- Kategori
- Gündelik Yaşam
Memleketimden insan manzaraları

Doğasıyla, güzel insanları ile bir başkadır Anadolu toprakları...
Dört köşesinde her türlü güçlüğe göğüs geren, yaşamın sadece karanlık yüzünü değil, gülümseyen yüzünü de yaşatan insanlarla dolu bir Anadolu’da yaşıyoruz.
Bazen küçük şeylerden mutlu olan, bazen kaderine razı, bazen aşırı heyecanlı insanlar…
Karlı dağların biraz ötesi deniz, denizin biraz ötesi yayla.
Bir yanda kaplıca, orman, bir tarafta tarla, bağ-bahçe, ova.
Ve bu topraklardan çıkan binlerce öykü, kıssadan hisse…
Anadolu’nun herhangi bir yerinde “işsiz işçilerin” toplandığı alanda gündelik iş bulma umuduyla bekleyen bir vatandaş:
-Amca iş mi bekliyorsun?
-Evet
-Ne iş yaparsın?
-İnşaat işlerinden anlarım.
-Her gün iş çıkıyor mu?
-Yooo….Bazen haftada bir iki.Bazen on günde iki üç.Oluyor bir şeyler işte.
-Yevmiye iyi mi?
-Eh işte…yirmi, otuz ne denk gelirse..
-Patron yemek veriyor mu?
-He ya…
-Ailene sen bakıyorsun…
-Tabii…
-Sosyal güvencen var mı?
-O yok işte..
-Çocuk…
-Sekiz tane.
-Maaşallah. Zor olmuyor mu?
-Yoo.Hepsi bir hanımdan değil..Bu bir şey mi, milletin 15-20 tane var. Benim çok değil.
Tarlada pamuk toplayan çocuklardan on üç yaşında bir kız çocuğu.
-Okula gidiyor musun?
-Yok, çıktım.
-Kaça kadar okudun?
-Beşe kadar.
-Neden bıraktın okulu?
-Babam, para yok, veremem dedi, aldı okuldan.
-Parmağındaki bu yüzük nedir?
-Nişan yüzüğü.
-Sen nişanlı mısın? Ama daha on üç yaşındasın….
-……..
Bunlar ve benzeri diyaloglar günümüz Türkiye’sinden …
Nice kahramanlar, yiğitler, efeler yetiştiren bu topraklarda;düşündüren, düşündürürken de güldüren, bazen de üzen çok hikâye var.
Kırmızı ışıkta geçen kadına trafik polisi bağırır:-Hanım, hanım! Görmüyor musun kırmızı yanıyor, nereye gidiyorsun?
Kadın cevap verir:-Ne bağırıyorsun, acelem var! Görümceme gidiyorum.
Bu topraklarda çok hikâye var….