- Kategori
- Siyaset
MHP değişiyor mu?

MHP’de değişim lider portresi ve söylem değişiyor mu? Son basın toplantısına çıkan MHP lideri Devlet Bahçeli alışık olandan öte bir görüntü çizdi. Yüksek sesle bağıran , agresif söylem tarzını bırakmış sakin ve espirili bir lider portresi çizdi. Wikilieks sitesinin yayınladığı belgelerde sekiz İsviçre bankasında hesabı olduğunu iddia eden belgeleri Türkiye Devletinin Başbakanına yapılmış bir operasyon olarak görmesi (şayet belgede ki iddialar doğru bile olsa bizim iç meselemiz olduğu) ve aynı zamanda kendi içişlerimize müdahale olarak gören bir bakış açısıyla , Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ a destek çıkması ile BDP’ lilerle tokalaşması, alevi kesimle kurulmaya çalışılan sıcak diyaloglar ve Ergenekon davasındaki gelişmelere göre dikkatli tavır sergilemesi, CHP ile aynı kulvarda görünmemeye çalışması değişimin dikkat çeken belirtileri olarak görebiliriz.
D. Bahçeli Başbakanla yapılan gergin atmosferli siyasi diyalogların siyasi anlamda getirisi olmadığını gördü. Toplum yüksek perdeden yapılan konuşmaları fazla benimsememektedir. Uzlaşmacı ve çözüm yanlısı tutumları daha çok benimsemektedir. MHP şayet sağda merkezdeki oylar ile muhafazakar ve dini ağırlıklı oyları kendine çekecekse R.T. Erdoğan’la çatışarak değil ; uygun üslupla iktidarı eleştirirken , aynı zamanda da makul çözüm yollarının ortaya konulması gerekliliğini anlamış oldular.
Adalet Kalkınma Partisi tabanında daha ağırlıklı olan Sünni motifli düşünme biçimi, MHP tabanında daha az yer alması nedeniyle , MHP’ li halk ozanlarının , bazı Alevi MHP’lilerin de yardımıyla Alevi cemlerine iştirak etmeleri , MHP ile Alevi kesim arasında buzların erimesinde etkili olduğunu söyleyebiliriz.
BDP ile toklaşma göstermektedir ki MHP Kürt sorunun çözümü ve açılım konusunda farklı tutum ve davranış gösterirse fazla şaşırmamak gerekir. MHP’li olan Kürt kökenli ülkücüler , MHP ‘nin çözüm önerilerini, özellikle Kürt kökenli olan yurttaşlarımıza anlatmada öncü rolü oynayabilecekleri düşünülebilir.
Şayet, MHP iktidara talip olacaksa sadece yolsuzlukları değil , işsizliliğin , gelir adaletsizliğinin nasıl ortadan kaldırılacağının da çözüm yollarını ortaya koymalıdır.MHP’nin Lider ve parti olarak kendisini halk kitlelerine tanıtma da eksikliği bulunmaktadır. MHP ‘nin Medya ile gerek kendinin mesafeli tavrından gerekse medya ya hakim olan güçlerin MHP’ye düşmanca tavırlarından dolayı , yıldızı medya ile barışık olmayan bir parti görünümünden de uzaklaşmak istemektedir. Son zamanlarda medya ayrımı göstermeden yapılan basın toplantılarında ki diyalogları medya ile sıcak temas kurma çalışmaları olarak görebiliriz. Ancak, MHP, ( AKP’yi iktidara büyük ölçüde taşıyan yerel yönetimdeki yaptığı çalışmalar) kendi partisine ait yerel yönetimlerde yaptığı başarılı çalışmaları Ankara Beypazarı ilçesi hariç sayarsak , halka anlatmakta fazla başarılı olduğunu söyleyemeyiz.
MHP ‘de imaj değişikliği tavandan tabana yayılmaz, MHP’lilerce de yeterince anlaşılmaz ve benimsenmezse MHP’nin seçimlerde yeterince başarılı olacağı kuşkuludur. MHP parti içindeki iletişim kanallarını( parti içi demokrasinin sağlanması ) açık tutarken , ülkede demokrasinin gelişmesini sağlayıcı politikalar üretmeli, bireyin gelişmesinin önündeki engelleri kaldırmaya çalışmalıdır. Seçim sisteminin demokratikleşme yönünde değişmesini ve dokunulmazlıkların kaldırılmasını ısrarla istemelidir .
Yine MHP İstanbul, Ankara ve İzmir’de şehirli politika ve söylemler geliştirerek özellikle gecekondu semtlerinde yoksulluğu giderecek ekonomik politikalarla oylarını % 25’ in üzerine taşımak zorundadır. Ayrıca , gelir ve paylaşım adaletsizliğini azaltıcı sosyal ekonomik politikalar ile bölgesel kalkınma politikaları ortaya koyarak , ülkenin her tarafında oy potansiyelini artırmanın yolunu bulmalıdır. Global kapitalist güçlerle ilişkilerinde mesafeli tavrını biraz olsun esneterek , reel gerçeklik olan bu güçten ülke kalkınmasında nasıl faydalanabileceğini öğrenmek zorundadır.
Şu gerçekte idrak edilmelidir ki , Türkiye'nin bölgesel güç olarak ekonomik ve politik anlamda hızlı bir şekilde yükseliyor olması , bu yükselmeye uygun politiklar üretilmesini gerekli kılmaktadır. MHP'de bu gelişmeleri dikkate alarak, kendi ulusal ve uluslararası politiklarını oluşturmalıdır.
MHP’nin bu değişim çalışmalarının parti tabanınınca ve halkımızca ne kadar kabul göreceği de, kamu oyunca merak konusu olmaktadır.