- Kategori
- Siyaset
MHP'nin zayıf karnı: Adın çıkacağına canın çıksın!

70'li yılların idealist sivil komandoları, 12 Eylül'ün borunduruğundan kurtulur kurtulmaz kendilerini boşlukta bulmuşlardı. Ortada 70'li yılların sokakları da kalmamıştı. Üstelik ebedi düşmanları komünizm de kendiliğinden sessiz sedasız terki diyar etmişti! İşsiz, güçsüz, mesleksiz sap gibi ortada kalmışlardı. Şimdi karşılarında dağ gibi duran bir de hayat mücadelesi vardı. Geçmişte kader birliği yapmış arkadaşlardan bazıları çaresiz yeniden kenetlendiler. Mizaçlarına uygun kendi sektörlerini yaratmak zorundaydılar. Çok geçmeden ekonomimiz yeni bir sektörle tanıştı: Çek-senet tahsilatı sektörü!
70'li yılların kanunsuzları yeni bir kanunsuz denizlere yelken açmışlardı. 90'lı yıllardan itibaren "ülkücü mafya" gazete manşetlerini süslemekteydi.
Türkeş, kendi elleriyle yetiştirdiği evlatlarından hiç bir zaman gocunmadı, onlarla gönül bağını koparmadı, birlikte anılmaktan ve görülmekten endişe etmedi. Belki de bunu bir vefa borcu olarak gördü.
Ama ortada bir çelişki vardı: Çünkü hareket temelde siyasiydi ve nihai amacı da siyasi iktidarı ele geçirmekti. Oysa yeni görüntü ekonomikti ve esas amaca da zarar vermekteydi.
Türkeş'in ölümünden sonra onun yerine geçen Bahçeli ilk iş olarak MHP üzerine yapışmış bulunan bu kötü ismi silmeye ve zamanla unutturmaya yöneldi. Adı bu olaylarla anılan kişileri partiden uzaklaştırdı ve MHP'nin gençlik kolları gibi görülen Ülkü Ocaklarının sokaklarda ve üniversitelerde olaylara karışmamaları için azami gayreti gösterdi.
Bahçeli çok iyi biliyordu ki, eski görüntüyle marjinallikten kurtulmak imkansızdır. Ayrıca sokaklara inmek için 70'li yıllardaki gibi bir sebep de yoktur. Siyasi iktidar için merkeze yanaşmaktan başka bir çare de kalmamıştır.
Ama Bahçeli ne yaparsa yapsın, MHP'nin geçmişini bir "zayıf karın" olarak taşımak zorunda. MHP'li biri, bir yerde, sıradan bir kavgaya karışmayı görsün, ya da Meclis'teki son kavgada olduğu gibi, MHP milletvekilleri bir kavgaya karışmasınlar, zihinlerde hep 70'li yılların sokak savaşçıları ve 90'lı yılların çek-senet tahsilatçıları canlanacaktır.
Hani derler ya: "Adın çıkacağına canın çıksın" diye, işte o hesap...
Kimbilir belki bunda biraz da gerçeklik payı vardır. Çünkü bu, bir karakter meselesiydi: Bin atlı akınlarda, bin atla dev gibi bir orduyu yenen ataları gibi cengaver olmak için sokaklara çıkmışlardı onlar!
Tecrübeyle sabit olmuş bir gerçek var ki; "Can çıkar da huy çıkmaz", ya da "Bir insan yedisinde neyse, yetmişinde de odur".
Ve dünün sokak savaşçılarından bazıları bugünün milletvekilleri olmuşlar!
Eminim, Meclis'te yaşanan kavga olayına en fazla Bahçeli üzülmüştür.
Not: Kastedilen tabii ki zihinlerdeki kanaatlerdir, geneli kapsamamaktadır. Bu kapsama girmeyen MHP'lileri tenzih ediyorum.