​ Milli Park'tan sevgilerle / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '16

 
Kategori
Öykü
 

Milli Park'tan sevgilerle

Milli Park'tan sevgilerle
 

Kıyıda hafif bir rüzgâr esiyor ama denizin ilerisindeki çok kuvvetli olmalı ki gelen dalgalar şiddetli bir şekilde Milli Park’taki koya ulaşıyor. Suların çakıl taşlarıyla çarpışması büyük bir uğultu yaratıyor.

 

            Temmuz güneşi her ne kadar yakıcı olsa da yüksek çam ağaçlarının gölgesi insanı ferahlatıyor.

 

            Dibimizde irili ufaklı rengârenk çakıllar, daha sonra dalgaların oluşturduğu bembeyaz köpükler, sonra açık yeşilimsi sular, daha da ileriye baktığımızda koyu mavi Ege Denizi.  Gelen geçen birkaç büyük tekne ve karşıda Sisam Adasının dağları, tepeleri.

 

            Yüksek çam ağaçlarının altında büyüklü küçüklü kozalaklar, yer yer kahvaltı masaları, etrafta top oynayan gençler, gazete okuyan yaşlılar, şemsiyelerin gölgesinde şezlonglarında uykuya dalmış insanlar.

 

            Arasıra toprak yolda devriye gezen jandarma arabası, bazen de aniden ortaya çıkan atlı deniz polisleri.

 

            Yeşillikler arasına park etmiş çok sayıda araba. Hiç susmayan cırcır böcekleri. Selfi yapan gençler. Deniz, güneş, esinti, doğal manzaralar. Sanki bir rüya âlemindesiniz.

 

            İşte burası Milli Park.

 

            Kahvaltı yap, tertemiz denize gir, güneşlen, mis gibi orman havasını içine çek, yere bez serip uyu, istersen kitap oku, istersen yazı yaz, istersen sohbet et, istersen müzik dinle, istersen koş, istersen yürüyüşe çık.

 

            Sert Bergama peynirimi yumuşacık francala ekmeğime katık yapıyorum. Çok sevdiğim çekirdekli mor üzümümle karnımı doyurduğum sırada bizim sitenin eski bekçisi Çorumlu Menderes ile karşılaşıyorum.

 

            -Oooo, Menderes neler yapıyorsun burada yahu?

 

            -Çalışıyoruz burada abi.

 

            Menderes, belediyeye bağlı olarak geçici hizmetli olduğunu söylüyor. Hem kıyıda hem de ormanlık bölgede çevre temizlik işleri yapıyor.

 

            Menderes’le biraz sohbet ediyoruz :

 

            -Kaç arkadaş çalışıyor çevre temizliğinde?

 

            -Burada dört koy var. Girişteki İçmeler koyunda dört, Aydınlık koyda iki, burada, yani Kavaklı’da iki, Karasu koyunda da iki arkadaşımız var.

 

            -Burası çakıllı ama deniz çok temiz Menderes.

 

            -Evet Halil Abi, sadece ilk girişteki İçmeler kumluk.

 

            Uzaklara baktığımızda Türkiye kıyıları da görünüyor, Kuşadası sahilleri, Uydukent gökdelenleri, belki Sisam adasından bile göze çarpıyor.

 

            Milli Park’a nasıl gidilir?

 

            Kuşadası- Söke yolu üzerinde Davutlar’a doğru saparsınız. Davutlar’dan Güzelçamlı’ya geçersiniz. Bu yollar üzerinde yüzlerce araba trafiktedir. Güzelçamlı’yı biraz geçince solda Zeus mağarası vardır. Daha sonra Milli Park’a gelirsiniz. Milli Park’a Yunanlılar Kalamaki diyorlar. Yani, güzel bitki örtüsüne sahip yer anlamında.  Bu şahane doğal bölgeye giriş paralıdır. Dört koyda da insanlar tıklım tıklım olduğundan yer bulmak oldukça zordur. Çok erken saatlerde yola çıkmanız gerekir.

 

            Başımda hasır şapka, güneş ışınlarından korunarak etrafıma bakmaya devam ediyorum.

 

            Hamak kurup keyif yapanlar, tavla oynayanlar, karınlarını doyuranlar, sahilde yürüyüşe çıkanlar, salıncaklara binen çocuklar, sahipleriyle birlikte denize giren köpekler…

 

            Bir ara üç tane domuz yavrusunun masalar arasında dolaşıp yerlerden insanlardan arta kalan yiyecekleri midelerine indirdiklerini fark ettim. Pek sevmem domuzları ama neylersiniz onlar da canlı.

 

            Derken, sonrasını hiç hatırlamıyorum. Çünkü şezlongun üzerinde, dalga sesleri arasında uyuyakalmışım.

 
Toplam blog
: 137
: 158
Kayıt tarihi
: 09.03.14
 
 

1958 yılında Söke'de doğdum. Esnaf çocuğu olarak ilk, orta ve lise eğitimimi Aydın ili Söke ilçes..