​ Mersin kokulu “3 puan”, Fenerbahçe’ye mi, Beşiktaş’a mı kısmet olur? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '11

 
Kategori
Futbol
 

Mersin kokulu “3 puan”, Fenerbahçe’ye mi, Beşiktaş’a mı kısmet olur?

Mersin kokulu “3 puan”, Fenerbahçe’ye mi, Beşiktaş’a mı kısmet olur?
 


İki yaralı takım:

Fenerbahçe, Beşiktaş.

Hangisinin yarası daha derin, tedavisi mümkün mü, şimdiden belirleme olanağı var mı?

Bilinmez!

“Yara” nedir, “dert” nedir, “tedavi yöntemi”  nedir, bunları ve benzerlerini sormaya gerek var mı?

O da bilinmez!

Futbolcuların “cisim”leri sahada, akılları başka yerlerde, ayakları/ kafaları “top”la alışverişte. Bu durumda, futbolcudan ne beklenir?

O da bilinmez!

Düdük çalar, maç başlar, düdük çalar, maç biter; kafalarda soru işaretleri, kuşkular... Gel gör ki, bunlar hiç bitmez, zaman zaman da katmerleşir. Kafa karışıklığı ne zaman biter, top peşinde koşan ayaklar, ne zaman kendinde olur?

O da bilinmez!

O kadar bilinmez içinde karşınıza bir “derbi” denen bir maç çıkar!

Hadi, ad koyalım, bizim millet adına iş yaptığını söyleyenler ad bulmayı çok severler ya, geçici olarak onlara özenelim, koyalım adını:

Avrupa Yakası!

Ve bir soru soralım:

Avrupa Yakası’nda başrolü, önce halk ağzıyla “Kim kapar?”, sonra kibarca “Kim oynar?” diyelim.

Diyelim de, sorumuzun yanıtına ipucu olacak değerlendirmeler yapalım.

Önce, evsahibi Beşiktaş’tan başlayalım:

Beşiktaş, haftaya Mersin’de iyi başladı; 3 puan cepte İstanbul’a döndü. 28 yıl aradan sonra, o da Fenerbahçe gibi, Mersin ziyaretinden İstanbul’a, İstanbul’daki asıl taraftarına armağan götürdü:

Mersin kokulu 3 puan!

Beşiktaş, son haftalarda sıkıntılı/ydı.

UEFA Avrupa Ligi’nde umduğunu son iki maçta bulamadı. Spor Toto Süper Lig’de kendi sahasında Kayserispor’a yenildi. Sakatları, bir türlü form tutturamayan futbolcuları var.

Veli Kavlak ile Mustafa Pektemek, bunlara zaman zaman güven vermeyen kaleci Cenk’i de ekleyelim, güzel oynadılar, 3 puanda onların payını da göz ardı edemeyiz.

Beşiktaş, Mersin’de depoladığı moralle, Fenerbahçe karşısına çıkacak.

Beşiktaş, ne yapabilir?

Genelde evsahibi takımın “avantajlı” olduğundan dem vurulur. Öyle bir hava yaratılır ki, rakip, yok sayılır. Oysa futbolcuların o günkü “güç”ü, o günkü koşullar, ortam belirleyici olur.

Sonra, Fenerbahçe’ye, konuk takıma gelelim:

Fenerbahçe adı,”deplasman fatihi”ne çıkmış. Deplasmanlar, sonuçlara bakılırsa, Fenerbahçe’den sorulur. Kendi sahasında aldığı iki beraberliğe bakmayın. Özel iki günün iki beraberliği onlar.

Manisaspor maçında, futbol tarihinde sadece, ilk kez, kadınlar ve çocuklar doldurdu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nı.

50 bin dolayında böyle seyirci karşısında, gel de, oynayabilirsen oyna!

Geçen hafta, tribünleri dolduran, siyahlara bürünen taraflar, bir yandan Hakkari’deki şehitlerimizi, öte yandan Van depreminde yaşamlarını yitiren yurttaşlarımızı andılar.

Duygusal ortamda gel de oyna?

Maçtan önce Selçuk Şahin’in söyledikleri, Fenerbahçeli futbolcuların kendilerini maça veremeyeceklerinin işaretini veriyordu.

Ama Fenerbahçe, “deplasman fatihi” unvanı koruyor; bunu Avrupa Yakası’da korumaya çalışacak.

*****

Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde, Avrupa Yakası başrolünü kim oynar?

Her ikisi de Mersin’de, Mersin kokulu “3 puan”ı çok sevdi, aldı İstanbul’a taraftarlarına armağan niyetine götürdüler. 28 yıl sonra geldikleri Mersin’de, baktılar, “eski üç puanların tadı” değişmemiş.

Biliyorum, geçen pazartesi Fenerbahçe’nin, bu pazartesi Beşiktaş’ın damağında kaldı Mersin kokulu “3 puan”ın.

Ben de, bugün İstanbul’a gidiyorum. Elim boş olmasın diye, Mersin’de tadılan o Mersin kokulu “3 puan”dan armağan niyetine yanımda götürüyorum.

Bakalım, Mersin kokulu “3 puan” kime kısmet olacak?

Mersin’de Mersin kokulu “3 puan” çok; ama bu sadece “Büyükler” için. Bu puanı tadan, tadı damağında kalan Fenerbahçe ya da  Beşiktaş’ın ağzındaki tat gitmeden, yetiştireyim dedim.

*****

Futbolcular, ilk yarı için maça başladıklarında ben de havalanacağım. Tıpkı Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın havalandığı havaalanından İstanbul’a uçacağım. Maçın bitişiyle, benim İstanbul’a havadan inişim, aynı zamana denk gelecek

Acaba ben hangi havaalanına ineceğim?

Söylemem, söylersem, “izdiham”dan havaalanından çıkamam!

İyi seyirler!

TURGUT ÇELİK/ Mersin

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..