- Kategori
- İlişkiler
Mektup yok, kart yok artık eskisi gibi

izmir mavilim- İclal Aydın ve Tuna Kiremitçi- Köyceğiz
Artık eskisi gibi kimse kimseye kart göndermiyor., mektup yazmıyor. Cep telefonundan gir mesaj yaz ve onlarca kişiye toplu olarak gönder. Ya da internetten yaz bir mesaj, toplu mail olarak gönder sevdiklerine. Ama tatsız. Çünkü toplu olan mesajlarda ruh olmadığı için, işi geçiştirmek gibi bir durum sözkonusu. Kimsenin bir özelliği yok. Herkese gönderilmiş bir mesaj, içinde ben de varım.
Çağın yeniliklerinden yararlanmak gerek elbet. Yeniliklere karşı değilim. Ama insanı unutmadan. Mümkün olduğu kadar insan boyutunu gözardı etmeden.
Bu yılbaşı bir kart geldi. Bir baktım Milliyet Blog'dan değerli bir arkadaşımdan. "izmir mavilim" den. Çoğunuz tanıyorsunuzdur güzel öykülerinden. İzmir'i ondan dinlemek ne keyif veriyor insana. Ve durduk yerde insanın aşık olmasını isteten kusursuz öyküleri.
Kartı alınca birden eskilere gittim. Ne çok kart gelirdi eskiden. Bayramlarda, yılbaşılarda dünyanın kartı gelirdi. Postacıyı dörtgözle beklerdik. Şimdiki postacılar da bir garip. Kredi kartı ekstresiyle, icra takip bildirimlerinden başka bir şey getirdikleri yok. Postacı gelince "bak postacı geliyor, hemen kaçalım" diyesi geliyor insanın.
Neyse! Böyle bir güzelliği yaşattığı için sevgili doktorumuz "izmir mavilim" e ne kadar teşekkür etsem azdır. Telefon açarak teşekkürümü bildirdim. Bu güzel dostça davvranışının örnek olmasını isteyerek bu blogu yazmaya karar verdim. Kendi iznini alarak bir resmini de koyuyorum. Hangi resmi koyacağımı bilmiyor. Biraz siluet gibi olsun dedi ama ben kendi objektifimden birkaç yıl önce değerli yazar Çetin ALTAN' ı ziyaret ettiğimizde Köyceğizde çektiğim İclal Aydın ve Tuna Kiremitçi'nin de karenin içinde yer alan resmini yayınlıyorum. Umarım beğenir.
Tekrar binlerce teşekkür dostlara verdiği önem için!
Çağın yeniliklerinden yararlanmak gerek elbet. Yeniliklere karşı değilim. Ama insanı unutmadan. Mümkün olduğu kadar insan boyutunu gözardı etmeden.
Bu yılbaşı bir kart geldi. Bir baktım Milliyet Blog'dan değerli bir arkadaşımdan. "izmir mavilim" den. Çoğunuz tanıyorsunuzdur güzel öykülerinden. İzmir'i ondan dinlemek ne keyif veriyor insana. Ve durduk yerde insanın aşık olmasını isteten kusursuz öyküleri.
Kartı alınca birden eskilere gittim. Ne çok kart gelirdi eskiden. Bayramlarda, yılbaşılarda dünyanın kartı gelirdi. Postacıyı dörtgözle beklerdik. Şimdiki postacılar da bir garip. Kredi kartı ekstresiyle, icra takip bildirimlerinden başka bir şey getirdikleri yok. Postacı gelince "bak postacı geliyor, hemen kaçalım" diyesi geliyor insanın.
Neyse! Böyle bir güzelliği yaşattığı için sevgili doktorumuz "izmir mavilim" e ne kadar teşekkür etsem azdır. Telefon açarak teşekkürümü bildirdim. Bu güzel dostça davvranışının örnek olmasını isteyerek bu blogu yazmaya karar verdim. Kendi iznini alarak bir resmini de koyuyorum. Hangi resmi koyacağımı bilmiyor. Biraz siluet gibi olsun dedi ama ben kendi objektifimden birkaç yıl önce değerli yazar Çetin ALTAN' ı ziyaret ettiğimizde Köyceğizde çektiğim İclal Aydın ve Tuna Kiremitçi'nin de karenin içinde yer alan resmini yayınlıyorum. Umarım beğenir.
Tekrar binlerce teşekkür dostlara verdiği önem için!