- Kategori
- Mizah
Seçim, tercihimiz ve kullanmadıklarımız!

Kıyamet günü yakın! Ben ingilizce bilmem tahmin ediyorum!http://markontheworld.files
Sandıktan ne çıkacak? Oy Oy EmineM!
Bir gün gelir, elimizden alınır!
Sevgili, emektar ve ya tesadüfen beni okuyanlarım!
Bu ne ciddiyet? Gelin ilişin şöyle sayfama, bugün hafta sonu kimse uğramaz buralara.
Yerden bol ne var gördüğünüz gibi, istediğiniz koltuk sizin olsun!
Kırmızı beyaz, yeşil mavili hadi oturun gari!
Bugün menüde “Fıkra var” orta şekerli, açık saçık değil; üstü yorganla örtülü!
Gülmeyen, gülemeyenlerden ücret alınmaz; kıkırdayanlar kasaya doğru ilerlesinler! Nafakamızı çıkaralım hiç olmazsa akşam vakti!
Bu Fıkrayı iyi okuyun tekrarı yok!
Briç partisinden evine oldukça erken dönen sarışın afet; kocasını yatakta; esmer bir afetle pişti oynarken yakalar.
- Bunu nasıl yaparsın? Ne zamandan beri esmerlerle bana hava atarsın!
O yorganın altında bir daha asla seninle senede bir kere körebe oynamayacağım, senden boşanacağım ve seni; beni senden bir celsede boşarsa avukatımla aldatacağım! Adieu!
…Canım karıcığım, bana bir şans tanı açıklamama izin… Daha sonra nasıl istersen öyle karar ver ama önce beni bir dinle ne olur papatyam!
-Tamam, ne söyleyeceksen ben bavulumu toplarken söyle!
…Bugün arabama binmek üzereyken bu genç kız yanıma yaklaştı çok kötü görünüyordu. Bana aç olduğunu söyledi ve bayılacak gibi oldu. Onu orada öyle bırakamazdım aldım evimize getirdim!
Sen zaten diyet yapıyorsun senin yemediğin yemekleri ona ikram ettim büyük bir iştahla yedi “Eşiniz bu yemekleri yediğime kızmasın” dedi, hemen onu sakinleştirdim. Senin diyet yaptığını söyledim.
Üstü başı perişan halde olan zavallı kıza; modası geçmiş dediğin; esasında sana dar geldiği için giymediğin giysileri giydirdim!
Önce duş almak istedi ona izin verdim! Çıkarıp yere attığı iç çamaşırları görmeliydin; markasız pamuklu pazar malı; bizim yardımcı kızımız onları yer bezi olarak bile kullanmazdı!
Sevgililer gününde sana aldığım ipekli dantelli gülkurusu, yüz seksen dolarlık “Beate* Uhse” markalı iç çamaşırları aklıma geldi. Hatırlarsan “Hacıağa işi” deyip arka çekmeceye atmıştın! İşte o Hacıağayı ona verdim. Büyük bir sevinçle kabul etti tam da bedenine uydu!
Geçen hafta Midye Butikten, çok beğendiğin için sekiz yüz dolara bir çift çizme almıştık daha sonra aynı model çizmeyi, karşı villada oturan komşunun kızının ayağında görünce kartonuyla bodrum katına saklamıştın ya işte onu da ona verdim; kızcağızı yalın ayak gönderemezdim. Nasıl mutlu oldu bilemezsin!
Onu tam kapıdan uğurlarken; minnet dolu güzel gözleriyle beni süzdü ve iki damla yaş akıttı utanarak kulağıma kısık sesle fısıldadı.
“Adını bilmediğim bonkör centilmen kurtarıcım; size yönelttiğim bu soru için beni bağışlayın; sevgili eşinizin beğenmediği için kullanmadığı daha neler var acaba?
Verebilir misiniz? Alıp götüremem ama bir kerecik olsun…..
Bitti! Fin! Son! Ende! The End! Finito! Basta!
Sandıktan ne çıkacak oy oy Eminem!
Hepinize iyi uykular!
22.Mart. 2009 İzmir
Alev Meisel bu yazıyı kimin için yazdı?