- Kategori
- Aile
Milattan Sonra...
Milattan öncesinden bahsetmiştim geçen yazımda. Hüzün ve karanlık dolu bir dönemin bitmesi de kızım Neslihan'ın dünyaya gelmesi ile oldu. İşte benim miladım da kızımı kucağıma aldığım o andı.
Küçük bir can taşımak çok heyecanlı olsa da kucağınıza almadan kokusunu içinize çekmeden gerçekten farkına varmıyor insan. O an hem sancılı doğum sürecinin bitmesi ile gelen mutluluk hemde karanlık çağın bitmesinin vermiş olduğu heyecan öylesi bir rahatlama ve huzur getiriyorki sanki hayatınızda başka bir boyuta geçmiş gibi hissediyorsunuz.
İşte benim yeni Neslihanlı boyutumde böyle başlamış oldu. Hayatım boyunca birçok şey oldum. " Evlat" "arkadaş" "dost" "eş" "ast" "üst" bu sıfat ve ünvanların hiç biri Neslihan'ın bana bahşettiği " ANNE" ünvanın verdiği mutluluk gurur ve sevinci vermedi...
Artık anne olmuştum. Ne kadar huzur verici ne kadar çok sorumluluk yükleyici ne kadar hayvan bırakan bir sıfat değilmi? Anne; ne zaman bir sorunla karşılaşsak nezaman düşsek ne zaman canımız sıkılsa hayatımızın hangi anında olursa olsun bir fırtına kopsa hayatımızda sığınacak en güvenli liman olmamışmıdır annelerimiz. Bende artık bir canın küçük bir ruhun en güvenli limanı olmuştum. Sevgili anneler eğer bu yazımı okursanız bunu dikkate almanızı rica ediyorum. Siz masum küçük bir canın sığınacağı tek limansınız artık.
Hayatımın bir dönemi asla karanlıktan çıkamayacakmışım gibi gelirken, şimdi ise her sabah uyandığımda güneş yanıbaşımda yatıyor ve günümü, ömrümü, yolumu, içimi aydınlatıyor.
Herkesin milattan sonrasına biran önce geçebilmesi dileği ile sağlıkla kalın...
Yeliz C. KARAHAN