Mecliste bugün / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '11

 
Kategori
Siyaset
 

Mecliste bugün

Aslında tarzım değildir siyasetle uğraşmak, siyasete bulaşmak, siyasi yorum yapmak; ama haziran seçimlerinden bu yana nedense ilgimi çekmeye başladı. Bu ülkede bilen bilmeyen, anlayan anlamayan, okumuşu cahili, büyüğü küçüğü herkes pek bir anlıyor olmuş bu işten. Eh dedim kendi kendime azıcık mürekkep yalamışlığım var, biraz da hayat tecrübem ben niye yapmayayım siyaset?

Farkındayım çok uzattım girizgah kısmını meramımı anlatmak için; ama ne de olsa siyaset yapacağım öyle doğrudan olmaz, az biraz kıvırayım, az biraz da merak uyandırayım.

Bugün malumunuz 1 Ekim 2011, 24. yasama yılının açılış günü. Mecliste açılış var, akabinde de bir krizin aşılışı var. Evet dört aya yakın süren bir yemin krizi aşılmış bugün. Önce bununla ilgili kafama takılan birkaç soruyu sizinle paylaşmak istedim. Madem bu insanlar yemin edecekti, madem meclise gelecekti, barış sürecinin sekteye uğraması, bu kadar kan mı dökülmesi gerekiyordu? Madem bu insanlar meclise gelecekti ortamı bu kadar germenin var mıydı bir anlamı? Bu insanların yemin etmesi acaba anayasaya göre meclise devamsızlık sonucu vekilliklerinin düşmesi ve olası bir ara seçimde kendi halklarının bile olanlara karşı çıkarak destek alamamak korkusu mu? Bu soruların cevaplarını kim verir bilemem, benim asıl karşı çıktığım, bu insanların milletin gözüne baka baka ezik politikası yapmaları. Nerden bu sonuca vardığımı sorarsanız izninizle anlatayım.

1998 yılından bu yana yöre halkıyla içiçe sayılırım. Ben başkentte doğup büyümeme babamın 32 yıllık devlet hizmeti olmasına rağmen özel hastanede tedavi olamazken onların yeşilkart ile her türlü imkana sahip olduğuna şahidim. Tabi ki olacak, sonuçta devlet hepimizin, 5 yıl doğuda görev yaptım. Sağ olsunlar elektrik ve suya para ödemezler, doğurdukları her çocuk başına para alırlar, aldıkları kömür, gıda ve giyim yardımı da cabası. Sonra da kalkar bize hizmet gelmiyor diye isyan ederler. Bugün batıda çalıştığım şehre eğitim yardımı gitmiyor, doğuda çalıştığım şehre gittiği kadar. Biz ihtiyaçlarımızı sponsorlar vasıtasıyla sağlamaya çalışırken onlar, her türlü desteği devletten alıyorlar. Allah aşkına eğri oturup doğru konuşalım, ne yüzle ezikleri oynuyorlar. Tamam kabul ediyorum ve eminim pek çoğumuz kabul ediyoruz 80li ve 90lı yıllarda bir takım nahoş olaylar yaşamışlar bölgede; ama artık öyle değil ki. Hala geçmişe bağlı kalıp bizi asimile etmek istiyorlar, bizi yok etmeye uğraşıyorlar diye hayal aleminde yaşayıp, paranoyakça hareket etmenin bir anlamı yok. O insanlar asimile edilecek olsalardı çok önceden bu yapılırdı, kimsenin öyle bir niyeti yok.

Geleleim eyalet olayına; ya ben çok sığ düşünüyorum ya o insanlar bunu göremiyorlar. Anadolu eyalet sistemini kaldıramayacak kadar önemli bir jeopolitik bir konuma sahip. Ne yani eyaletlere ayrılınca daha mı farklı olacak? Daha mı özgür olacaklar; sanki şimdi tutsaklarmış gibi. Zaten o insanlar kendi yörelerinde kendi dillerini konuşuyorlar, batı da konuşsalar kim anlayacak onları? 70 milyon insandan kaç milyonu biliyor o dili? Şu kadarını söyleyeyim ki bir kürtle evli olmama, kayınvalidemin Türkçe bilmemesine rağmen hiç de Kürtçe öğrenmek gibi ber derdim olmadı. İnsanlar Türkçe'yi evrenselleştiriyorlar, dünya İngilizce konuşuyor. Kendi dillerini konuşmak istediklerinde zaten her yerde onlar da konuşuyor, doğu ya da batı fark etmiyor. En basitinden yazın bir kürt arkadaşın düğününe gittik, biz aralarında çok Türk kaldık; zira Ankara'nın göbeğinde düğün boyunca hep kürtçe konuştular.

Bıraksınlar artık bu ezilen ayaklarını. Barıştan yana tavır takınacaklarsa ve işe yemin etmekle başladılarsa, sözlerinin arkasında durup somut adımlar atsınlar. Doğu da bizim Batı da onlar kendilerini soyutlaştırıp, kendilerini çekiyorlar. Yoksa kimsenin onları ezdiği, dışladığı felan yok.

Sanırım çok konuştum, siyasetten anlamayan insan için bu kadar laf kalabalığı yeter.

 
Toplam blog
: 43
: 612
Kayıt tarihi
: 22.06.08
 
 

Gazi Üniversitesi sınıf öğretmenliği mezunuyum. Kitap okumak en büyük tutkum. Yazmayı da en az ok..