- Kategori
- Futbol
Ligin kalitesini hakemler düşürüyor olmasın ?

Takıma da yerine de ısınıyor...
Yo hayır, hakeme geçmeden önce altı çizilmesi gereken bir konu var. O da Saracoğlu’nda taraftarların 2 puan bırakılmasına rağmen mücadeleden ve futbolcuların sergilediği takım ruhundan memnun olmalarıdır. Kaç senedir futbolcularda görmediğimiz bu durum ileriye umutla bakmamız gerektiğini hatırlatıyor bizlere… Taraftarın dediği gibi “Yenilsen bile, maçın sonunda, sırılsıklam olsun o forma” Bu yüzden 2 puan bırakıldı ama çok şey kazanıldığını düşünüyorum ve eminim ki, bu hakem yerine başka bir hakem olsaydı Daum’un hatalarına rağmen çok rahat Fenerbahçe 3 puan’a kavuşacaktı…
Yazılarımı okuyan dostlar bilir, hakem konuşmam. Elbet hakemlerin hata yapabileceğine inanıyorum. Ancak uzun zamandan beri bir hakemin maçtan bu kadar kolay koptuğunu, bütün otoritesini kaybettiğini ve maçın içinde bu kadar ezildiğini görmemiştim. Yardımcılarıyla ilişkisi ise tam bir felaketti. Bunu TV’lerden görmenize imkan yok ama öyle tuhaf davrandılar ki, seyirci de futbolcu da çileden çıktı…
Bu ifadelerim Diyarbakırspor’un müthiş direncine ve istekli oyunlarına gölge düşürmesin ama Fenerbahçeli futbolcuların Daum’dan destek görmeden yaptıkları mücadele ile kazanacaklarına inanıyordum. Hocalarından destek almadıklarının altını çiziyorum çünkü bir takımın hocası takımının doldur boşalta geçtiğini görüp müdahale etmesi gerekirdi. Doldur-boşalt, şampiyonluğa giden bir takımın taktiği olamaz. Olmamalı… Ama maçın son bölümleri şuursuzca doldur boşaltla geçti…
Böyle zamanlarda klasik futbol deyimi olan kanatlara inmek gerekir ki, gözler nasılda Kâzım’ı veya Boral’ı aradı… Peki, ikisi’de yokken, Vederson bu dakikalarda neden düşünülmez ? Topuz, oyunun içinde hiç yoktu ve atılana kadar da seyretti Daum. Belki de ilk çıkması gereken isimdi… Mehmet Topuz’a Kayserispor’daki maçlarını tekrar izlettirmeli. Nasıl’da koşuyor nasıl da mücadele ediyordu… Özellikle Fener maçlarında. O oyununu bekliyoruz ondan…
Daum’un bir hatası da devamlı Özer’le Topuz’u yer değiştirip durması oldu. Zaten Topuz konsantrasyonu eksik oynuyorken bu değişikliklerden başı döndü. Özer de ise yorgunluk net olarak gözüküyordu umarım o da zeminden dolayı sakatlanmamıştır. Ancak sevgili Özer, ne olur ayağında şu topu daha az tut. Top uyuşturucu gibidir, ayağında tutmaya bir alışırsan yapışır gider, bir daha kurtulamazsın…
Maçın görüntülerine bakın, sahanın orta alanı patates tarlasına dönmüştü. Bu da az önce dediğimiz gibi Daum’un orta alanda topun sıkışmasına çare olamadığının resmidir. Çünkü bütün sarı lacivertliler orta alana kümelenmişlerdi… Birçok seferdir yazıyorum, söylüyorum her maç Christian’la çıkmak zorunda değiliz. Her maçta o bölgeyi bu kadar kalabalık tutmak gerekmiyor. Belki de Özer ve Topuz’un oynadığı maçlarda Christian’ın olmasına gerek yok. Çünkü ne Özer ne de Topuz kanat oyuncusu olmadıkları için bu bölge gereğinden fazla kalabalık oluyor. Bu durumda Diyarbakır gibi kapanıp savunma yapan takımlarda böyle skorlar doğabiliyor…
Her neyse, yayın ihalesinden sonra ligin kalitesinden bahsedilir oldu. Fenerbahçe son oynadığı tüm maçlarda futbolseverlere zevkli seyirler sunan maçlar oynayıp ligin kalitesini arttırıyor. Ancak Digitürk’ün bir de hakemlere el atması gerekecek. Çünkü bu hakemler kaliteyi de seyirciyi de bozuyor…
Ahmet ÇELİKSÜNGÜ
07.02.2010
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır