Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
496
 

Milli onurumuz nereye

Milli onurumuz nereye
 

www.selcukportal.com/images/3-Ataturk-bayrak.jpg


Tam, bir haftadır İsrail, acımasızca önce Gazze sonra da Lübnan‘a havadan, karadan ve denizden bombardıman yapıyor. Filistin ve Lübnan adeta tarumar edildi. Dün, akşam saatlerinde sadece Beyrut’ta ölenlerin sayısının 256 olduğu açıklandı. Ne acıdır ki bu sayının 230 ‘u sivil ve bunların yarısından fazlası da çocuklar ve kadınlar. Peki, ne bu kadar çoluk çocuk dinlemeden katliam gibi saldırılarda bulunmanın sebebi; Filistin’de ki Hizbullah örgütü tarafından kaçırılan iki İsrail askerinin iade edilmemesi.

İstanbul’un yarısı kadar nüfusu olan bir devlet kaçırılan iki askeri için dünyayı adeta elinde oynatarak sadece Lübnan’a binlerce roket atıp,

Uçak ve gemilerle bombardıman yapıyor. Bizim ise son üç günde verdiğimiz şehit sayısı tam on beş! Hala, üstü kapalı icazet arayışı içindeyiz. Türk devleti, tarihinin en onursuz günlerini geçiriyor. Büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru, haysiyeti başka bir devletin iki dudağı arasında olamaz. Burnumuzun dibinde bulunan Kandil Dağı’nda ki teröristleri vurmak için çok saygıdeğer ABD ‘den icazet bekliyoruz.

Şimdi sormak gerek, bizim askerimiz İsrail askerinden bu kadar mı değersiz? Tabii ki bunu 20 yaşlarında ki oğullarının tabutuna sarılan anne, babalarına sormak gerekir. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Ankara’dan ahkâm kesen, icazet bekleyenleri değil.

Büyük Atatürk dış ilişkilerde olmazsa olmaz koşulumuz ‘’MÜTEKABİLİYETTİR’’ demişti. Yani, karşılıklı olmak. Bırakın karşılıklı olabilmeyi, tam olarak bağımsız bir devlete, hele yetmiş milyonluk nüfusuyla bölgesel bir dev güce sahip olan bir devlete yaraşır davranışlarda bile bulunamıyoruz. Afrika ülkeleri bile bize

vize uygularken biz hiç kimseye vize uygulayamıyoruz. Avrupa Topluluğu’na girerken bizim gibi üye olmadan önce gümrük birliği

antlaşmasını imzalayan kaç ülke vardır, acaba? Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Aygün, sadece gümrük birliğimizden doğan zararımız onlarca milyar dolar olduğunu tespit ettirmişti.

Ama teröre harcanan maddi kaynak son yirmi yılda 250 milyar doların yanında çok önemli değil tabii ki. Ya, şehit verdiklerimizin gencecik oğullarımızın bedeli? Şehit olduklarında ailelerine ödenen tazminat 6.000–15.000 YTL civarında, bu arada eğer şehit oldukları sırada kullandıkları bir askeri araca veya teçhizata zarar verdiklerinden dolayı dava açılmazsa.!*

Ya gazi oldularsa 214 YTL olan gazilik aylığı ile hayat mücadelesinde

yapayalnız kalacaklardır. Gazilik maaşı, asgari emekli maaşın en az iki katına çıkarılmalı. Şehitlik tazminatlarında kabul edilebilir rakamlara yükseltilmelidir. Savaşan insanımızın birde geride kalacak ailesini düşünerek buruk savaşması önlenmeli. Gazilerimizin insanca yaşaması için, iş bulmada öncelikleri arttırılmalı, gerekirse gaziye işverenlerin gelir vergisi stopajları kaldırılmalı, onlara İşkur tarafından ücretsiz meslek kazandırma, geliştirme kursları verilmeli. Bunlar için bütçede gerekli fon acilen oluşturulmalı. Gazisine, şehidine değer vermeyen bir devlet görüntüsü bir an önce düzeltilmelidir.

Ve sonucu ne olursa olsun, masa başı gücümüz ile gerekli yaptırımları uygulatamıyorsak, onurlu bir devlet gibi davranmalı ve Kandil Dağı’nı Kandil Ovası’na dönüştürüp, dümdüz yapmalıyız. Yıllardır böyle olmuştur. Masa başı gücünü elde etmek için meydanlarda kazanmak gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlettir ve artık bu gücünün farkına vararak dirayetle erdemle yönetilmelidir...

Mehmet SALİH

*(Karar Dairesi:AYİM 2.D. , Karar Tarihi:26.05.2004, Karar No: E.2002/713, Karar No: K.2004/466)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türk kültürünü korumak, güzel Türkçemizi gerek sosyal gerek fen alanlarında bilim dili olarak kullanmak isteklerimiz, Yüzlerce sene beraber yaşadığımız topraklarımızı canı- bedenleri pahasına korumak için koşan Gençlerimizle, ağzımızı açıp ta "Biz Türküz" deme hakkımız, hep adi bir ŞOVENLİKLE SUÇLANIP- KARALANIYOR.. Olan da bu körpecik delişkanlılarımızın hayatlarına oldu. Uğradıkları saldırılarda , o yıkılası, dümdüz edilesi pis dağlarda şehit olup gazi olup sessizce yok oluyorlar. Maddi destek vermek hiç zor değil onlara, asıl manevi destege ihtiyaçları var herbirinin. Bari sivil derneklerimizle bu destekleri esirgemeyelim, kahvehanelerde zaman tüketecğimize, ayaklarına kadar gidip hal- hatır bari soralım:(

Gülfer Özel 
 11.12.2007 23:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 68
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 919
Kayıt tarihi
: 08.07.06
 
 

40 Yaşından Sonra Evet, ben yıllarca okudum, okudum. Ne bulursam, elime ne geçerse. Kırkından sonra..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster