- Kategori
- İlişkiler
Sevgi daima kazanır mı?

Bir gece vakti, ben boncuklarla yeni tasarımlar peşinde evi dağıtmışken geldiler. Misafir ağırlamaya hiç de hevesli değilken, umursamaz bir şekilde karşıladım. Konuşuyordu sürekli, anlatıyordu kendini. Etkilendim, keyif aldım sohbetinden, arkadaşımın arkadaşıydı, güven veriyordu. Filmleri tereddütsüz verdim, istediklerini aldı, bu aynı zamanda devamlılık sağlayacaktı yeni başlayan arkadaşlığımıza. Konuştuk durduk geç vakitlere kadar. Sonra hep konuştuk. Her şeyden yakındı, içtendi, akıcı ve sıcaktı, çok hoştu… Hiç bir şey düşündürmeyecek kadar hızlı ve doğaldı aramızda olan her şey, sohbetimiz, yakınlığımız. Bu paylaşım çok özlediğim, beklediğim, hatta umutsuzca aradığım beraberlikti. Sonunda gelmişti işte bir gece vakti.
Sonra geçmişten gelen henüz soğumamış bir ilişkinin gölgesi düştü üzerimize. Bu beraberlik benim için aşktı, onun için neydi? Onun için ne olduğu benim için önemli değildi. Biz derin bir paylaşım yakalamıştık, benim duyduğum aşk güçlüydü. Geçmişin gölgesi üzerinden gittikçe aşk gelirdi belki, belki de gelmezdi. Çokta önemli değildi benim için. Eksik duygulara inat paylaşım güçlüydü. Her şeyi zamana bırakmak en iyisiydi. Zaman eksikleri tamamlardı belki. “Az olan çoktur” yasası işliyordu benim için. Zaman zaman eksik olanı hatırlamasam ne iyi olurdu. Birini hesapsızca, düşüncesizce sevmek güzeldi. Cesaretimi sevdim ve daha çok tutundum beraberliğime, umudumu yitirmeden umutsuzca. Sevgi daima kazanır mıydı? Kazansın istiyordum şimdi…
Sevgi sözcüklerine yer yoktu ama üretkendi. Bir aşktan ve bir hoşlanmadan böylesi bir paylaşım çıkıyorsa daha fazlasını istemek niye? Zaman iyileştirir, pekiştirir, sevgi kazanır diyordum. Şimdi burada olması bütün bunlara rağmen iyiydi. Zaman zaman sevgi sözcüklerini, gerçek bir sevgiliyi özlemesem işim daha kolay olacaktı. Hoşlanma; sevgiye, aşka dönüşür müydü? Dönüşür. Sevgi bitebildiği gibi başlayabilirdi de neden olmasın? Ama olmadı…