- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Ludwigshafen yangını ve aklıma gelenler

Başbakan RTE Almanya'da 9 Türk'ün hayatını kaybettiği yere Ludwigshafen'e gidip yangında hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı dileyecekmiş. Bakalım İspanya'da olduğu gibi hiç, yeri ve zamanı tutmadan konuşan RTE şimdi nasıl açıklamalarda bulunacak.
Peki ya bundan sonra ne olacak. Türkiye Almanya'ya konuyla ilgili biri Bakan dördü Uzman olan bir heyet göndericekmiş. Ya sonra diyelim ki Alman'lar kabul etti bunu bir kundaklama olduğunu sen ülkenin ağırlığı koyamadıktan sonra bugün bu olayı önemserler yarın unuturlar. Ama eğer dış politikada daha doğrusu dış ilişkilerimiz de daha kuvvetli daha baskın olsaydık; bugün böyle olmazdı olamazdı.
Ama biz ne yaptık. Bir AB uğruna herşeyi ayaklar altına serdik. Güçlendik güçleniyoruz, girdik giriyoruz dedik ama hala aynı yerdeyiz. Sene kaçtı hatırlamıyorum. AB'ye girdik diye RTE ile Gül Kızılay Meydanı'na tırla girmişlerdi. Ama aynı yerdeyiz. Hala kapıda. İnşallah bu olayda AB-Türkiye olayına benzemez (her yeni hükümetle bir daha bir daha AB'ye giriyoruz sürekli tekrarlıyoruz) Ve bir daha tekrarlamaz.
Haa bu arada Almanya'ya heyet gönderdik de İstanbul'a göndermedik mi? İstanbul'a da gönderdik.
İstanbul'da 20'yi aşkın vatandaşın hayatını kaybettiği patlamadan sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İstanbul Bölge Müdürlüğü 90 müfettişle birlikte denetlemelerde bulunacakmış. Bunu daha önce yapsan olmuyor mu? Bu insanlar üç kuruşa (ama gerçekten de üç kuruşa) niye öyle sağlıksız koşullarda çalışıyor hiç düşündün mü? (Bu konuyu daha sonra ayrıntılı şekilde irdeleyecem)
Resim: www.milliyet.com.tr