​ Mayalanmış İçsel Mantık (MİM) / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hakan Karaduman (Akdenizli)

http://blog.milliyet.com.tr/akdenizli

03 Şubat '09

 
Kategori
Blog
 

Mayalanmış İçsel Mantık (MİM)

Mayalanmış İçsel Mantık (MİM)
 

MİM: Mayalanmış İçsel Mantık.

***

Çok değerli bir blog yazarı MİM’lenmemi isteyince oturup yazmaya karar verdim: Neden yazıyorum?-diye-

Bugünkü yazısında sayın Elif Şafak, insanların neden yazma eylemine giriştiklerinden söz etmiş. İlginç bir formül geliştirmiş: “Aşk/Tutku çarpı Emek artı Delilik bölü Yalnızlık.” Formül iki diye özetlediği tanım “yalnızlığı” sonuç almış.

Benimkisi biraz farklı.

İstediği an çoğalabilen bir insan yalnızım demeyi hak etmiyor: öyleyim sanırım.

Aşkla da bağlı değilim çoğu şeye.

Tutkularım hemen hemen hiç olmadı. Hedeflerim, ideallerim, vb.

Delilikse çaresizliklerden çoğalır, ki, delirmeden de delice işler başarılabilir.

O halde:

Mayalanmış İçsel Mantık’la yazıyorum.

***

Geçenlerde iyi bir kalem ustasına 2008’in sanat adamı unvanı verildi. Ödül bayrağını düren iddialıydı: artık ülkemizde düşüncenin önündeki engeller kalkmıştır!

Peki neden düşüncelerimi rahatça yazamıyorum? Veya siz neden tam anlamıyla yazamıyorsunuz?

Tam aksini düşünüyorum; düşüncenin önündeki engeller büyüyüp gelişip palazlandılar, olgulaştılar.

Ancak bu kadarını yazabiliyorum.

***

Yazmak üzerinde düşünmekten çok işlevsel olmalı. Çoğu zaman bilinenlerin tekrarından fazlası değil oysa. Bilinenleri tekrar etmek, yaşanılan çağa uydurmak aynılığı, belki olması gerekendir. Ancak zaman herkese eşit mesafedeyken kendi ellerimle ötelemek istemem zamanı.

Oysa gerçek var bir de karşımda sırıtan: yayınevinin geçen hafta bana söylediği kitaplarımla ilgili satış rakamları: Zalimdi Zaman, 50 adet satmış-bir yılda-. Düşeyazmak, 50 de o satmış-ne hikmetse, ikisi de elli-. Zalimdi Zaman geçen yılın en iyi romanıydı bence. Zaman hakkını ona verecektir; o vakit görüşeceğiz şimdikilerle. (Radikal kitap ve Cumhuriyet kitap eklerinde her iki kitabımda yer almıştır. 4000 kişi de burada var olmasına rağmen)

Sayın Şafak, yazmak dediğiniz gibi değil; edebiyatçı adı verilen destekli azınlığın bencilliği, benmerkezciliği olmasın sakın?

Kazancakis yokuşuna tırmanmaksa hiç değil!

***

Daha önce de dediğim gibi,

YAZMAK YAZGIDIR

Yazmak yazgıdır.

Alnına çizilen, kendinden kendine yazılmışlığındır.

Ruhunu satmaktır

Kendine…

Düşünceler toplanır beyninden kalemine

Bazen kalem başka yerde beyin başka yerde,

durup kendini sağmaktır,

beynini koşturmaktır,

düşünce tembelliğinden çıkmaktır.

Alnına okunmayacak satırlardan bir beyaz kağıttır, kaleminin dolaştığıdır...

Satırlarına bazen konar kuşlar, bazen hüzünlü kuşlar, bazen korkup sığınır kuşlar,

Fırtınalar üzerine eser, ne ağaç ne binalar

koruyamaz seni, gidersin durursun,

bir belediye otobüsünde ayakta kendine tutunursun.

Aklında akşam seni heyecanla bekleyen kalemin ve yazacağın yazın; düşünürsün.

Bir yolculuktur yazmak dersin, düşünürsün

Ha koşar adım, seyrek dökülürken düşünce terlerin,

Ha da

düzenli-arada bir ter damlar, kaldırımları düşünürsün.

Kaldırımdan alırsınız kalemi, kan damlar kaldırımdan yüzüne

ağrılığı, sermiş çulu yüreğinize,

adım'a adım koklar, bela yürür üzerinize.

Bazen verilendir kalem,

önceleri sıradanken

sonra da olur en güzel evleri

bazen de bir belediye çukurunda evsiz,

birkaç kuruş sığmaz, yırtık cepleri...

Ruhunu kendine satan kaleme sarılır;

Kalıcı olan yazmaktır, yazıdır, yazgıdır.

 
Toplam blog
: 470
: 551
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..