​ Milli güvenlik dersi / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '07

 
Kategori
Siyaset
 

Milli güvenlik dersi

Bölücü Kürtler özellikle Pazar günlerini seçiyor eylem için. Neden?

Çünkü; Pazar günleri futbol müsabakaları var. Güvenlik güçlerinin büyük kısmı bu müsabakaların güvenliği ile uğraşıyor.

Bir önceki gün nöbete kalan memuru bile dinlenmeden göreve çağırıyorlar Pazar günü. Neden?

Trilyonlarla oynanan bir İDDİA’da bir kaza olmasın. Vatandaştan toplanan paraların başına bir şey gelmesin diye.

Polisin görevi mi? futbol maçlarında güvenliği sağlamak.

Hayır.

Kanun gereği; Futbol federasyonu ve takımlar güvenliği sağlamak mecburiyetinde.

Neden bu kuruluşlar güvenliği sağlamıyor? Çünkü; kaynak aktarıp özel güvenlik şirketlerine para ödemek zorundalar.Ödenecek para karlarını düşürecek ya ondan.

Trilyonlarla oyna, skandaldı, şikeydi, yarış atıydı, et lokantalarıydı, siyasi güçtü, ihale önceliğiydi, bürokraside öncelikti v.s. nimetlerinden faydalan, cebinden para çıkmasın diye devlete sırtını daya.

Derhal, güvenlik güçlerinin (Polis, Jandarma) futbol müsabakalarında görevlendirilmesine son verilmeli, güvenlik güçlerinin asli görevlerine dönmeleri sağlanmalıdır.

Çıkan olaylarda güvenlik güçlerini suçlamak ne kolay değil mi? Sen bedava bilet ver.''Vip'' den maaşlı adamlarını sok. Taraftarı maaşlı hale getir. Olay çıktığında, Ah! Vah’ deyip çıkan olaylara üzülüyor görün.

Yemezler!

Birilerinin buna dur demesi, güvenlik güçlerini asli görevlerine döndürmesi gerek.

Bölücü Kürtler ve futbol maçları yüzünden güvenlik güçleri dinlenemeden bu gün göreve başladılar. Aslanım takımlar 5 yıldızlı otellerinde, saunalarında kebap yapıyor şu anda.

Var mı böyle adalet?

Sonra vatandaş kap kaç, hırsızlık, gasp, darp gibi sorunlarla uğraşsın.Birilerinin istediği gibi şehirlerin güvensizliğinden dem vurularak, adalete ve güvenlik güçlerine güvensizlik çağrıştırılsın.

İvedi bu sorun halledilmeli ve güvenlik güçlerinin asli görevlerini yapmaları sağlatılmalıdır.

Geçelim bir diğer konuya.

Kara Kuvvetleri Komutanı açıklıyor. 3.500-3.800 bölücü Kürt sınırımızdan içeri girip saldırı hazırlığına başlamış.

Her yıl Mart ayında yaşadığımız senaryo bu.Buna mukabil biz de o bölgeye güç kaydırıp mücadeleye başlıyoruz.

Sonuç?

Onlarca şehit haberi. Kendileri isteyince ateşkes. Kışa doğru sınır dışına çekilme.

Gerilla harbini öğrendik, gece dürbünlerimiz mevcut, helikopter desteği var, uzaktan kumandalı mayınları tarayabiliyoruz, yolları yaptık. Eeeee! Daha ne yapmak lazım. Hala sınırlarımız elek gibi.Barzani, Talabani bedevilerini (peşmerge ne demekse) gayet güzel besleyip, elektriğini , suyunu, pirincini, makarnasını veriyoruz. Bunu becerirken güvenliği neden sağlayamıyoruz.Birilerinin ihmali mi var? 1991 de olduğu gibi çekiç güçe mi takıldık.

Bu işi bilenlerin bir önerisi var.

-4. Ordu Irak sınırına kaydırılsın.

-Habur sınır kapısı kapatılsın

-İncirlik üssü kapatılsın

Bu eylemleri yapmıyorsak, kimden çekiniyoruz. Birileri yapma mı? diyor.

Nerede Ulusal Egemenlik.

Dikkat buyurunuz; saidi kürdi ayaklanması devam ediyor.O dönemdeki İngiliz kışkırtmacılığına, Amerikan emperyalistleri, Büyük Orta Doğu Projesi ve eş başkanlarıyla destek oluyor.

Yapılacak çok işimiz var. Haydi!

EGE ORDUSUNU GÜNEYDOĞUYA YOLLUYORUZ.

HABUR SINIR KAPISINI KAPATIYORUZ.

İNCİRLİK ÜSSÜNÜ KAPATIYORUZ.

VAR MISINIZ?

 
Toplam blog
: 58
: 708
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Erzurum 1959 doğumlu. İşletme mezunu. Bir Kamu şirketinin Muh.Md.Yrd.'dan emekli. Kent yaşamının zor..