Abdullah Hoca'nın kaldığı yerden devam edeceğini gösterdi. Doka, Holmen ve Webo gibi Türkiye liginin kalitesinin üstünde oyunculara sahip olan İBB, çok gösterişli olmayan geri dörtlüsü ve kanatları ile bu sezonda saygıyı hakediyor. Takım kadar bir alkışta; gerek Olimpiyat stadının buzhanesinde takımını destekleyen gerekse deplasmanlarda yalnız bırakmayan Boz Baykuşlara.
Beşiktaş (Maç Seçen Takım) : Sezona Fenerbahçe gibi sıkıntılı başlayan Beşiktaş geride kalan 12 hafta ve 6 avrupa maçında gösterdi ki, kalitesi olan ancak bu kaliteyi her maç sahaya yansıtmakta problem yaşayan bir ekip. Büyük olarak adledilen her maçta yüksek konsantrasyon ve performans ile oynayan Beşiktaş daha vasat rakipler karşısında beklenmedik sonuçlar aldı. (Eskişehir, Kayseri ve Gençlerbirliği yenilgileri) Orta sahadan Guti ile yolları ayıran Beşiktaş'ın devre arasında bu bölgeye bir takviyede bulunması beklenebilir. Bir ay içinde Gençlerbirliği yenilgisi dışında yenilgi almayan Beşiktaş gol bölgesindeki sıkıntıları kadar orta sahada top kullanmadaki etkisizliği ile dikkat çekse de Carvalhal'in defanstaki kurgusunun artık oturduğunu da söyleyebiliriz.
Trabzonspor (Dar Kadro Çok Maç) : Ligimizin 20 maç ile en çok maç yapan takımı olan Trabzonspor bunun negatif etkisini Beşiktaş maçının son 30 dakikasında iliklerine kadar hissetti. Daha önceki Trabzonspor yazılarında belirttiğim üzere yedek kadronun yetersizliği rotasyon konusunda Şenol Güneş'İn elini kolunu bağlıyor gibi görünüyor. Ayrıca sıkıntılı maçlarda bu kadro zafiyetinden doğan bir "B planı" eksikliği de çok belirgin bir şekilde görünüyor.Önemli mevkilere transfer edilen oyunculardan beklediği katkıyı alamayan Trabzonspor önündeki Lille maçı öncesinde bu sıkıntılarını çözmeye çalışacaktır. Yine de alınan oyuncuların Umut, Selçuk, Ceyhun hatta Egemen kalitesinde olduklarını söylemek çok zor.
Mersin İdman Yurdu (Nobre Gol Gol Gol) : Ligimizin yeni takımları arasında puan açısından en iyi durumda olan Mersin transfer döneminde alışılagelmiş şekilde bir çok oyuncu ile yollarını ayırıp 1. lig tecrübesi olan oyuncularla lige başladı. Şu döneme kadar da bu transferlerin meyvelerini toplamaya devam ediyorlar. Beşiktaş'tan tartışmalı şekilde ayrılan Nobre takımın gol yükünü omuzlarken (12 maç 6 gol) tecrübeli geri dörtlüleri ve pas yapmaya çalışan kadroları ile Nurullah Sağlam'ın talebeleri hedefledikleri yolda ilerliyorlar.
Orduspor (Daha İyisi Şam'da Kayısı) : Uzun aradan sonra lige dönen Orduspor için bundan daha iyi bir lig başlangıcı olamazdı herhalde. Kadrosunu büyük oranda yenileyen Orduspor ilk haftalarda çok iyi performanslar gösterdi.Yine de 5 haftadır maç kazanamayan Orduspor için konuşmak için biraz erken gibi görünüyor. Yeni takımların inişli çıkışlı performansları normal karşılanabilir ama eğer bu periyodda bir kaç maç daha kazanamazlarsa ileriki dönemler Metin Diyadin ve takımı için sıkıntılı olabilir. Özellikle devreye girmeden alınacak iki galibiyet ikinci devre için Orduspor'a hem moral hem de güven getirecektir. Ayrıca gol yollarındaki sıkıntılarını çözmek için vakit kazandıracaktır.
Eskişehirspor (İstikrar Meyve Vermeye Başladı.) : Lige 2 galibiyetle başlayan Eskişehirspor daha sonraki 5 maçta sadece 1 puan alarak taraftarlarını üzdü. Bu kötü dönemde teknik direktörleri Michael Skibbe'ye sahip çıkan yönetim bunun semeresini son 6 maçta kazandıkları 13 puan ile aldılar. Kadrosunda önemli oyuncular bulunduran Eskişehirspor taraftar desteği ile bu sezonda ligin orta sıralarında yer alacağa benziyor. Eğer Avrupa Ligi grubuna kalmak gibi bir hedef varsa bu istikrarlı yükselişin devamı şart.
Bursaspor (Bir hata var ama nerede?) : İki sezon öncenin şampiyonu Bursaspor için aslında özel bir yazı yazmak gerekiyor. Dün izlediğim Bursaspor'un 2 sene önceki takımla uzaktan yakından alakası kalmamış. Özellikle son 15 dakikada oynadıkları doldur boşalt oyununu ben Ertuğrul Hoca'ya yakıştıramadım. Ayrıca Trabzonspor gibi Bursaspor'un da yabancı transferlerinden beklediği verimi alamadığıni görüyoruz. Tagoe ve Bangura şahsi fikrim olarak çok vasat oyuncular. Sestak'a gol kaçırma rekorları kırmaya devam ediyor. Zapotocny'i defansta aradıkları çok belli oluyor. Dediğim gibi özel bir yazı yazmalı Bursaspor için.
Gençlerbirliği (Zigzag Çizmeye Devam) : Ligin belki de en istikrarsız takımı Gençlerbirliği. Bir hafta önce oynadıkları futbol diğer hafta ile uyuşmuyor. Her ne kadar Cavcav başkan eski günlerine döndüklerini iddia etsede bunu söylemek için biraz daha beklemek gerekiyor. Şu bir gerçek ki gerek izlediğim maçlardan gerekse istatistikler gösteriyor ki Gençlerbirliği takımı gerçek bir iç saha takımı. İç sahadaki dirençlerini (sivas maçı hariç) dışarıda hiç gösteremiyorlar. Fuat Hoca deplasman problemini çözebilirse Gençlerbirliği puanlar toplamaya başlayacaktır. Ayrıca hucum hattına da transfer şart. Herhalde Cavcav başkan bunun tedbirini alacaktır.
Sivasspor (Rıza hoca ve hakemler) : Başkanı şu anda cezaevinde olan bir takımın sıkıntılarını yaşayan Sivasspor toplamış olduğu 15 puan ile ligin 12.si durumunda. Hucum organizasyonları Grosicki ile başlıyor ve onunla da bitiyor. (Beşiktaş için Quaresma ne ise Sivas içinde Grosicki o) Hucum hattını beğenmemekle birlikte takım olarak hareket etmeye çalışan bir takım görüntüsündeler. İlk iki haftadaki yenilgilerin ardından son 10 haftada sadece 3 yenilgi aldılar. Yine de ben takım kadrosunun yeterli olmadığını düşünüyorum. Özellikle orta sahada daha efektif oynayacak bir oyuncuya ihtiyaçları var. Erman Kılıç'ın orta saha oynamasını da yadırgayanlardanım. Son olarak Rıza Hoca'nın puan kaybettikleri maçlardan sonra hakem hakkında konuşması da yersiz.
Kayserispor (12 haftalık hayal kırıklığı) : Bu sezonun en büyük hayal kırıklığına geldi sıra. Kadro ve teknik adam istikrarına rağmen Kayserispor bu sezona kabus gibi başladı. Özellikle gol bölgesinde inanılmaz sıkıntı yaşıyorlar. (14 gol atmaları sizi yanıltamasın bu 14 golün 6 sı sivas maçında 4 gol kazandıkları Beşiktaş ve Gaziantep maçlarında geldi. Buna göre 9 maçta 4 golde kalmış oluyorlar) Ligde kaybettikleri 7 maçta sadece 1 gol atabildiler. Üstelik bu 7 maçın 6 tanesi tek farklı skorlardı. Cangele'nin sakatlığı takımı ne kadar etkiledi bilinmez ama gol atamadıkları sürece Kayserispor için işler hiçte iyi gidecek gibi görünmüyor. Devre arası hucum hattına mutlak bir transfer gelecektir. Kayseri seyircisinin de artık takımına sahip çıkması gerekiyor. .Çok takım için Kayseri deplasman olmaktan çıkmak üzere. Aman dikkat !!
Antalyaspor ( Bir de Şifo Oynasa Tam Olacak) : Tam olarak araştırmadım ama herhalde süper ligin en çok 30+ yaş oyuncusuna sahip takımı Antalyaspor'dur. Son maçlarında ilk 11'in yaş ortalaması 29.1'di. Takımda tecrübeli oyuncuların çok olması bir takım için avantaj olsa da Antalyaspor'da olduğu gibi problemlerde yaratmıyor değil. Ligin Samsunspor'dan sonra en az gol atan takımı (10 gol) olan Antalyaspor az gol yemesine rağmen gol atamamasının cezasını puansal olarak çekiyor. İlk iki maçını kazandıktan sonra 10 maçta sadece 1 galibiyet alabilen Antalyaspor takviyelere ihtiyaç duyduğu da açıkca ortada. Mehmet Hoca'nın da Emrah opsiyonuna dönmesi alternatif aradığının göstergesi.
Karabükspor (Bülent Hoca ne verecek ?) : Eğer bu yazıyı dün yazmış olsaydım. Muhtemelen Karabükspor'u ikinci lige göndermiş olacaktım. Dün akşam izlediğim Karabükspor - Bursaspor maçından Karabük 3 puan alınca hem derin bir nefes aldı hem de bizi erken bir tespitten kurtardı. Yine de bu üç puan cesaret verici olsa da Bülent Hoca'nın düzeltmesi gereken çok şey var. Deplasmanda sadece 1 puan alabilen Karabükspor öncelikle bu zaafiyeti ortadan kaldırması gerekiyor. Hucum ve orta saha hattında ciddi problemleri olan Karabükspor'da Bülent Hoca sanırım önceliği defans kurgusuna verip az gol yiyen dirençli bir takım oluşturmak isteyecektir. Devre arasında da bir kaç transfer yine Karabük için olası görünüyor. (Transferle ilgili Karabükspor Kulübünden Abdullah Balaban'ın sözleri olayı izah ediyor "Shelton'ı forvet diye aldık asıl mevkii sol açık." demekki daha çok araştırma yapmak gerekiyor)
Samsunspor (En Kötü Kadro) : Şu haliyle Samsunspor'un başarılı olması çok zor görünüyor. (İnşallah yanılırım.) Oyuncu kadrosu bir hayli şişkin olan Samsunspor ligin en az gol atan takımı (9 gol) . 6 maçta gol atamadılar. Hucum hattı bana göre ligin en kötü forvetlerinden oluşuyor. Bu mevkilere daha iyi oyuncular gerekiyor. Maddi profillerini bilemiyorum ama bu forvetlerle ligin gitmeyeceği de aşikar. Orta sahalarında dirençli oyuncular olsada gol atamadığınız zaman en iyimser 1 puana razı oluyorsunuz. (5 beraberlik ile ligin en çok berabere kalan 3 takımından biri) Samsunspor için devre arasına kadar olan 5 haftada kendi puan grubunda oynayacağı (Beşiktaş maçı hariç) maçlar çok belirleyici olacaktır. (G.Antep (D), Kayseri, Mersin İ.Y. (D), Beşiktaş ve Sivas (D).)
Gaziantepspor (Kağıt Üzerinde Maç Kazanılmıyor.) : Sezona oyuncu yapısını bozmadan başlayan Gaziantep 5 maç üst üste yenilgi ile karşılaşınca çareyi teknik direktör değişiminde bularak takımı Abdullah Ercan'a teslim ettiler. Çok iyi bir kadroya sahip olmasına rağmen bunu sahaya yansıtmaktan uzak olan Gaziantep Abdullah Ercan döneminde 2 galibiyet 4 beraberlik 2 yenilgi aldı. Geçen sezon bir çok takımın transfer listesinde olan Cenk Tosun'un ortada olmaması İsmael Sosa'nın formsuzluğu Abdullah Hoca'yı 19 yaşında Muhammet Demir'e yöneltti. Devre arası yapılacak durum değerlendirmesinde muhtemelen bazı oyuncular ile yollar ayrılırken yeni oyuncular alınacaktır. Gaziantep aynı puan grubundaki bir çok takıma oranla daha iyi olan mali yapısı ile bana göre bu durumdan daha çabuk kurtulacaktır.
Ankaragücü (Ziya Hoca'nın Suçu Ne ?) : Gelelim 5 puan ile ligin dibine demir atan Ankaragücü'ne. Yazılacak çizilecek çok söz var ama durum zaten ortada. En çok üzüldüğüm nokta Ziya Doğan'ın içinde bulunduğu durumdur. Takım kendi takımı değil uzun uğraşlar sonucu ikna edildi. (Hatırlı kişilerdir muhtemelen) Takım kadrosu felaket. Oyuncular alacaklarından dolayı serbest kalıyorlar. (Senecky'den sonra söylenene göre 10 oyuncu daha var.) Yeni yönetim ve Başkan takıma ne kadar destek olabilecek ? Devre arasında ne gibi önlemler alınacak ? Ankaragücü taraftarının en çok merak ettiği sorular. Ankaragücü seyirci baskısını dört büyüklerden sonra en yoğun hisseden kulüp. Eğer durumlar düzelmezse Ankaragücü için sezon sonu zor gelir gibi görünüyor.