- Kategori
- Siyaset
Milli düşmanlık…

Hayatta insanların yaşadığı toplumları kucaklayan milli değerler vardır. Üzerinde taviz verilemeyecek kutsal değerlerdir bunlar. İşte bu değerler sayesinde toplumlar millet olma özelliğine erişir. Ortak tarih, ortak dil, ortak kültür, ortak vatan bu değerlerin oluşmasında en önemli etkenlerdir.
Bir öğrenci olarak bakıyorum yönetim içinde milli olan iki bakanlık mevcutmuş milli eğitim ve milli savunma bakanlığı …
Şöyle bir bakıyorum milli eğitim…
Hani şu son SBS yerleştirme hakkı kimseye duyurulmadan yapılan 3 gün tanınan ve bazıları anadolu liselerine yerleşebilsin diye aslında 450 ve üzeri puan alanların girmesi gereken okulların bu son hakta puanlarının 220 lere düşürülerek bizdendir, hamili veled yakinimdir denerek bu okulları rüyalarında bile göremeyecek olanların sessiz sedasız bu okullara yerleştirildiği milli eğitim.
Son şura kararlarında İstiklal marşı ve andımız okunmasada olur diyebilecek kadar şuursuzca hareket eden milli eğitim… Hatırlamadınız mı? Tabi ortada ne millilik nede eğitim kalmadı uzun süredir hatırlanmaması normaldir.
Ama bu söyleyeceklerimi kesin duymuşunuzdur. Yeni şura kararları alındı ve bu kararlarda bakın ne özel maddeler kondu öğrenciler için yazayım sizlere kesin duymuşsunuzdur.
En önemli madde; okullarda sınıf yoğunluğunu azaltmak amacı ile öğrencilerin ve velilerin çocuklarını özel okullara yönlendirmeleri tavsiye edilecek ve bunu teşvik için özel okullara giden öğrencilerin okul masraflarının yarısı devlet tarafından karşılanacak.
Şimdi birileri çıkıp anlamadan dinlemeden bunu şakşaklayacaktır. Bakın devlet aileleri nasıl düşünüyor diyecektir. Bence bu madde vatandaşı düşünen devletin aslında tek düşüncesinin dergah okullarına destek vermek olduğunun bariz kanıtıdır. Bu okula çocuğunuzu yazdırmaya gidin bakalım size gelecek menü ne kadarlık bir fatura olacaktır. Sizden bu okul alacağı rakamı alacaktır birde üzerine bu kadar öğrencim var diyerek devletten bu parayı alacaktır. Fettullah efendi yaşadı bedavadan kıyak. Eh milli eğitim sağ olsun. Nasılsa sen ben gibi normal çocukları vatandaş bu okullara yollayamaz ve bu okulların zaten bir öğrenci kitlesi var ve madde ile bu okullara bedavadan para aktarımı sağlanacak kimin parası milli değeri bırakılmayan milletin parası.
İkinci dikkat çekici madde; efendim öğrenciler kişisel yetenek ve cinsiyetlerine göre yatkın oldukları eğitime yönlendirileceklerdir.
Kızlar dikiş, nakış, ev yemekleri gibi cinsiyetine uygun bölümlere yollanacak her halde ve bu maddenin bu kadar kısa olduğuna bakmayın aslında çok uzun konuları içermektedir. Düşünün cinsiyetine göre …
Bu madde cinsiyetine göre deyince benim anladığım konu kimse gücenmesin ama türbanla uğraşanlar artık boşversinler bu madde ile okullara haremlik selamlık girmiştir. Yarın okullar kız okulu ve erkek okulu olarak ayrılacaktır demektir.
Öyle bir milli eğitim ki, doğu ve güneydoğu bölgesine atanan öğretmenlerine tavsiye mektupları vererek oradaki imam, ağa şeyh, şıhlarla iyi geçinin ora halkının dilini öğrenin onların söylediğinden çıkmayın tavsiyelerinde bulunan bir milli eğitim. Kısacası siz orada onlarlasınız biz sizi onlara karşı koruyamayız o yüzden onları dinlemelisinizi kibarca tavsiyeler adı altında söyleyen milli eğitim.
Ah birde yeni açıklanan düz liseler kaldırılacak ve yerine bu okullar anadolu ve meslek lisesi olarak düzenlenecek konusu var. Baştan bunu olumlu olarak düşündüm pembe gözlüklerimi taktım baktım. Fakat ufak bir araştırma yapınca ne göreyim ülkemizde 4000 civarı düz lise varmış ve bunların sadece 350 tanesi anadolu lisesi olarak düzenlenecek kalanı meslek lisesi yapılacakmış.
Meslek lisesi masraflı iş makine alet edevat bayağı külfetli olacak diye düşündüm. İşte tam bu sırada yere düşen kalemimi almak için eğildiğimde gözümde unuttuğum pembe gözlükler düşüverdi. Ufak bir karartı ve ışık parlaması ardından kendime geldim. Ya bu adamlar biz sağlık okuyoruz bizim malzemelerimizi karşılamıyorlar bu kadar masraf yapıp sanayi için meslek lisesi açarlar mı? Tabi açmazlar eh ne olacak bu meslek lisesi meselesi, düşünün düşünün…
Bulamadınız mı? Yoksa buldunuzda söylemeye diliniz mi? Varmıyor. Ben söyleyim bir kısmı cinsiyete göre eğitime yönlendirme projelerinde uygulanmak üzere basit malzemelerle atlatılacak olan kız sanat okullarına çevrilecek, büyük bir çoğunluğuda sayın başbakanımızın yere göğe sığdıramadığı imam hatip liselerine çevrilecek. Ülkemizde 102 sağlık meslek lisesine karşılık 603 imam hatip mevcuttu. Bu uygulama ile muhtemelen imam hatipler 2000 in üzerine çıkacak, hadi hayırlısı…
Artık yazmayada korkuyorum, ne yazarsam adamlara örnek oluyor. SBS tercih döneminde ‘’ okumak istiyorsan imam ol’’ diye bir yazı yazmıştım. Şimdi adamlar bunu mecbur koşan uygulamalara imza atıyorlar. Türbanın devamı haremlik selamlık dedim, daha üzerinden 2 ay geçmeden uygulamaya aldılar…
Kendi kendime sus kızım yeter diyorum.
Neyse milli eğitim yazmakla bitmez. Gelelim milli savunma konusuna bunu çok kısa olarak özetleyim. Adamlar o kadar düşman ki, milli kelimesine bunu milli savunma bakanlığının başındaki milli kelimesini direk atarak renklerini belli ettiler. Yani milli savunma bitti sadece savunma var. Bunu gören BDP hemen atağa kalkarak milli gitti madem savunma var diyerek kendi savunma birliklerini kurma kararı aldı.
Düşündüm bu hale nasıl geldik diye başladım geçmişi kurcalamaya oradan buradan derken birde ne göreyim…
Bu günlerdeki iktidarın ağa babası olan çiçeği burnunda yeni parti başkanı Erbakan yıllardır bunun çalışmalarını yapmış ve bazı siyasilerimizde bunu gördükleri halde sadece koltuklarında oturmak uğruna buna taviz vermişler.
Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Açın üşenmeyin bir bakın koalisyon hükümetleri dönemlerinde şayet Erbakan ve partisi bu hükümetler içerisinde ise aldığı bakanlıkların veya istedikleri bakanlıkların başında gelenler Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı olmuş. Şu hep övdükleri İmam Hatiplerde zaten bu dönemde oluşturulmuş. İşte o günlerde tohumları atılan Milli düşmanlık bu günlerde filizlenmiş fidan olmuştur. Asıl mesele yapılan hataları eleştirmek değil önemli olan bu hatalardan ders almaktır. Hem siyasetçilerimiz, hemde duyarlı vatandaşlarımız bu hatalardan gereken dersleri alarak üzerine düşeni yapmalılardır ki, bu taze fidanlar kök salıp asırlık çınarlara dönmesinler.
İşte inşallah önümüzdeki dönemlerde sandığa gidecek olanlar ve sandıktan oy isteyecek olanlar bu dersler ışığında hareket ederlerde bu hastalığın kangren olmadan önüne geçerler diyorum. Temennim bu yöndedir, yoksa ilerisini düşünmek bile istemiyorum.
Saygılarımla
Burçak YAZICI