- Kategori
- Siyaset
Mayınlı Arazi meselesi ne oldu ?

Mayınlı arazilerin mayınlardan temizlenmesi işi nasıl sonuçlanacak acaba ?
Türkiye gündemi ne kadar hızlı değişiyor değil mi ? Geçen hafta konuşulan birçok konunun yerini bu hafta başka konular aldı. Hatta öyle ki, bazen günlük konularla yetinmek zorunda bile kalıyoruz. Hangi konuda ahkâm kesip, hangi konu hakkında hangi uzman ne söylemiş, ne yazmış, kimler, kimler hakkında ne atıp tutmuş, bunu takip etmeye çalışırken, hop bir bakıyoruz, gündem başka bir konuyla meşgul. Hemen oradan oraya atlamak lazım ki, ne gündem, ne de bu ülkenin gerçeklerinden geri kalmayalım. Bir nevi her şeyden haberimiz olsun yani !
Kim, bunu ne kadar becerebiliyor bilmiyorum ama ben kendi adıma şunu söyleyebilirim ki, gündemi yakalamaya çalışsam da, öyle bazı gündem konuları var ki, yeni ortaya çıkan konularla, unutulmaya yüz tutuyor, belki de unutturulma çalışılıyor. Örnek o kadar çok ki?
Bakın, birkaç haftadır, yazılı ve görsel basında, en çok tartışılan, yazılan ve konuşulan konu neydi? Kürt sorunu !.. Oldukça önemli bir konu. Ama daha dün çok konuşulan ve hakkında çok yazı yazılan konu neydi? Mayın konusu !.. Neden şimdi, kimse o konunun peşine gitmiyor? Neden herkes anlaşmış gibi belli bir konunun peşine takılıp gitmiş ve bu ülkenin başka bir sorunu, halledilmesi gereken bir meselesi yokmuş gibi davranıyor ?
Bakın, alın elinize bir gazete ve şöyle haberleri bir tarayın, köşe yazılarına bir göz atın. Hemen hemen her yazıda benzer nitelikler ve konulara rastlayacaksınız. Peki, ne oldu bu mayın meselesi? Çok gümbürtülü tartışmalara sebep olmuştu ? Ne oldu da şimdi, ülke gündeminden düştü, ya da düştü mü ? Yoksa düşürüldü mü ? Eğer böyle ise, kim bunu neden yaptı ?
Mayın meselesi, sanki mecliste kanunlaşarak önümüze düşünce, “yapacak bir şey kalmadı “ endişesi mi yarattı acaba bazı kesimlerde. Siyasiler, bunu bir manifesto olarak mı algıladılar. Yoksa <ı>“biz ne yaparsak yapalım, hükümet kendi bildiğini nasıl olsa yapıyor” ı>deyip, sineye mi çektiler. Ya, her koşulda yazmanın mübah olduğunu düşünen gazeteciler, onlar da sindirildi mi ? Yoksa, mayın yasası çıktığından beri, hükümet herhangi bir şey yapmadı da, kimseye yazacak yada konuşacak bir konu mu çıkmıyor ? Yoksa, bu yasayı Anayasa Mahkemesine götüren CHP kadar kimse cesur değil mi ? Yoksa, başta hükümet ve basın organları ve bu basının ücretli kalemşorları, bu davanın sonucunu mu bekliyorlar ?
Ne nedir bilemem. Ama bildiğim bir şey var ki, o da bu meselenin çok ciddi olduğu ve öyle gündem yaratmalarla, sert tavır takınmalarla, bu nasıl olsa yasalaştı, hükümet gereğini yapar demekle olmaz. Hem ulusal çıkarlar için çok önemlidir ? Hem bölgenin sosyo-politik ve sosyo-ekonomik durumu için çok önemlidir. Hem de gerek o dayatılan AB müfredatı gereği, gerekse toplumsal ve ulusal barışa katkı için çok önemlidir.
Mecliste AKP oyları ile bir gecede onaylanarak çıkartılan Mayın yasası resmi olarak yürürlüğe girdiğinde CHP dediğini yaptı ve konuyu Anayasa mahkemesine götürdü. Anayasa Mahkemesinin varacağı karar merakla bekleniyor muydu bilmiyorum ama bu yazının yazıldığı saatlerde mahkeme kararını verdi. Verilen kararda, mahkeme CHP’nin itirazlarını görüşerek, iki itirazını reddetmiş.
Karara göre, <ı>“ilgili alanın mayınlardan temizliği, özel şirketler tarafından yapılabilir; ayrıca temizlenen araziler bu şirketler tarafından tarım amaçlı kullanılabilir”ı> deniliyor. Bu arada göze batan önemli bir madde var ki, o da arazilerin, araziyi temizleyen şirkete 49 yıllığına devredilmesi hükmünün durdurulduğu..
Evet, Anayasa Mahkemesi, diğer hükümlerin yürürlüğünü durdurma istemlerini reddetti ama mayınlı arazilerin temizlenmesini öngören yasanın ihale işlemlerini düzenleyen 2. maddesinin 3 numaralı fıkrasının 1, 2, 4 ve 6. tümceleri ile 3. maddesinin 1 numaralı fıkrasında yer <ı>alan ''...taşınmazların temizleme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullanılması süresi ise..''ı> ibaresinin yürürlüğünü durdurdu.
Peki, şimdi ne olacak? Kamuoyu bunu nasıl görmeli, bu nasıl tartışılacak?
Ne olacağı ortada. Akp’nin bir anlamda istediği oldu. Eğer, araziyi temizleme işi özel sektörden bir kuruluşa verilirse ve de o firma bu arazi üzerinde tarım yapmayı talep ederse,<ı>-ki öyle olacaktır- ı>yapabilecek. Akp’nin dayatmasına göre “yasa’nın hiçbir yerinde İsrail adı geçmiyor” ama istenirse, ihale İsrailli firmalara da verilebilecek ama araziler 49 yıllığına devredilmeden, üretime açılabilecek. İsrailli firmalara bile.
Peki, bölge halkının “toprakların kendilerine verilmesi umudu” ne olacak? Sanırım bu hayal de başka bahara kaldı gibi gözüküyor. Ama burası Türkiye !.. Günlük sürprizler her daim olabilir. Hep birlikte gözlemleyeceğiz..
../..