​ Medeniyetler ve kişilikler / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '09

 
Kategori
Sosyoloji
 

Medeniyetler ve kişilikler

Medeniyetler ve kişilikler
 

milliyet.com.tr


Kadının kişiliğini aile, erkeğin ise toplum şekillendiriyor.

Anadolu geleneğinin bir yansıması, kadın iffetli ve terbiyeli olmalı çünkü aile merkezini o oluşturmaktadır. Bir atomun çekirdeği gibi. Erkek ise elektron gibi.

Modern batıda ise hem kadının hem de erkeğin karakterini medya ve sanat şekillendiriyor. Sanatsal verilerle nasıl olması gerektiğini gösteriyor, model oluşturup örnekler sunuyor, en ideal bayan ve erkeği öne sürüp "böyle olmalısınız" dercesine yüceltiyor. İşte size doğal olmayan, (bir çok alanda gelişmişliğine rağmen) sosyal yaşantıda modern insan bunalımı.

Sanat taklit edildiği oranda doğallıktan uzaklaşılır ve bayağılaşır. Sanat model almak için değil, hissetmek ve düşünmek için var olmalıdır.

Mutlu insan modeli elbette fiziksel ve zihinsel sağlıklı ve kendisiyle barışık gibi önemli unsurları taşımalıdır. Modellerin kusursuzluğa bir örnek teşkil eden bir yıldız gibi sanatta ve medyada sunulması hem bu insanların kendisiyle olan barışıklığını bozmakta hem de onları örnek almaya çalışan kendi kişiliğini oluşturamayıp model alma ihtiyacı hisseden insanları da yanıltmaktadır. Örneğin iyi bir insan kişiliği mesajları veren bir flimin izlendikten bir süre sonra önemli olan mesajın unutulup onu canlandıran aktörün bilinmedik gerçek hayattaki kişiliğine rağmen tüm iyi değerlerin onda hissedilmesinde ve anılmasında; çok iyi bir aktör tanımlamasına indirgenmesinde sanatın gerçek istenilen etkisini veremediği sonucunu çıkarabiliriz. Oysa önemli olan o aktörün canlandırdığı roldür onun gerçek ve özel yaşantısı değildir izleyici için.

Medeniyetler kaynaşmasındaki aşılması gereken önemli sorun bu değerler üzerine olacağı görülüyor. Teknoloji, bilim, siyaset gibi evrensel değerler kabul görürken, aile ve sosyal yaşantı üzerine görüş faklılıkları ortaya çıkmaktadır. Şöyle bir örnek verebiliriz. Avrupa'da yaşayan ve çalışan kesimlerin işyerinde ortak değerler edinebileceği normalken iş dışındaki faliyetleri göze çarpacak kadar farklıdır. Bir kesim disco ve bara giderken bir kesim ise ailesi ile mütevazi ve sakin bir yaşantıyı önemsemektedir. Evde izlenilen tv ve internette veya gidilen merkezlerde sanatsal ve medya sunumları ise onu izleyenler tarafından kabul edilemez bir yapıda olması nedeniyle inanç değerlerine daha da sıkı bağlar oluşturulması gereğini artırmakta olduğu görülüyor. Bireyler ve aileler kendi yöresinin geleneğini ortaya koymaya çalışırken "bizim oralarda böyledir" demekten yorulup ve karşısındakininde kabul etmediğini görerek (oraları unutun buradasınınız, bizim gibi olun ısrarları) kendilerine en yakın ve evrensel olma adayı olan inanç sistemine daha sıkı sarılma gereği içersine girme ihtiyacı oluşur.

Batı birey ve aile model oluşturma çabalarına karşı bir tepki oluşması ve ayrılmasıdır görünen.

Kadının karakteri ailede oluşurken zihinsel sağlık sürecinin oluşması da önem kazanmaktadır. Erkek çevrenin etkisini, yaşantısına bir örnek olarak değil kendi kişiliğini oluşturmak için bir veri, bulgu ve değerleme olarak almalıdır. Çevrenin erkeğe biçdiği rol model alması yönünde değil, yaşantının bir parçası olması yönündedir. Bunu farkedemiyen genç yaşantının bir parçasını model alır diğerlerini öğrenemeden. Hem kadın hem erkek için sıkıntı yaratan bir durum vardır. " Dünyaya ve hayata, dar bir çerçeveden bakmak"

Kişilik oluşumun önemi her kültür ve medeniyet için ortadadır. Bireyin kişilik oluşumu uzun bir süreyi kapsamaktadır. Çünkü bu süreç öğrenme ile oluşmaktadır. cinsel kimlik gibi fiziksel doğal oluşum değildir. Önce öğrenme sonra değerlendirme ve en sonunda kendi kişilik yapısını oluşturma. İşin zorluğu ortadadır. Kişilik oluşumunu zorlaştıran en büyük etken öğrenilenler ile yaşananların birbiriyle bağlantısının kopuk olduğunun sanılması veya bağlantı kurulmasının başarılamamasıdır.

Ne ulaşılamayan bireysel yıldız modeller ne de kişiliğin eritilmeye çalışıldığı her türlü radikal yapılanmalar.

Kişilik, ısmarlanan bir paket veya yenmesi zorlanan bir yemek değildir.

Oluşumu serbest bırakılınca ise bir ömür boyu oluşmama gibi bir sorunu da vardır.

Kişiliğin temel yapısı insan, olay ve kavramlara karşı nasıl bir tutum, düşünce ve davranış sergilendiği ile ilgilidir.

Kişilik karar verme becerisidir.

 
Toplam blog
: 110
: 1205
Kayıt tarihi
: 30.05.07
 
 

"Yazıyorum o halde düşünüyorum" diyen, güncel gelişim ve değişimleri takip ederken anlam ve kavramla..