​ Memnuniyet anlık, mutluluk günlük; sevgili daldan dala, aşk bir öpücük / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '16

 
Kategori
İlişkiler
 

Memnuniyet anlık, mutluluk günlük; sevgili daldan dala, aşk bir öpücük

Memnuniyet anlık, mutluluk günlük; sevgili daldan dala, aşk bir öpücük
 

Samimi ve temiz duygularla yüreğin istediği doğrudur, gerisi beni ilgilendirmez. Bu nedenle yukarıdaki başlığı kitaplardan araştırmayın, yüreğinize sorun.

Tabii ki bu yine de çoğu şeylerimiz gibi göreceli yani “bana göre, sana göre” durumuna giriyor, ben böyle diyorum sen de başka türlü dersin. Ama böyle diyenlerin(böyle düşünenlerin) de ben toplumda çok fazla olduğunu düşünüyorum, yani bu düşüncenin toplumda karşılığı var.

Ben bu görüşü savunanlardan bir tanesiyim. Ve işte bu görüş için “Doğru değil, zampara görüşü, serseriler böyle düşünür” gibi değerlendirmeleri kendi adıma ve toplumda aynı anlayışa sahip olduğunu düşündüğüm kimseler adına reddediyorum.

“Bunlar gelip geçici şeyler, insanı mutlu etmez” Olabilir, herkes istediği gibi düşünebilir. Bir şey hoşuna gider o an memnun olursun, su içmek gibi. Güzel bir olay olmuştur o gün mutlu olursun.

Sanırım bunlar konusunda pek itiraz yok. Ama hani siz ölünceye kadar mutluluk diliyordunuz, saadetin daim olsun falan. Ama biz günlük yumurta gibi günlük mutluluğu istiyoruz. Sevdiğiniz bir dağ karşınızda ömür boyu dursun. Bakın bakın mutlu olun. Biz böylesini tercih etmiyoruz. Dünyada daha güzel dağlar var, bugün birine yarın öbürüne gideriz.

Sanki yaşamın akışı da bizi destekliyor. Keza hayvanlar âlemi öyle; bitkiler, doğa, iklim… Üstelik bizimki daha doğal ve yapımıza uygun. Aslında duygularımız bir dağı ömür boyu bekleyecek yapıda değil; ama sanırım işin içine insanlık idealleri/dürüstlük/onur vs giriyor ve bizler bunların baskısıyla ruhumuzu ve kalbimizi mahkûm ediyoruz. Belki de bazılarımız kaplumbağa bazılarımız da kuş karakterli. Ya da belki bunda yetişme tarzlarımızın ve kültürümüzün etkisi var.

Yine de böyle şeyler böyle olduğu zaman sanki değeri azalıyor. Ama işte bizi değer ilgilendirmiyor, biz değerlerle yaşamıyoruz. Bizimki doğal, içimizden böyle geliyor. Karşıt görüştekiler ise bunları kendileri yaratıyorlar. E onlar yaratınca da başka türlü oluyor. Etkilenme ruhlarını kalplerini o yana doğru çeviriyor.

Bu görüşü savunmayanların aynı zamanda muhafazakâr ağırlıklı oldukları da düşünülürse belki yukarıdan gelen emir ve yasaklarla çizginin öbür tarafında kaldılar. Zamanla alışınca da o yol yolları oldu.

Bizim bu yolumuz onlar için kaçamak, onların yolu ise bizim için sıkıntı. İçlerinden karakter olarak bize benzeyenler ama aynı zamanda da muhafazakâr olmaya çalışanlar yine bizim gibi yapıyorlar. Buna hata diyorlar, bir nevi günah işliyorlar. O zaman bizim yatacak yerimiz yok; çünkü biz hep böyleyiz.

Bu anlayış sakıncalı mı değil mi ortaya çıkması lazım. Valla ben ömrümün sonuna kadar bir dağın karşısına oturup bekleyemem.Memnuniyet anlık, mutluluk günlük; sevgili daldan dala, aşk bir öpücük!

Muhafazakârların (yani karşıt görüştekilerin) daha az mutlu olduklarını düşünüyorum. Ama o bizde olmayan insani iç dünyalarıyla mutluluklarını zamana yayarak kendilerini hep mutlu hissedebilirler. Bizde ise külah bitince dondurmanın zevki de biter. Bilmiyoruz işte hangisi gerçek mutluluk. Yalnız onların mutluluğunda acı, pişmanlık gibi şeyler vardır; bunlar bizde yoktur. Çünkü biz kabul edeni isteriz, onlar kabul etmeyeni de. İçlerinde Yedi Cücelerin prensesine âşık olup da kavuşamadım diye acı çeken bile var.

Doğrudur bizimki pek insani değil, azıcık hayvani; ama ne tuhaftır ki ölüm zulüm onlarda; bizim yüzümüzden gözyaşı döken fettan yok. Onurlu sevgi hak edilmiş mutluluk diyorlar onlarınkine, sanki biz omzumuza vurup zorla götürüyoruz. Bir şey diyemem, onlar öyle biz böyle…

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..