- Kategori
- Kitap
Meracel Bahreyn
Aşka yanınca kanatlarım gül olur..
Uzunca bir yolun ardından antik kent olan Bergama’daki Asklepion’a ulaşmışlardı. Büyükçe giriş Kapısında “Ölümün girmesi yasaktır” yazan, “Vasiyetnamelerin açılmadığı yer” olarak da bilinen Asklepion’da bugünde hasta tedavisinde hala kullanılan telkin ve fizyoterapinin çeşitli şekilleri uygulanırdı. Zehra antik kentin kapısından girerken gözleriyle o yazıyı aradı. Ormanla denizin birleştiği yerdeydi bu kent. Dik yamaçlarına yaslanmış antik tiyatrosuyla ana caddesini temsil eden genişçe yoldaki sütunlarıyla masallardan günümüze kalmış izlenimini taşıyordu. Her köşesini fotoğraflama peşindeydiler.
Zehra, antik kentin tam merkezi kabul edilebilecek noktadaki yılanlı sütunu fotoğraflarken bir an için dünya tarihindeki hayvan metaforlarının taşıdıkları anlamları merak etmişti. Buradaki çift başlı yılan figürünün sağlığı temsil etiğini düşünmesi çok zor bir şey değildi. Ne de olsa Asklepion tıbbın başkentindeydi..
Tarihe bakıldığı zaman tıbbın en çok geliştiği yer olarak, ilk aklımıza eski Mısır gelir aslında.. Orada kullanılan mumyalama teknikleriyle doğal olarak tıbbın gelişimine ışık tutulmuştur diye düşündü Zehra. Yalnız Asklepion'un bir farkı vardı buraya ölümün girmesi yasaktı.. Zehra bu derin düşüncelerde yüzerken onu karaya çıkaracak bir sal hayal etti. Ona yolunu gösterecek bir sal ve onun yönünü belirleyecek bir rüzgar..
Karintiyen tarzda sütunların arasından geçerken denizin mavisinin doğanın yeşiliyle dansına şahit olmuştu. Bu muhteşem doğanın içinde inci gibi beliren antik kent Zehra'nın hayal dünyasına ziyafet sofrası olarak hizmet ediyordu.Bir an olsun o dönemde yaşamayı arzuladı. O sırada Zehra'nın gözüne bir kaç saniye için görüntü geldi. Hayal mi gerçek mi kestiremiyordu. Yaşlı bir kadın küçük bir çocuğa nefes alması için yardımcı olmaya çalışıyordu. Kadın dönemin rahibelerini andırıyordu. Zehra, Müjde'nin hafifçe saçını çekmesiyle irkildi..
''N'oldu kuzum?" diye sordu Müjde. Zehra renk vermedi;" Hiç.."
Kimdi o kadın ve o çocuk? Zehra hızla delirdiğini düşünmeye başladı.. O sırada kader acıktığını söyledi, yemek yemek için İzmir'e indiler..