Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '08

 
Kategori
Futbol
 

Milli Takıma saldırmanın dayanılmaz hafifliği.

Milli Takıma saldırmanın dayanılmaz hafifliği.
 

Siz de biliyorsunuz bugünlerde garip şeyler oluyor. Dünyayı evire çevire istediği gibi yöneten Avrupalıları biz de evire çevire dövüyoruz. Dünyanın en iyi sporcularına, takımlarına, hocalarına sahip ülkeleri tek tek evine yolluyoruz. Kimini son dakikada, kimini son saniyede yeniyoruz. Maç bitti, yendik diye göbek atarken maç bitti, yenildik diye ağlatıyoruz. Ve diyor ki adamlar ‘’ Türkleri hiçbir zaman devreden çıkartamayacağımızın göstergesi bu’’

Aslında spordaki gelişmişlik o ülkenin diğer her şeyine paralel bir gelişmişliktir. Sporda ileri olan uluslar bilimde de, tıpta da, sanayide de ileridir. Ulusal ekonomi, bireylerin refahı buna uygun değerler taşır. İster İngiltere’yi alın ister Almanya’yı ister İtalya’yı bu böyledir. İtalya’ya burun kıvıran olursa gidip herhangi bir şehrini gezmesini tavsiye ederim. Hayalinizdeki emekliliğe benzer bir hayatları vardır..

Hal böyle olunca bizim son dört takıma kalmamızı kimse herhangi bir mantıkla açıklayamıyor. Öyle ya en çok çocuk ölümleri biz de, töre cinayeti biz de, terör biz de, dış borç yükü biz de, siyasi istikrarsızlık biz de, sokak çocukları biz de, sokak hayvanları biz de. Hala on, yirmi çocuk doğuranlar bizde; ne ararsan birinciyiz. Sadece insan gibi yaşama konusunu ıskaladık o kadar. Bir de dona, türbana çok taktık eğer kusurdan sayarsınız.

Bununla beraber bizim yani Dünyanın en kötü spor medyasını dinleyince insanın inanası gelmiyor. Hırvatistan’ı eze eze yenememişiz. Hırvatistan’ın İngiltere’yi İngiltere’de yendiğini söylemiyor da bunu söylüyor. Çekoslavak takımına karşı sıradan oynamışız. Çekoslavaklar’ın Almanları Almanya’da yenip de geldiğini söylemiyor da bunu söylüyor adam. Hırvatistan maçında pozisyonumuz yokmuş. Sanki gazozuna emeklilerle maç yapıyoruz. Bir Allah’ın kulu çıkıp ta demiyor ki’’ be hakem eskisi, İtalya- İspanya maçında pozisyon mu vardı? Neden onu demiyorsun?’’

O da yetmiyor ‘’Almanya bize normalde dört beş atar’’ diyor. Utanmıyor. Milyon dolar kazandığı işini o futbolcular sayesinde kazandığını bile bile utanmıyor. Tekmeye kafa koyup kanlar içinde koşan o Türk çocuklarından utanmıyor...

Gören de sanır ki bizim Avrupa’da ilk dörde giren Üniversitelerimiz var. Avrupa’da ilk dörde girmiş şirketlerimiz var sanır. Gören de duyan da bizim de İsviçre gibi, İtalya gibi, Almanya gibi gelişmiş olduğumuzu sanır. Birisi çıkıp ta sorsun şu adamlara ‘’ Almanya’da kaç lisanslı sporcu var?’’ şimdi de söyle senin ülkende kaç lisanslı sporcun var? Kaç yeşil sahan var? Kaç toprak sahan var?

Fatih Terim ve aslan yürekli çocuklarımız bize bir şeyi öğretti. Durum ne olursa olsun ‘’Final oynayacağız’’ demek en büyük meziyettir. Ve mazeretlere sığınmadan kazanmayı arzulamanın tadını bağışladılar bize. Çalmadan, çırpmadan alın terleriyle yaptılar bunu üstelik.

50 milyar doların hesabını soramayan Medya. Ülkeyi soyanlardan bunu hesabını soramayan medya. Türban diye diye ülkeyi kavruk hale getirenlere ses çıkaramayan medya. Finale koşan mili takıma saldırıyor.

Ve biz bu duruma ‘’ Milli takıma saldırmanın dayanılmaz hafifliği’’ diyoruz. Kafalar hafif olunca durum da böyle oluyor.

Düşmana inat dosta inat bir de Almanlara çakın çocuklar. Yiğit namıyla anılır, durmak yok.

 
Toplam blog
: 187
: 1260
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

İyiye ve güzele götürmeliyiz Dünyayı. Sürekli daha çok kazanmak, daha yukarıdan bakmaya çalışmak,..