- Kategori
- Etkinlikler / Festivaller
Los Amantes de Teruel (Teruel Aşıkları) 2.Bölüm

Los Amantes de Teruel" FESTİVALİN KUTLANIŞI
İspanyolların eğlenceye ve kültürlerine düşkünlüğünü bilirdim ancak içine girdikten sonra çok daha derin deneyimler kazandım. Veeeeee gelelim festivalin kutlanışına; Bu hazin aşk hikayesi 1996'dan bu yana her yıl 13-15 şubat arası çok muhteşem bir şekilde kutlanmaktadır.Kutlamalara birkaç gün kala herkes bana ne kadar enfes olduğunu anlatırken aklımdan sadece bir anma töreni ile akşamları kurulan eğlence çadırında içip dans etmekten başka hiç birşey gelmemişti açıkcası. Ve Teruel halkı bana bu konuda büyük bir şok yaratmayı başarmıştı.
Genelde çok sakin olan bu şehirde merkeze gittiğinizde asla kalabalıkla karşılaşamazsınız. Hatta büyük bir şehirden gelip buraya alışamamamın en büyük nedenlerin biri bu sakinlik ve ıssızlıktı. Ancak bu festivalde özellikle iç turistlerin yoğun ilgisiyle birlikte gerçekten iğne atsan yere düşmiyecek bir kalabalıkla karşılaştım. Öyleki hotel ve hostellerdeki doluluktan evlerin odaları yalnızca bunun için kiralanır hale gelmişti.
Öncelikle festivalin çok güzel bir uygulaması vardı. Heryer ve herkesin 1217 yılını yaşıyor olmasıydı. Tüm cadde ve sokaklara çadırlar kurulmuş önlerine ateşler yakılıp 3 gün boyunca herkes buralarda vaktini geçiriyordu. Tüm Teruel halkı çocuklar ve bebekler da dahil olmak üzere o yıllara özgü kıyafet ve aksesuarları taşıyorlardı. Gördüğüm bir bebek arabası bu festivalin ne kadar kaileye alındığının bana bir ispatıydı adeta. Tahtadan yapılmış bir bebek arabası tıngır mıngır ilerlerken içerisinde eski usul kıyafet ve yöntemle bezlenip sarmalanmış bir 13 yy bebeği yatıyordu. Çadırlarda 3 gün 3 gece yaşıyan Teruel halkı yemekler yiyip eğlenceler düzenleyerek sevdikleri ile bir arada doya doya yaşadılar...
Elime geçen bir programa baktığımda ise bir şok daha yaşadım. 3 gün 3 gece neredeyse her saat başı farklı yerlerde bir çok aktiviteyi içermekteydi. Bunların hepsine yetişmek mümkün değildi tabikide ama aralarında herkesin bir noktada buluşacağı törenler ve eğlencelerde vardı. Isabel ve Diego'nun yaşadıklarını üç güne yayarak tiyatro sahnesinde ve sokaklarda canlandırmalar yapıldı.
1.Gün: Onların büyük aşkı ve Diego'nun para kazanmak için şehirden ayrılışı
2.Gün: İsabel'in düğünü, Diego'nun dönüşü ve ölümü
3.Gün: Diego'nun cenazesi ve İsabel'in ölümü canlandırıldı.
Isabel ve Diego'nun cenazelerinin tüm şehirde omuzlarda dolaştırılmasıda inandırı yanıydı bu festivalin. 13 yy'da yaşanan bu aşk hikayesinin 2009 yılında neredeyse hiç değişmeden izlemek çok muhteşemdi inanın. Herkes rolünü çok iyi oynuyordu çünkü.
Halkta herkes başka bir kimliğe bürünmüştü kimileri bir soylu kıyafeti ile karşımıza çıkarken kimileri yoksuldu. Kimisi bir hanımefendiyken kimiside sokak faişelerini canlandırıyordu. Hırsızlar, dilenciler, çalgıcılar her tip insan içindeki modern kimlikleri unutarak o zamanı yaşıyorlardı.Ve bunları bir disiplin ve düzen içerisinde gerçekleştirmeleri o uyum ve ahenkleri beni çok etkiledi. Saçları, makyajları ile çok iyi hazırlanmışlardı.
Adım başı rastladığım sokak tiyatroları, sokak çalgıcıları, eğlenceler, törenler, geçiler, boğa ve at gösterileri muhteşemdi. Çadırlarda kurulan restorantlar, alışveriş pazarları, o dönemki savaş yıllarına ait eşyalar, kalıntılar ve işkence aletlerinin sergilenmesi işte tüm bunları bu festivalin içine sığdırabilmek bana göre malesef bizlerde olmaya bir yetenekti. Teruel'in kurtuluşundaki savaş sahnesinin canlandırlımasıda çok keyiflendirmişti beni.
Festivali görüntülemeye gelen muhabirlerin kıyafetlerine kadar düşünülmüş ve beşikteki bebekten bastonlu yaşlıya kadar herkes hiçbir direktif almadan rolünü çok iyi oynuyordu burada.
Aslında beni en çok etkileyen unsur bunu yaşatıyor olmalarıydı.Konusu ne olursa olsun kimine göre saçma kimine göre mantıklı gelsede kültürel değerini unutmayan bir halk bir millet duruyordu karşımda. Sokaklarda kalabalıktan yürümek imkansızda olsa anlayış denilen yüce kavram çok hakimdi bu topraklarda. Teruel çok iyi bir ev sahibiydi bana göre. Ve herkes mükemmeldi bu sahnede.
Beni üzen tek şey ise kendi kültürel genlerimi sorguladıktan sonra aldığım cevaplar ve sonuçlardı...Ve bunları sorgulamaktan hiç vazgeçmedim...Bu çercevedeki gözlem, değerlendirmelerim ve ilginç detaylarla karşılaştırmalar gelicektir...Görüşmek üzere ...
Not: Bu festivalde kaydettiğim tüm fotoğrafları sizlerle paylaşacağım yakında inşallah bir nebzede olsun aynı pencereden bakıp yaşatabilirim o anları okuyuculara...