​ Macerayi sevenler / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Macerayi sevenler

Macerayi sevenler
 

İstanbul'u seviyorum..


Durun, önce izninizle, Mısır çarşısından aldığım, 1871 den günümüze Kurukahveci kahvesini bi yudumliyayım.

Alışveriş salağıyım.
Sık gittiğim Alışveriş Merkezine aracımı park ettim, direksiyonumu düzeltir düzeltmez yakıtım'ın bittiğini fark ettim.

Bu kadar mı şanslı olur bi insan ya... Ya yolda bitseydi benzin.?

Benzin ihtiyacımı alışverişimin sonunda karşılamak üzere aracımı kilitleyip en çok sevdiğim gömlek giysilerini satın almak için alışveriş merkezi mağazalarına yöneldim.

Bu arada giyim severlere tüyö veriyim, 12.5 YTL ye Ünlü markalarda süper kaliteli gömlekler var.
Valla, ben çocuk gömleği üretici firma sahibi olarak 14.00 YTL ye gömlek satarken o markaları çok çok uygun buldum.
Renk renk gömlekler satın aldım.
İyi günlerde giyeyim.
Reklam olmasın diye Alışveriş merkezi ve marka hakkında yazamıyorum.
İlgi duyanlara iletebilirim.

Konumuz, "yağmur"du yahu, nerden çıktı gömlekler...

Mutlaka bir gün sağanakta ıslanın arkadaşlar... Ama, öyle üç damla, beş damla ıslanmak değil, iliklerinize kadar ıslanmalısınız.
Islanmalısınız ki, yaşadığınızın farkına varasınız.

Çocukluğumda genelde çıtkırıldım mizaclıymışım.
"Aman ıslanmıyayım, aman üşümeyeyim, aman çok sıcak aman çok soğuk" diye diye büyümüşüm.

Bugün kırdım zincirlerimi...
Dinmeyen sağanak yağmurda, alışveriş sonrası benzin istasyonu aradım..
"Ha beş metre, ha on metre" derken, gidiş-dönüş yüzlerce metre yürümüşüm benzin alıp aracıma koymak için...

Zaman zaman yaptığım gibi, biraz macera aradım kendime...
Sıkıldım ıslanmamaklardan, soğuklardan, sıcaklardan korunmaktan. Bıktım yahu!

"Bu bir fırsattır dedim" kendime ve aracımın bulunduğu yere ulaşmak için yolumu uzattım.
Islandım da ıslandım.

İliklerime kadar,
Yok öyle ucuz tarifeden değil, adamakıllı ıslandım.
Üzerimdeki mont, gömleğim ve pantalonum sırımsırım, sırımsıklam...
Yollar sel felaketi adeta...
Ayakkabılarım sıfırlanmış yağmurla, log log...

Kendime gülüyorum, insanlara gülüyorum, yağmurla konuşuyorum.
Nasıl olsa eve gittiğimde "vay memedim ne hale gelmişsin" diye üzülecek eşim de yok. (Üzülen eşler'in yapay üzüldüklerini de biliyorum ya... Neyse:) )

Aracıma benzin koyup, yoluma devam ederken açık bıraktığım sol kapı camdan beni hızlı sollayan aracın su sıçratmasıyla aracımın içine dolan sulardan ve yüzümü adeta duş platformuna sokan durumuma ne dersiniz.
Başka bir anda olmuş olsaydı maganda memet söylerdi söyleyeceklerini...
Hem daha çok güldüm, hemde hada fazla espri yaptım, hem kendimle hem de beni ıslatan sürücüyle...
Bastıkca bastım aracımın gazına...

Mutluluk böyle birşey işte...
 
Toplam blog
: 2327
: 450
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..