Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

13 Mart '09

 
Kategori
Futbol
 

Meira mı ,G.Saray mı?. Sistem mi, birey mi?.

Meira mı ,G.Saray mı?. Sistem mi, birey mi?.
 

Bugün yolumun üzerindeki İddaa bayiinin önündeki tabelada şöyle yazıyordu :

‘’İddaa’da bugün 2 tek maç. Hamburg-G.Saray, M.United-İnter’’.

G.Saray’ın beraberliğine 3.30 - M.United galibiyetine 1.60.

Hani bu oyunu oynama alışkanlığım olsa, son kuruşuma kadar bastıracağım. Bir de M.United galibiyeti kadar, beraberlik normal, yeterlidir de, Galatasaray ya beraberliği bozarsa diye düşündüm. Küçük de olsa bir kupon yapmaktan vazgeçtim.

Ben bu blog’da maçtan beş gün önce yazmışım ‘’Galatasaray bu Hamburg(er)i yer’’ başlığı ile. Falcı değilim. Galatasaraylı’da değilim ama görünen köy de kılavuz istemiyor.

Öyle ‘’G.Saray Destan yazdı’’ gibi gazlı, alaturka manşetlere de katılmıyorum. Galatasaray

1-0 öne geçtiğine göre kazanmalıydı da. Ben, Hamburg’un Galatasaray’dan fazla bir takım olmadığını, hatta daha da ileri giderek, fiziğe dayalı futbolu ile bilinen Alman futboluna uymayan, presten hoşnamayan, güçsüz bir temsilcilerini olduğunu yazmıştım. Hangi maçtan sonra?. 4-1 yenildikleri, Bundesliga’nın son sıralarındaki Abbas yolcu M.Gladbach maçından sonra. Hatta G.Saray’ın sürpriz golcülerle gol bulabileceğini de yazmıştım. Bu sürpriz Ayhan oldu.

Bugün TV de haberleri izlerken, ekranın üst köşesinde, Hamburg 0, G.Saray 1 yazmaz mı?.

Sonuçta Emre Aşık her zamanki gibi takımı 10 kişi bırakmış, maç 1-1 bitmiş. 2. ayak için mükemmel bir sonuç ve Galatasaray, bu takımı bir şekilde yenip, çeyrek finale de kalacaktır.

Ben bu maç için G.Saray’ın yorumlamadım hiç. G.Saray’ı az çok tanıyoruz, neler yapabilecğini de biliyoruz. Önemli olan Hamburg’u analiz edebilmek, buna göre kehanette bulunmaktı..

Bir de baktım ki, bizim Rıdvan Dilmen, beni şoka sokan o ‘’Meira’nın böyle bir maç öncesi satılmasının skandal olduğunu’’ yazan yazıyı yazmış. İnanamadım.

Haşa… Ondan daha iyi bir yorumcu olduğumuz gibi absürt bir iddiamız olamaz. Ben ondan önce, Lefter’leri, sonra, Cemil’lleri, sonra da kendilerini seyretmiş bir neslin temsilcisiyim. Rıdvan’ı hem futbolcu, hem de insan olarak çok beğenir, çok severim. Yalnız onun maç öncesi tahminleri ile, maç sonrası yorumlarnınnı farklı olduğunu görüyorum hep. Biten maçları ne kadar güzel yorumluyorsa, oynanmamış maç tahminlerinde o kadar yanılıyor.

İş hayatında da, spor dünyasında da ‘’şu gitti mi, burası biter’’ denilen nice kişilerin gittiğinde, orasının bitmediğini görmüşüzdür. Sistemin varsa, sistemi oturttuysan, giden sana para da kazandırıyorsa, yeri dolmaz diye bir şey yok. Ronaldinho gidnce Barcelona bitti mi? Daha da mı iyi?. İyinin mutlaka daha iyisi vardır. Önce elinizin altındakinin kıymetini bilip, onlara şans vermesini bileceksiniz. Diğerlerine de yarışma imkanı ve kendini gösterme imkanı sağlayacaksınız.

Ben Hamburg’u seyrettim. Galatasaray bu takımı eler diye düşündüm. Rıdvan gibi hayatı futbol, işi yorumculuk olan bir futbol adamı Meira’nın gönderilmesiyle, turun, para için riske edildiğini yazmış. Sanki adam sıradan bir defans adamı değil de bir Messi, Maradona, Ronaldo. Taraftarın görmek için stadları doldurduğu bir yıldız!.

Rıdvan aynı zamanda bir Teknik Direktör. Yani sahada herhangi bir takımı sahada yönetebilir ama eğer bu kadar isme takılıp da kalırsa hiçbir zaman yorum yaptığı o masadan kalkamaz. Antrenörlük iddiası olamaz. Bu düşüncenin de diğer kolaya kaçan Türk hocaların klasık tarz ve düşüncesinden farkı yok. Cesur değiller. Kalıbı kolay bozmak istemiyorlar.

Ne oldu?. Meira yoktu. Dünya’nın sonu muydu? Nonda bomboş atabilse, maç orada bitecekti.

 
Toplam blog
: 465
: 918
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara