- Kategori
- Deneme
Melekler ölürken

melekler ölürken
İNÖNÜ Caddesinde kopan cayırtı, aslında bir kıyametin koptuğunun habercisiydi ama bizler gece karanlığında anlayamamıştık, ambulansların can hiraş çığlığını. Nasıl da yarıyordu geceyi yarap, kulaklarda imdat çığlığı...
Derken kan kardeşim Duman aradı, kolların ve bacakların koptuğu, insanlığın yerle bir olduğu mekândan. Oysa daha bir kaç saat önce, köşede dondurma yemiş hayata ve kızlara dair aynı nakaratı çaldığımız cümleleri ediyorduk orada. Şimdi ise aynı sokakta 4 yaşında, bir eli annesinin elinde, bir eli dondurmasındakanayan gövdesiyle up uzun yatıyordu ölüme bir kız çocuğu... Tek günahları serin bir Temmuz akşamında sevdikleriyle dışarı çıkıp, iki lokma mutluluk yaşamak olan bu insanlar, kuru birer yaprak gibi seriliyorlardı ölüme. Ölüm yine tap tazecik bedenleri kandırıyordu caninin ellerinde.
Çok merak ediyorum o saldırıyı gerçekleştirenler acaba akşam televizyondan haberleri izlemişler midir?İzlemişlerse, yaptıkları hakkında ne düşünmüşlerdir. Vay be iyi patlatmışız ha! Ya da tüh be bomba parasını bile çıkaramadık mı demişlerdir. Ne düşünmüşlerdir bu insanlıktan bir gram bile almamış müsvetteler! Ajanslar merak içinde, bomba canlı mı? Cansız mı? Yoksa patlayıcı plastik mi yahut metal mi? Ne fark eder 4 yaşında bir kız çocuğu up uzun, elinde daha bitiremediği dondurmasıyla yerde kanarken... Tap-tazecik titreyen bedenini anne gibi sarmışken ölüm!
Kolların ve bacakların yerle bir olduğu gecede, ihanet bu kadar mı kurnaz olurdu? İlk bomba ölüm habercisiikincisi cellât olmuştu. Ama yardımseverliğinden ama saflığından ama merakından ölüme dörtnala koşan bu insanları garipsemiyorum ben. Çünkü onlar değil miydi 17 Ağustos depreminde enkazın altına kural tanımadan girenler! Her çıtırtıda kaçacaksak yer de yatana kim yardım edecek! Biz böyle bir milletiz Atalarımızdan aldığız da budur. İster saflık değin ister ahmaklık, biz buyuz! Nerede bir çıtırtı bir gürültü varsa biz oradayız, ölümüne! Siz buna cahillik değin ben buna yardımseverlik!
Hangi Terör örgütü üstlenir? Hangisi bir diğerini suçlar bilemem ama bildiğim bir şey var; Güngören'de bir gece vakti insanlar son gecelerini yaşadılar, suçları bir nebze temmuz havası almak. Terörün bu kadar vahşi olanına az rastlanır ne bir asker ne bir polis direk masum insanların yaşadığı, meleklerin dondurma yiyip havuz kenarında serinlediği bir mekâna bırakıldı bomba. Ama katiller bilmiyor, onları bekleyen cehennemin dibi, meleklerse zaten ölümsüzdü...
28 temmuz 2008