​ M.Ali Aydınlar ne söylüyor? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '13

 
Kategori
Futbol
 

M.Ali Aydınlar ne söylüyor?

Eski TFF Başkanı M.Ali Aydınlar uzun açıklamalar ile şike sürecinde yaşananları anlattı. Biz bu süreçte yaşananların canlı tanığıyız ancak ne olduğunu anlamadığımız gibi ne olacağınıda bilemiyoruz. Herşey karışık. Olayda karışık ama bazıları, işleri sorun çözmek olan yöneticiler sanki sorunları içinden çıkılmaz hale getirmek için uğraşıyor.

Spor insanların en çok ilgi gösterdikleri işlerden biri. Futbol ise sporun en önemli dalı. Ülkemizde futbolu yöneten kurum TFF ve onunda şike sürecindeki başkanı M.Ali Aydınlar. Başkan başarısız olduğunu ve iş yapamadığını düşünerek görev süresini tamamlamadan yardımcısı 2 arkadaşı ile istifa etti. İstifa eden iki arkadaşı için, FB YK görevlerini kötü kullanıyor diye açıklama yapmış ve artık bu görevde kalmamaları gerekir demişti. Bu açıklama arkasından istifa etmeleri ne kadar önemli ?

TFF Başkanı sporun içindeki insan, ayrıca bilgili ve başarılı işadamı ayni zamanda. Görevinin ne olduğunu bilen biri. Sorun her zaman ve her yerde olur. Yönetici sorunu çözmek zorundadır. Bir şekilde sorunu çözerken dengeler düşünülerek karar verir ve uygulanır. Aydınlar bir karar veremediği gibi uygulamada yapamadı. Onun çözemediği sorunun içinde kalması şaşırtıcı değil. Şike süreci anlaşılır bir durum değil. Halende net açıklamalar yapılmıyor olması Aydınlar tavrı ile ilgili. Zira kararlı ve işi bilen bir TFF yöneticisi olsa mahkeme kararlarını dahi beklemeden ( yönetici uzak görümü olan adamdır) mevcut delillere göre şike yapıldığı kanaati ile gereken kararları alırdı. Sonra alınan kararları uygulamak için gerekli başka kararlar alır  sorunu çözerdi. UEFA yı bu işin içine sokmazdı. Kararlarını uygulamak konusunda sıkıntı yaşıyorsada o zaman istifa ederdi. Eski başkan sorunları sümen altı etmekten başka iş yapamadı.

Yöneticinin özelliklede TFF yöneticisinin el kitabı yok. Hangi durumda nasıl davranacağını sorabileceği insanlar var. Ancak eski başkan bu kişileride bulamamış sanki. Bir yönetici yönettiği kurumun işlerini yönetirken başkalarının aklı ile davranmaz. Fikir almak ile başkasının fikirlerini uygulamanın farklı işler olduğunu bilir. İşi Türk Futbolunu yönetmek olan eski başkan belkide bu sıkıntılı durumun bu kadar uzun olmasının tek nedeni kendi kişisel tercihleri olduğunu bu toplantıda açıkladı. Buna ne gerek duydu ki?

Eski başkan, Türk Futbolunun iç sorununa UEFA yı ortak ederek ve onlara geniş alanlar açarak sorunun dahada karmaşık hale gelmesinin baş nedeni. UEFA müfettişi Cornu vardı. İstanbul'a geldiğinde istifa eden iki üye ile yemek yiyen.  Eski başkan bu kararı nasıl verdi? Neden bu yemekte bulunmadı yada skandala yol açan bu yemeğe izin verdi? Şimdi bu müfettiş UEFA da değil. Adamın her hangi bir hastalığı yada görevini yapmasına engel fiziki arızası yok. İstanbul toplantısında GS li üyelerin kişisel kanaatlerini UEFA ya TFF düşüncesi olarak aktarmış. Üstelik bununla ilgili yazılı rapor vermiş. Yani durumu yazıya geçirmiş hani aksini söyleyecek hali yok. Bu yemeği yiyenlerin hepsi ve TFF Başkanı kısa süre sonra işlerini bıraktılar.Biri UEFA dan diğerleri ise mantık hatasını yapan eski başkan ile birlikte görevlerinden ayrılmak zorunda kaldılar.

Sonrasında birde UEFA aleyhine açılan dava var. Maddi tazminat davası. Bu dava neden UEFA için kabus oldu. Neden bu davanın geri çekilmesi için çaba harcadılar? Bu sorunun tek akılcı yanıtı UEFA nın görevini yanlış yaptığını bilmesidir. 

Eski başkanın söyledikleri doğru olsa. UEFA işini doğru yapan kurum olsa bu davayı geri çekin demez ve ne isterseniz yapın derdi. Cornu'nun UEFA dan ayrılması ve tazminat davasındaki tavırları UEFA nın suçluluğunu anladığını göstermektedir.

Platini baskı altındayız derken ne anlatmaya çalışıyor? Üzerimizde baskı var derken ne anlatmak istiyor? O anlatamıyor ama anlaşılması gereken şudur. Biz basiretsiz yöneticileriz diyor. Biz işimizi bilmiyoruz bizim ne yapacağımızı bize söyleyen başka insanlar var ve bu insanlar bizden daha kuvvetli ve bir onların söylediklerini yapmak zorunda kalıyoruz diyor. Onların söylediklerini yaptığımızda da başımız derde giriyor diyor. 

Bir söz vardır bizim dilimizde " davul kimin boynuna asılı ise tokmakda onun elinde olmalıdır"  UEFA nın bu ilginç kararlarına imza atanlar bu sözün anlamına vakıf değiller anlaşılan. Onlar boyunlarında davulun tokmağını bazı durumlarda başkalarına veriyorlar. Sonuçta da bu kaos yaşanıyor.

Eski başkan yeniden ve yine başarısız olduğu ve çözemediği sorunların altında kalarak istifa ettiği dönemi hatırlattı. Neden sorunu çözemedim derken FB YK ya yüklendi. Bu arada BJK de ayni noktada ve onlar yönetim değiştirdiler orada neden netice almadınız diye soruldu. Yanıtını bilse yada bunu düşünme inceliğine sahip olsa zaten bütün sorunu çözerdi ve zaten bu durum yaşanmazdı. Yanıtlayamadı.

İş yapmayan insanlar hatada yapmazlar. İş yapanlar mutlaka hata yapacaklardır ve yaparlar. Eski başkan konuşmasında ben FB liyim ve onları korumak için iş yapmadım ama hata yapmadım derken TFF Başkanı olduğunu unuttuğunu da söyledi. Sonra başka şeyler söyledi. Neden konuştuki, bulunduğu yerde ne yaptığını ve ne yapmadığını görecek yada göremiyorsa durumunu analiz ettirecek güce sahip. Bugün çıkıpta ben geçmişte parçası olduğum sorunların bugünde sürmesine ve bu sorunların parçası olmaya devam etmek istiyorum demezdi.

Başarılı insanlarda hata yaparlar. Hata yapmak yaşamın değişmez gerçeği. Başaran insanlar başarıyı bildikleri için başarısılık durumunu herkesden daha önce anlarlar. O zamanda ne yapacaklarını iyi   bilirler. Ve onlar asla başarısız işlerin içinde uzun soluklu kalmazlar, olmaza soyunmazlar . Ve onlar hatalı olduklarını sözlerle ifade etmekten çok hareketleri ile gösterirler.

Eski başkan keşki hiç konuşmasaydın.  

 
Toplam blog
: 246
: 184
Kayıt tarihi
: 08.09.09
 
 

01.04.1956 doğumluyum. İnsanca yaşamın en önemli değer olduguna inanırım. Paylaşmanın önemine ina..