- Kategori
- Basketbol
Ergin Ataman'ın oynatmayan çağdışı basketboluna rağmen Fenerbahçe kazandı...

Ergin Ataman maçın sonunda kendi takımının çok daha iyi oynadığı maçı şanssızlık sonucu Fenerbahçe'ye verdiğini söylerken bir taraftan da maçın istatisleri geliyordu ekrana. Bu istatistiklerde göz çarpan en belirgin veri Fenerbahçe'nin yaptığı top kayıplarıydı kuşkusuz. Efes Pilsen 9 top kaybıyla oynarken, Fenerbahçe 19 kez topu rakibine teslim etmişti. Maçın son yirmi saniyesi içinde EFes Pilsen'i yaptığı son top kaybı, maçı Fenerbahçe'ye teslim etmişti.
Ligi iki yenilgi ile kapatan Efes Pilsen'in Fenerbahçe'ye üst üste iki kere yenilmesi de çok çarpıcı bir istatistik olarak kaydedildi.
Peki Fenerbahçe ile Efes Pilsen arasındaki mücadelede ortaya çıkan temel gerçek nedir?
Öncelikle her iki maçın verilerini birbiriyle karşılaştıralım.
Yukarıdaki tabloyu incelediğimizde iki ve üç sayı basketlerinin eşit olduğunu ancak; Fenerbahçe'nin rakibinden serbest atışlarda sekiz sayı fazla atmış olduğunu görüyoruz. Basketbolda gözden kaçırılan ve belki de bu nedenle de çok önemli olan şey serbest atışların bir takımın başarısında çok etkili olduğunun bundan güzel göstergesi olamaz. Fenerbahçe'nin 4 adet üçlük atması da Efes Pilsen'in çok sert ve yakın savunma yaptığını bize anlatıyor ki; zaten maçı izleyenler bunu net olarak gördüler.
İkinci maçta Efes Pilsen kendi oyununu oynar diye düşünenler ise çok yanıldılar. NBA ile Avrupa basketbolundaki temel mantalite farkı da bu. NBA'de takımlar savunma yaparlarken kendi oyunlarını da oynamayı ihmal etmiyor. Bu nedenle de atılan sayılar bir şekilde yüze ulaşıyor. Takımının oyunundan çok memnun olan Ergin Ataman'ın, Aydın Örs'ten kalma sıkı savunma taktiği aslında basketbolumuzun görkemli finalini de gölgeliyor. Ergin Ataman biliyor ki iki takım kendi oyunlarını oynadıklarında Fenerbahçe'nin yüksek şut yüzdeli oyuncuları nedeniyle Efes Pilsen'e açık fark atacaktır. Ergin Ataman bu yazıyı okur mu bilmem ancak ne Efes Pilsen ne de onun oyun taktiği seyredilir gibi değil. Zaten verdiği demeçlerdeki agresif tutumu da bunun yüzünden. Asıl Efes Pilsen bu maçta şansıyla oyunu bu kadar önde götürdü ve adalet yerini buldu ve kaybetti.
Dünkü maçın istatistiklerine baktığımızda az önce de söylediğimiz gibi Fenerbahçe'nin yüksek top kaybı ile oynadığını ancak üç sayı sıkıntısı çözmüş olduğunu görüyoruz. Burada kuşkusuz en parlak isim Ömer Onan, oynadığı süre boyunca ardarda attığı üç sayılarla takımını sırtladı ve ayakta tuttu.
<ımg alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/06/07/fft16_mf273480.Jpeg">
Fenerbahçe'ye sıkıntı veren bir diğer şey de serbest atışlarda yaşadığı düşük yüzde. Fenerbahçe'nin serbest atışlardaki en büyük silahlarının bu maçta kaçırdıkları sayılar inanılır gibi değildi. Hele maçın belki koparma anının ele geçiren Semih'in üst üste attığı serbest atışları kaçırması yine aynı periyotta Grenn'in 0/2 çekmesi bir ara öne geçen Fenerbahçe'nin geriye düşmesine neden oldu.
Bence maçın yıldızı Preldziç'ti. Bu genç oyuncunun bir kaç sene sonra geleceği yeri şimdiden görür gibi oluyorum. Ancak o Fenerbahçe'de kalır mı onu bilmiyorum. Geçen sene yaptığım yorumlarda bunun altını çizmiştim. Fenerbahçe altyapı takımı değildir diye. Preldziç'in kumaşı çok iyi.
Efes Pilsen'de göz çarpan isim de kuşkusuz Kerem'di. Oyunda kaldığı süre boyunca çok iyi organize etti takımını. Efes Pilsen'in çağdışı taktiğinin ötesinde bir oyun çıkardı.
<ımg height="288" alt="" src="http://www.tbf.org.tr/tbfweb/tbfweb2.nsf/bddbb8b0f5e6486fc2257206004154f8/c11a641193a86b50c22575cd005e615a/Blob/2.32E8?OpenElement&FieldElemFormat=jpg" width="220" align="left" border="1">
Son söz Mrsiç için. Bu adam Fenerbahçe'nin efsaneleri arasına ismini yazdırdı artık. Yıllardır her şart altında forma giyerek Fenerbahçe'nin bütün başarılarında başrol oynadı. Fenerbahçe'nin Damir'e olan vefa borcunu bir şekilde ödemesi gerekiyor. O şimdiden yıllardır çocukların Fenerbahçeli olmasını sağlayan heykeli dikilecek bir efsanedir. Son saniyedeki üçlüğü ile de bütün Fenerbahçelilerin gönlünü bir kere daha ferahlattı.
Efes Pilsen bu seride 70 sayıya ulaşabilir mi göreceğiz. Bu onların Fenerbahçe'yi çokm zor durama düşürdükleri son maç da olabilir. Dediğim gibi Efes Pilsen çağ dışı bir basket oynuyor. Son yirmi saniyede topu kenardan oyuna sokamamaları tam bir fiyaskoydu. Ergin Ataman'ın bundan hemen önce mola alması ise Fenerbahçe'nin çok daha yerleşik ve güçlü savunma yapmasına neden oldu.
Şu bir gerçek ki Fenerbahçe savunmada da hücumda da Efes Pilsen'den çok daha iyi görünüyor.
Üçüncü maç kırılma anı olacaktır. Fenerbahçe 10 bin kişilik seyircisi önünde durumu 3-0 yaparsa Efes Pilsen'in iradesini tamamen kırmış olur.
Heyecanlı ancak Efes Pilsen yüzünden çok kısır ve çağdışı bir final serisi izliyoruz.
Uzay Gökerman
Ligi iki yenilgi ile kapatan Efes Pilsen'in Fenerbahçe'ye üst üste iki kere yenilmesi de çok çarpıcı bir istatistik olarak kaydedildi.
Peki Fenerbahçe ile Efes Pilsen arasındaki mücadelede ortaya çıkan temel gerçek nedir?
Öncelikle her iki maçın verilerini birbiriyle karşılaştıralım.
Oyuncu Adı | Süre | S | 2 Sayı | 3 Sayı | SA |
Mario Kasun | 16:00 | 5 | 2/3 %67 | 0/0 %0 | 1/3 %33 |
Charles C Smith | 15:19 | 3 | 0/2 %0 | 1/4 %25 | 0/0 %0 |
Preston Anthony Shumpert | 19:40 | 12 | 3/8 %38 | 0/3 %0 | 6/7 %86 |
Marvis Linwood Thornton | 26:43:00 | 11 | 3/8 %38 | 1/6 %17 | 2/2 %100 |
Kerem Gonlum | 19:00 | 9 | 4/7 %57 | 0/1 %0 | 1/2 %50 |
Kaya Peker | 14:10 | 0 | 0/1 %0 | 0/0 %0 | 0/2 %0 |
Michail Kakiouzis | 05:14 | 6 | 2/2 %100 | 0/0 %0 | 2/2 %100 |
Mehmet Kerem Tunceri | 16:47 | 3 | 0/0 %0 | 1/3 %33 | 0/0 %0 |
Sinan Guler | 04:34 | 0 | 0/0 %0 | 0/1 %0 | 0/0 %0 |
Ender Arslan | 16:06 | 11 | 2/2 %100 | 1/6 %17 | 4/6 %67 |
Cenk Akyol | 02:02 | 0 | 0/0 %0 | 0/0 %0 | 0/0 %0 |
60 | 16/33 %48 |
4/24 %17 |
16/24 %67 | ||
Oyuncu Adı | Süre | S | 2 Sayı | 3 Sayı | SA |
Marques Oscar Green | 15:28 | 3 | 0/1 %0 | 1/3 %33 | 0/0 %0 |
Willie James Solomon | 15:39 | 3 | 1/3 %33 | 0/5 %0 | 1/1 %100 |
Mirsad Turkcan | 11:17 | 10 | 3/4 %75 | 0/2 %0 | 4/5 %80 |
Ömer Onan | 17:43 | 20 | 2/3 %67 | 3/4 %75 | 7/7 %100 |
Rasim Basak | 00:00 | 0 | 0/0 %0 | 0/0 %0 | 0/0 %0 |
Semih Erden | 14:27 | 2 | 1/2 %50 | 0/0 %0 | 0/0 %0 |
Damir Kaan Mrsic | 13:24 | 3 | 0/0 %0 | 0/2 %0 | 3/3 %100 |
Gasper Vidmar | 07:03 | 5 | 2/3 %67 | 0/0 %0 | 1/3 %33 |
Oguz Savas | 12:04 | 2 | 0/1 %0 | 0/0 %0 | 2/2 %100 |
Ömer Faruk Asik | 20:32 | 6 | 3/5 %60 | 0/0 %0 | 0/0 %0 |
Devin Michael Smith | 15:00 | 7 | 3/3 %100 | 0/2 %0 | 1/1 %100 |
Emir Preldzic | 12:58 | 7 | 1/2 %50 | 0/2 %0 | 5/6 %83 |
68 | 16/27 %59 |
4/20 %20 |
24/28 %86 |
Yukarıdaki tabloyu incelediğimizde iki ve üç sayı basketlerinin eşit olduğunu ancak; Fenerbahçe'nin rakibinden serbest atışlarda sekiz sayı fazla atmış olduğunu görüyoruz. Basketbolda gözden kaçırılan ve belki de bu nedenle de çok önemli olan şey serbest atışların bir takımın başarısında çok etkili olduğunun bundan güzel göstergesi olamaz. Fenerbahçe'nin 4 adet üçlük atması da Efes Pilsen'in çok sert ve yakın savunma yaptığını bize anlatıyor ki; zaten maçı izleyenler bunu net olarak gördüler.
Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker | ||
26 | Ribaund | 29 |
10 | Asist | 11 |
14 | Top çalma | 8 |
18 | Top Kaybı | 24 |
İkinci maçta Efes Pilsen kendi oyununu oynar diye düşünenler ise çok yanıldılar. NBA ile Avrupa basketbolundaki temel mantalite farkı da bu. NBA'de takımlar savunma yaparlarken kendi oyunlarını da oynamayı ihmal etmiyor. Bu nedenle de atılan sayılar bir şekilde yüze ulaşıyor. Takımının oyunundan çok memnun olan Ergin Ataman'ın, Aydın Örs'ten kalma sıkı savunma taktiği aslında basketbolumuzun görkemli finalini de gölgeliyor. Ergin Ataman biliyor ki iki takım kendi oyunlarını oynadıklarında Fenerbahçe'nin yüksek şut yüzdeli oyuncuları nedeniyle Efes Pilsen'e açık fark atacaktır. Ergin Ataman bu yazıyı okur mu bilmem ancak ne Efes Pilsen ne de onun oyun taktiği seyredilir gibi değil. Zaten verdiği demeçlerdeki agresif tutumu da bunun yüzünden. Asıl Efes Pilsen bu maçta şansıyla oyunu bu kadar önde götürdü ve adalet yerini buldu ve kaybetti.
Dünkü maçın istatistiklerine baktığımızda az önce de söylediğimiz gibi Fenerbahçe'nin yüksek top kaybı ile oynadığını ancak üç sayı sıkıntısı çözmüş olduğunu görüyoruz. Burada kuşkusuz en parlak isim Ömer Onan, oynadığı süre boyunca ardarda attığı üç sayılarla takımını sırtladı ve ayakta tuttu.
<ımg alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/06/07/fft16_mf273480.Jpeg">
Fenerbahçe'ye sıkıntı veren bir diğer şey de serbest atışlarda yaşadığı düşük yüzde. Fenerbahçe'nin serbest atışlardaki en büyük silahlarının bu maçta kaçırdıkları sayılar inanılır gibi değildi. Hele maçın belki koparma anının ele geçiren Semih'in üst üste attığı serbest atışları kaçırması yine aynı periyotta Grenn'in 0/2 çekmesi bir ara öne geçen Fenerbahçe'nin geriye düşmesine neden oldu.
Bence maçın yıldızı Preldziç'ti. Bu genç oyuncunun bir kaç sene sonra geleceği yeri şimdiden görür gibi oluyorum. Ancak o Fenerbahçe'de kalır mı onu bilmiyorum. Geçen sene yaptığım yorumlarda bunun altını çizmiştim. Fenerbahçe altyapı takımı değildir diye. Preldziç'in kumaşı çok iyi.
Efes Pilsen'de göz çarpan isim de kuşkusuz Kerem'di. Oyunda kaldığı süre boyunca çok iyi organize etti takımını. Efes Pilsen'in çağdışı taktiğinin ötesinde bir oyun çıkardı.
<ımg height="288" alt="" src="http://www.tbf.org.tr/tbfweb/tbfweb2.nsf/bddbb8b0f5e6486fc2257206004154f8/c11a641193a86b50c22575cd005e615a/Blob/2.32E8?OpenElement&FieldElemFormat=jpg" width="220" align="left" border="1">
Son söz Mrsiç için. Bu adam Fenerbahçe'nin efsaneleri arasına ismini yazdırdı artık. Yıllardır her şart altında forma giyerek Fenerbahçe'nin bütün başarılarında başrol oynadı. Fenerbahçe'nin Damir'e olan vefa borcunu bir şekilde ödemesi gerekiyor. O şimdiden yıllardır çocukların Fenerbahçeli olmasını sağlayan heykeli dikilecek bir efsanedir. Son saniyedeki üçlüğü ile de bütün Fenerbahçelilerin gönlünü bir kere daha ferahlattı.
Efes Pilsen bu seride 70 sayıya ulaşabilir mi göreceğiz. Bu onların Fenerbahçe'yi çokm zor durama düşürdükleri son maç da olabilir. Dediğim gibi Efes Pilsen çağ dışı bir basket oynuyor. Son yirmi saniyede topu kenardan oyuna sokamamaları tam bir fiyaskoydu. Ergin Ataman'ın bundan hemen önce mola alması ise Fenerbahçe'nin çok daha yerleşik ve güçlü savunma yapmasına neden oldu.
Şu bir gerçek ki Fenerbahçe savunmada da hücumda da Efes Pilsen'den çok daha iyi görünüyor.
Üçüncü maç kırılma anı olacaktır. Fenerbahçe 10 bin kişilik seyircisi önünde durumu 3-0 yaparsa Efes Pilsen'in iradesini tamamen kırmış olur.
Heyecanlı ancak Efes Pilsen yüzünden çok kısır ve çağdışı bir final serisi izliyoruz.
Uzay Gökerman