​ Mehmet Topuz İnek Şaban mı oldu? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '09

 
Kategori
Futbol
 

Mehmet Topuz İnek Şaban mı oldu?

Mehmet Topuz İnek Şaban mı oldu?
 

Eskiden, çok eskiden futbolcular kaçırılırdı. Son maçın ardından transfer komitesi soyunma odasına girer, futbolcunun teri üzerindeyken koluna girer, ıssız bir çiftliğe kapatırdı. Futbolcu ile anlaşana kadar orada tutulurdu. Rıdvan'ın transferi de böylesi bir kaçırmanın sonunda gerçekleşmişti.

Çok küçükken Kadıköy Reks sinemasında izlediğim İnek Şaban filminde de benzer bir öykü vardı. Hani "kolumu kesseniz sarı kırmızı ya da sarı lacivert akar" dediği film.

Aziz Nesin'in Gol Kralı isimli kitabında da benzer bir öykü anlatılır.

Mehmet Topuz kapatıldığı otel odasında muhtemelen bu aralar izlemiştir. Televizyon sürekli veriyor. İzlemesini de şiddetle öneriyoruz.

<ımg src="http://img216.imageshack.us/img216/5909/golkrali.jpg">

Mehmet Topuz da çağımızın İnek Şaban'ına döndü.

Çocukluğunda Galatasaraylı olduğunu öğrendik. Ancak 50 milyon (51 milyon olursa ne olur) dolara değişmeyeceği Beşiktaş'ı canı gibi sevdiğini bir haftadır okuyoruz. Bugün bir haber daha öğreniyoruz ki; o da günler önce Fenerbahçe'ye transfer olmak için araya Rıdvan Dilmen'i sokup, Aziz Yıldırım'la görüşmüş. Bu görüşmeden tatmin edici bir cevap alamamış, Beşiktaşla anlaşmış.

Fenerbahçe 21. yüzyılda yaşadığı için gidip önce futbolcunun sözleşme ile bağlı bulunduğu kulübün kapısını çalmış, oyunsu ile ilgilendiğini ve satın almak istediğini söylemiş, parada anlaşınca da Kayserispor futbolcusunu Fenerbahçe'ye verdiğini açıklamıştır.

Yazılarımızda Beşiktaş'tan ara sıra söz ediyoruz. Beşiktaş yönetim olarak doğru işler yapmıyor. Yirmi yıl öncenin zihniyeti ve yöntemleriyle yönetiliyor. Mehmet Topuz'u hala bir otel odasında veya bir çiftlik evinde tutuyor olmaları, onun insanlarla telefon dışında bağlantı kurmasına izin vermemeleri tam bir rezalettir. Hani İnek Şaban'dan örnek veriyoruz; senaryo aynı değil mi işte. Komik değil mi? Beşiktaş Mehmet Topuz'u daha ne kadar saklayacak? Sözleşmesinin biteceği 2010 Haziran'ına kadar mı?

Mehmet Topuz'un eline tutuşturulmuş ya da üzerine giydirilmiş boy boy Beşiktaş formalı fotoğraflarını gazetelere gönderenler kendilerine ve Mehmet Topaz'a bu kadar güveniyorlarsa o zaman neden sporcuyu kendi haline bırakmıyorlar?

Beşiktaş "futbol" kulübünün başkanı Sayın Demirören, eziklikten bahsediyor. Profesyonelce davranmak ve piyasanın kurallarına göre hareket etmek mi ezikliktir yoksa dağa kız kaldırır gibi zorla adam kaçırmak mı? Birinin Beşiktaş'a 21. yüzyılda yaşadığımızı hatırlatması gerekmiyor mu?

Futbolcunun köle olmadığını, alınıp satılamayacağını söyleyenlerin onu kaçırdıklarını ve sakladıklarını bu kadar görmezden gelmeleri de bir başka Kemal Sunal senaryosudur. İşte dünyanın sadece bu coğrafyasına has bir görüntüdür.

Mehmet Topuz'a gelince.

Kusura bakmasın ama şu davranışlarıyla ne 3.5 milyon lirayı ne talep ettiği 4.2 milyon lirayı hakkediyor. Sonra ertesi gün çıkarlar profesyonellikten söz ederler. Böyle profesyonel olunmaz. Mehmet Topuz çocukluğunda Galatasaraylı olabilir; bugün Beşiktaş'ı da tutabilir. Mustafa Denizli çok güncel bir örnek değil mi? Mehmet Topuz'un açıklamalarından anlıyoruz ki bütün kulüplerin kapısını bir kere çalmış. Hepsine de sizde oynamak istiyorum demiş. Yani tam bir yedi kocalı Hürmüz'ümüz var. Piyasayı hep kızıştırmış. Ancak aklı bir yere kadar yetişmiş ve bir yerde duvara toslamış ve daha kulüpler kendi arasında anlaşmadan Beşiktaşlı olduğunu ilan etmiş ya da ettirilmiş. Bütün bu karmaşayı yaratan kişi yine Mehmet Topuz'dur. Herkesi zor duruma düşürmüştür. Mehmet Topuz gönüllü olarak esaret altında da olabilir. Bu bir şey değiştirmez.

Gönül istiyor ki; Beşiktaş ve Fenerbahçe yönetimleri bir araya gelsin. Çıksınlar medya önüne; "biz bu şekilde herkese karanfil gönderen hercaiyi kadromuzda görmek istemiyoruz." diyebilsinler. Ama nerede bulacaksınız o olgunluğu. Kim kaybetmiş de onlar bulsun? Şimdi herkes karizma derdine düşmüş durumda.

Mehmet Topuz çok iyi bir futbolcu olabilir ancak bu davranışı ile her iki kulüp taraftarını da burmuştur. Ne Beşiktaşlılar ne Fenerbahçeliler aynı şevk ile davranamazlar. Zaman her şeyi ilacı olsa da geriye yine yanlış tutum kalıyor. Yani yapanın yanına kar kalıyor bir şeyler.

Kemal Sunal bugün keşke yaşıyor olsaydı da bu durumu bize bir yorumlasaydı.

Uzun lafın kısası, Mehmet Topuz'dan hayır gelir mi? Gelir kuşkusuz. Ama bu hayrın bize faydası dokunur mu onu çok düşünmek lazım. Ben Aziz Yıldırım'ın yerinde olsam bu işin peşini bırakırdım. Bursa'daki cevherin peşine düşerdim.

Antu'nun güncel anket sonucu: http://www.antu.com/Anket.aspx

Mehmet Topuzun transfer edilmesini istiyormusunuz?

Hayır
23952 %60.08
İstiyordum ancak yapmış olduğu açıklamalardan sonra kararsızım
9670 %24.25
Evet
6243 %15.66
Toplam: 39865 oy


Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..