Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
235
 

Mezarlıkta

Geçen gün bir arkadaşın dedesinin cenazesinde idim. Namazdan sonra mezarlığa gittik. Orada beklerken yeni mezarları gördüm. Denk gelmiş çocuk bölümünün yanında idi mezar yeri. Çocuğu, bebeği olan birisi beni daha kolay anlar; çok zor bir andı. Onlarca ufacık yeni mezar yan yana, dip dibe yatıyordu. Bazılarında isimler, tarihler, bazılarında ise plastik, gerçek çiçekler. Kim bilir hangi anne babalar yavrularını getirip oraya teslim etmişlerdi. Allah kimseye göstermesin o acıyı.

Biraz ileride benim doğum yılımda doğmuş, bu sene ölmüş birisinin mezarı vardı. O mezara takıldım kaldım. Yatışım kim bilir benim gibi neleri ertelemiş, neleri ilerliyen yaşlarda yaparım demiş, hangi konuları kendine dert edip günlerini harcamış. Böyle durumlarda hep yaptığım gibi hayatın değerli olduğu, bu zamanın birdaha geri gelemiyeceğini kendi kendime söyleyip hayatı yaşamam gerektiği konusunda kendimi ikna ederim.

Bu ikna çok sürmez ama arada sırada hatırlarım, soluk alır çeviririm bir arkadaşın numarasını "Merhaba" derim. Aranmak nasıl hoşuma gidiyorsa arkadaşımında hoşuna gideceğini düşünürüm. Akşam eve yürüyerek giderim etrafı seyrederek. Zamanla azalır bu günü yaşamak isteği taki ki başka bir mezara, habere kadar.

Belki de carpe diem...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 428
Kayıt tarihi
: 20.03.08
 
 

İstanbul'da yaşayan otuzlarının sonlarında konuşmak, fikir beyan etmek, zaman içinde görüşlerinin se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster