- Kategori
- Haber
Meğer Bizim Devlet Kuruluşunu Tamamlamamış mı acaba?

Acaba Atatürk ve arkadaşlarınca kurulmuş olan bu Türkiye Cumhuriyeti kuruluşu tamamlanmamış bir devletmiymiş.
Yoksa biz çadır devlet vatandaşımıydık. Uluslararası antlaşmalar ne güne yapılmıştır. Cumhuriyetin Seksenli yıllarını idrak ederken ve bu Devlet'in Milli Bayramlarını övünçle her yıldönümlerinde coşkuyla kutlarken Devletimizin fiziksel ve siyasal yapısının tartışmaya açılmasını doğru bulanlar, kendilerini bir takdim etseler ve kime hizmet ettiklerinin farkına varsalar. Acaba pişmanlıkları nasıl olacak.
İstiklal Savaşı'ndan önce emperyalist güçlerin çeşitli platformlarda dile getirdikleri ve fiili durum yaratmak için ellerinden geleni yaptıkları böl parçala yönet dayatmasını bugün batılı ekonomik etkiyle veya AB'nin demokratik istekler paketi içinde, bize demokratik öneriler ve reformlar olarak sunmayı, kendi içimizde yasama organlarına kadar taşımışlardır.
Bu demokratikleşme olarak lanse edilen istek ve programlar, vaktiyle emperyalistlerin dışarıdan bize empoze etmeye çalıştıkları sinsi emelleriydi.
Ne yazık ki bu gün bu yöndeki söylemlerin benzerlerinin, bunu gerçekleştirmeye çalışan terör örgütünün politik amaçlarıyla benzerlik göstermesidir.
Son yapılan bir partinin genel kurulunda söylem ve öneriden öte parti program ve resmiyetine koyduğu önerileri, içeride ve dışarıda duyup bilmeyen kalmadı. Bu isteklerin devlete karşı yaptıkları yeminle ne kadar, Anayasanın devletin bölünmez bütünlüğüne ne kadar ters düştüğü veya uyum sağladığını Bu konuda uzman olanlara bırakıyorum.
İşte bu konulardaki haberlerin medyadan yansıyan durumu:
"DTP'nin "demokratik özerklik" talebinde, Türkiye'nin yerel parlamentolar ile yönetilecek 20 bölgeye ayrılması ve her bölgenin o bölgenin özel adıyla anılması isteği yer aldı. "Özel ad" ifadesi, DTP'nin, sözde Kürdistan'ı bir bölge adı olarak ileride gündeme getirmek isteyeceği yorumlarına neden oldu.
DTP'nin önceki gün yapılan 2. Olağanüstü Kongresi'nde, "Türkiye'nin Demokratikleşmesi ve Kürt Sorununda Çözüme Dair Siyasi Tutum Belgesi" oylanarak benimsendi. Belgede, yer alan "demokratik özerklik" talebinin içeriğiyle ilgili bazı maddeler şunlar:"
"Türkiye, etnik ve toprak temeline dayanmayan, kültürel farklılıkların özgürce ifade edildiği 20-25 bölgeden oluşacak. "
"Her bölgede, bir bölgesel meclis oluşturulacak. Dışişleri, maliye, savunma, emniyet ve adalet hizmetleri, merkezi hükümet tarafından yürütülecek."
"Bayrak ve resmi dil tüm "Türkiye ulusu" için geçerli olmakla birlikte, her bölge ve özerk birim, kendi renklerini ve sembollerini kullanabilecek."
"Bölge meclisleri, nüfus ve gelişmişlik düzeyine göre her yıl merkezi hükümetin aktardığı bütçenin yanında, yerel gelirlerden de pay alacak."
Bkz:Aydın Hasan Siyaset haberi.
http://www.milliyet.com.tr/2007/11/10/siyaset/siy05.html
AB her ne tarftan açık bulursa o cepheden gedik açmaktadır. İşte dostumuz ve birleşip egemenliğimizi kısmen devretmeye çalıştığımız Avrupa Birliği'nin resmi evraklarına yansıyan durum:
"AB son hazırladığı "Sonbahar 2007-2009 Ekonomik Öngörüleri" başlıklı raporun 17. sayfasında, "Petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor" başlığı altında şu ifadelere yer verdi: "... Türkiye'nin Güney Kürdistan'daki askeri müdahaleleri nedeniyle jeopolitik gerilim yüksek."
("Güney Kürdistan" olarak bahsetti. Bu ifade otomatik olarak Komisyon'un Güneydoğu'yu, "Kuzey Kürdistan" olarak gördüğü algılamasına yol açıyor.)
Bkz:"AB'den 'Güney Kürdistan' gafı" haberi
http://www.milliyet.com.tr/2007/11/10/guncel/gun04.html
En yetkili makam ve görev üstlenmiş devlet adamlarımız şöyle derse, vatandaş hangi açıdan değerlendirme yapacak işte haber alıntısı:
"7'nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, sürpriz bir açıklamayla Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesi gerektiğini söyledi. Evren dünkü Sabah Gazetesi'nde yayınlanan sözlerini bir adım daha ileri götürerek Türkiye'nin hangi eyaletlere bölünebileceğini açıkladı. Evren'e göre Türkiye 8 eyalete bölünebilir. Eski Cumhurbaşkanı, bu 8 eyaleti şöyle sıraladı"
"Cumhurbaşkanı iken Bavyera'yı ziyarete gitmiştim. Baktım üç bayrak çekmişler. Bir Türk, öteki Alman bayrağıydı. Bu üçüncüsü ne bayrağı diye sordum. 'Burası Bavyera Eyaleti, onun bayrağı' dediler. Birçok ülkede bu var. Amerika da böyle yönetiliyor. Pakistan da. Yönetim zorlaşınca ülkeler eyaletlere bölünüyor."
Bkz:Gündem, Evren'in 8 Eyaleti haberi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6037244.asp?gid=48
Biz içimizde bu duruma düşünce, AB veya diğer dış güçler demezmi ki kendi demokratik devinimlerinizi yapmadan bu katılım olmaz. Ve haklıda olur. Bizde ki yukarıda örneklerini verdiğimiz söylemler meşrulaştıkca yabancıya ne diye itiraz edip suç bulacaksınız.
Atatürk'ün 69. Ölüm yıldönümünde ülkemizde nelerin konuşulduğunu,
Herkesin bir defa da olsa sağduyu ile düşünmesi gerekir.
Hiç olmazsa Şehitlerin ruhu ve Atatürk'ün manevi hatırasına.
nariçi:10.11.07