​ Manda olmak... / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '09

 
Kategori
Mizah
 

Manda olmak...

Manda olmak...
 

İngiliz mandası!


Derin bir iç geçirerek “İnanmak ne kadar güzel, ne kadar kutsal, ne kadar güçlü bir duygu!” dedi başının üzerindeki kutsal halkayı benden başka kimsenin göremediği sevgili karım. “Bilmem mi azizem” dedim “Bilmem mi. Bilirim de şimdi nereden icap etti durup dururken?” Beni acıyan gözlerle tepeden tırnağa süzdü o merhamet abidesi. “Bana söyleme bari Rasim, kırk yıllık karınım bilmem mi senin neyi bilip neyi bilmediğini!” Yüzünde kurban olduğum bir tebessümle ciğerimin yağlarını eritiverdi sevgili karım.

“Haklısın karıcığım” diyerek sert bir çıkış yaptım tabii. Her dediğine kafa sallarsam dizginleri kaptırırım biliyorum, kaç yıllık karım bilmez miyim? Aynı sertlikle devam ettim. “Bilmem mi derken, senin ne kadar haklı olduğunu bilmem mi demek istemiştim.” Benim bu kararlı çıkışım karşısında hemen yelkenleri suya indiriverdi tabii kalbimin kaptan-ı deryası. “Arada bir spor sayfası dışındaki sayfalara da baksan dünyadan böyle kopmazsın” dedi sevgili karım. “Bir televizyon programına katılan türbanlı iki kızımızdan birinin ‘İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı’ dediğini, İngiliz mandası olmayı bugünkü konumuna tercih ettiğini okumadın ki anlayasın ne demek istediğimi”

Karım gerçekten haklı. Bu olayı duymadığım gibi, bir insan niçin manda olmak ister onu da anlayamadım. Bir an “Acaba Neriman benimle dalga mı geçiyor” diye geçirdim aklımdan ama baktım hiç dalga geçer gibi bir hali de yok. İyice aklım karıştı tabii. “İyi de sevgili kelebeğim benim, başka hayvan mı yok da manda olmak istiyor? Hem de İngiliz mandası. Hayır, madem manda olacaksın hiç olmazsa Türk mandası ol yahu. Ya da illa hayvan olacaksın, eli yüzü düzgün bir hayvan ol. Kuş ol, Van kedisi ol, Ankara keçisi ol...”

Karım benim bu haklı tepkime hiç şaşırmadı nedense. “Eşek de olabilir değil mi Rasimciğim” diyerek beni onayladı noterlerin en güzeli. “Ne de olsa sen de eşekliği tercih ettiğine göre vardır bir hikmeti!” Yahu ben bu kadının en çok bu nüktedan yanını seviyorum. En ciddi konularda bile bana olan aşkî duygularını espriyle karışık araya sokuşturmaktan geri kalmaz. “Eşek deyip de geçme renkli kelebeğim, dünyanın en güzel gözlü hayvanlarından biri. Neyse, bu kızımız niçin Türk insanı olmak yerine İngiliz mandası olmak istiyormuş?”

Karım derin bir bıkkınlık soluğu koyuverdi ciğerlerinden, biliyor benim bu konularda ne kadar ciddi olduğumu ve yanıt almadıkça peşini bırakmayacağımı. “O zaman inançlarını istediği gibi yaşayacağına inanıyor da ondan.” Anlamadım tabii ama karıma belli etmek de istemiyorum. “Müslüman değil mi bu?” diye mırıldandım. “Bir mandayı namaz kılarken inan hayal bile edemiyorum” Sevecen gözleriyle gözlerimi adeta yedi bitirdi dünyalar güzeli. “Niye olmasın Rasim” dedi “Ben de senin gibi bir eşeğin nasıl insan gibi konuşabildiğini hala anlayabilmiş değilim.”

Baktım, başındaki o kutsal halka hala yerinde olmakla birlikte fıldır fıldır dönüyor. Lafı burada kesmenin evliğimizin geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu tecrübelerimden bilmekteyim. Sustum.

 
Toplam blog
: 195
: 688
Kayıt tarihi
: 04.10.07
 
 

Dünyanın internet sayesinde küçüldüğü günümüzde büyüyen sorunlara ilişkin duygu ve düşüncelerimi pay..