​ Mart kedileri bağıra bağıra dolanınca sokaklarda... Fena halde Mart Kedisi olasım geldi! / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '17

 
Kategori
İlişkiler
 

Mart kedileri bağıra bağıra dolanınca sokaklarda... Fena halde Mart Kedisi olasım geldi!

Mart kedileri bağıra bağıra dolanınca sokaklarda... Fena halde Mart Kedisi olasım geldi!
 

Bu aralar... Evde camdan dışarı bakarken... Aynen şu kedi kardeşim gibi düşündüğüm oluyor!


Mart Kedileri bağıra bağıra dolanırken sokaklarda... Sen nasıl hissediyorsun kendini? İyi misin? Yoksa, iyiymiş gibi mi yapıyorsun, iyi görünmeye mi çalışıyorsun sadece? Sen de o kedinin yerinde olmak ister miydin benim gibi? Onun gibi, her istediğinde, dilediğince davranabilme özgürlüğü'ne karşılık; aç bilaç, şehrinin en ıssız yerlerini, en ücra köşelerini arşınlamaya razı mısın?

Kimbilir senin aklından neler geçiyor şimdi?

Belki, o adamı/kadını öpmek istiyorsun dudaklarından... Sımsıkı sarılıp, kollarının arasına alıp, delice kucaklayıp, teninin her yerine, vücudunun her zerresine dokunmak istiyor olabilirsin.

Ya da... Nefes bile almamacasına, içine çekmek istiyorsun varlığını... Tenin, hiçsin, yok olsun, kaybolsun onunlayken...

Ne dersin? Anladım! Bir şey diyemiyorsun. Kalbinden geçenleri dökemiyorsun ortalığa. Çünkü sen, Mart kedisi değilsin ki! İnsan yanlarını saklaman, hislerini hiçbirimizin göremeyeceği, bilemeyeceği mekanlara sokuşturman gerek. Ne tutkunu olanca doğallığıyla sergileyebilkirsin, ne şehvetini...

Ne hunharca abanırsın kadınının/adamının üzerine, ne sansürsüz, yasaksız sevişebilirsin aşığınla. En azından, önyargılarınız buna engel oluyor.

Sen Mart Kedisi bile değilsin ki, olamıyorsun ki! Tüm bunları gönlünce yapmak, bir tek onların hakkı... Baksana! Bütün fantazileri ortalıklarda... Ne günahdan korkarlar ne ayıplanmaktan çekinirler. Maskesiz dolanmak, her cins serseriliği eylemek; bir tek onlara serbest... Adı üstünde... Mart Kedisi bunlar. Yılda bir ay cinsi kudurganlık doğanın hediyesi, fıtratlarının gereğiydi; değil mi?

Peki ya sen? Peki ya ben? Biz ne olacağız arkadaşım? Ne vakit gönlümüzce yaşayacağız hayatı? Ne ara korkusuzca tutkularımnızın peşine düşebileceğiz? Hangi devirde, bencillikle suçlanmadan, nefsini düşünmekle itham edilmeden sonsuz hazlarla keyfini süreceğiz günlerimizin?

Peki ne kadar ömrün kaldığını biliyor musun? Ben bilmiyorum şahsen. Yaşamında, tek bir gün, ya da hadi günü geçtim diyelim... Bir an dahi olsa, Mart Kedisi olabildin mi? Sevgilinin yargılamalarına kurban gitmeyeceğinden emin bir şekilde; dilediğince sevişebildin mi kadınınla/erkeğinle? Evetse cevabın; ne ala!.. Hayırsa, yandı gülüm helva!

Çünkü bazılarımızın, değil Mart Kedisi olmaya... Bunu düşünmeye bile cesareti yok!

Mart Kedileri bağıra bağıra dolanırken sokaklarda... Kimimiz onlara özenirken... Mesela ben gibi... Kimimiz böyle bir fikrin varlığını bile öcü sayar, cısss! kabul eder! Baştan sınırlandırılmıştır o. Yalnızca öğretileni yapar. Tek derdi, onaylanmaktır başkalarınca. Dışlanmaktan ölümüne korkar çünkü. Varlığı, ancak başkalarının arasında değerlidir. Eloğlu, Aferin! Bravo! Yaşa! nidalarıyla desteklemiyorsa davranışlarını... Sokağa bile çıkamaz kimimiz...

Benimse bu aralar... Fena halde Mart Kedisi olasım geldi! Bağıra bağıra, arsız ve utanmasız dolanmak gelir içimden... Birilerince küçümsenmeden, yok sayılmadan, görmezden gelinmeden...

Bir an, bir kez yüzde yüz benken, savunma mekanizmalarına sığınmadan... Benliğimin tüm çıplaklığıyla... Hani o, Kral çıplak! diye bağırılan öyküdeki gibi...

Topraktan gelmedik mi biz? Geldiğimiz gibi gitmeyecek miyiz buradan? Mart Kedileri'nden eksiğimiz ne ki arkadaş! Biz, hiçbir zaman dilediğimiz gibi davranamayacak mıyız? Nedir bu katlanmak zorunda bırakıldığımız Maskeli Balolar? Nedir bu özümüze yabancılığımız? İnsan, Mart Kedilerİ kadar bile olamayacaksa... "Biz özgürüz, özgür!," triplerine ne gerek var? Mart Kedileri bile bizden daha bağımsız ama... Dünyanın en zeki varlıkları olmakla övünüyoruz; utanmadan!.. 

Yersen tabii! Kediler bile bizden daha serbestçe davranabiliyorken... Bu neyin kafası arkadaş?! Özgür falan değiliz biz!.. Üstelik bunu, Mart Kedileri de biliyor!

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..