- Kategori
- Gündelik Yaşam
Milliyet'e teşekkür

Bugünkü yazıma başlamadan önce, Sizlere bir önceki " ADD BİR TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ? ( 1 ) " başlıklı yazımla ilgili kısa bir bilgi aktarmasında bulunmak istiyorum.
Evet, söz konusu yazımda, ADD'nin (Atatürk Düşünce Derneği ) kuruluşu ve amaçlarına yer vermişdim.
Bu konudaki hazırladığım " ADD BİR TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ? ( 2 ) başlıklı yazım hakkında ise, " Ergenekon soruşturulması ile ilgili getirilen yayın yasağı çerçevesinde yazımın yayınlanamadğı " bilgisi bana ulaşmıştır.
Bu bilgiyi Sizlere aktarmamdaki amaç, yeni bir yazı hazırladığımda, ADD'ile ilgili 2'si ne oldu diye sormamanız içindir.Çünkü, ADD BİR TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ? ( 1 ) başlıklı yazımın sonunu "devam edecek" diye noktalamıştım.
İşte tam burada düşüncelerimizi özgürce yazarken, gözden kaçırdığımız ve ileride sorun oluşturması olası konularda bizleri güzel bir uslupla uyardığı için, gazetemiz Milliyet'e teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
Evet ben, şahsen profesyonel bir yazar değilim, hukukçu ise hiç değilim. Doğru bildiğimi yazarım, gördüğüm yanlışları ise, ilgililerce düzeltilmesi için uygun bir uslüpla ifade etmeye çalışırım.
Tüm bunları yaparken de, hata da yapabilirim. Sonuçda ben de bir insanım.
Ancak, uygun bir uslüpla yapılan eleştiriye, her zaman açık olmuşumdur ve bundan da kazançlı çıktığıma inanmışımdır.
Umarım söz konusu yazımı, " Yayın yasağı " nın kaldırılmasını müteakip, Sizlerle paylaşabileceğim.
Evet değerli okurlar,
Bugünkü konum, ilgililerce kaldırılıncaya kadar yazmaya devam edeceğim "DOKUNULMAZLIK "'la ilgilidir.
Çünkü Dokunulmazlık, bir Demokrasi ayıbıdır ve ülkemizdeki Hukuk lügatından artık çıkarılmalıdır.
Bakınız geçenlerde, AİHM'in (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) verdiği bir karar vardı Sayın Atilla KART ile ilgili....
Tabii, AİHM'in verdiği karara geçmeden önce, Sayın Atilla KART ile ilgili bazı bilgileri, fazla detayına girmeden sizlere aktarmak istiyorum.
Sayın Atilla Kart, CHP Konya Milletvekilidir.
Dokunulmazlıklarla ilgili olarak, kendisine ait iki dosya hakkında, TBMM'nin 22. döneminde Meclisimizin, şu meşhur dönem sonuna erteleme denen bir uygulaması vardır ya, işte bu uygulama ile ''kovuşturmanın ertelenmesine'' dair karar alması üzerine, bu karara itiraz ederek, yargılanmak için dokunulmazlığının kaldırılmasını istemişti.
Ancak bu isteğinin, TBMM'si Genel Kurulu'nda reddedilmesi üzerine de, 8 Şubat 2005 tarihinde AİHM'ne Türkiye aleyhine ''Adil yargılanma hakkının engellendiği ve hak ihlali yapıldığı'' gerekçesiyle dava açarak, AİHM'nin kendisini haklı bulmasını istemişdi.
CHP milletvekili, daha önce konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Dokunulmazlıkların imtiyaz ve zırha dönüşmemesi, TBMM'nin bir sığınak yeri olmaması, dokunulmazlıkların Anayasa ve içtüzükte düzenleniş amacına uygun olarak kullanılmasını istediğini " bildirmişti.
Bu dava ile ilgili AİHM'den yapılan yazılı açıklamada, ''Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ihlal ettiği'' belirtildi.
AİHM, Kart'ın talepte bulunmaması yüzünden maddi tazminata gerek görmedi.
''Parlamentonun, özgür şekilde iradesini ortaya koymadığını gösteren bir karar" diye değerlendiren Sayın Milletvekili, AİHM'in kararlarının, Türk yargısının verdiği kararlar gibi uygulanma zorunluluğu bulunduğuna işaret ederek, bu konuda, TBMM'si Anayasa-Adalet Karma Komisyonuna, ''Bu kararı uygulayın'' başvurusunda bulunacağını açıkladı.
Sayın Kart ayrıca Hükümeti de, ''Bu konudaki politikalarınızı AİHM'in kararına uygun şekilde gözden geçirin'' şeklinde uyaracağını, kararın uygulanmaması halinde ise, demokrasi anlayışı ve hukuk tanımazlığın bütün çıplaklığıyla tescillenmiş olacağını belirtti.
Şimdi AKP'ye seslenmek istiyorum;
ARANIZDA İSTİSNALARINIZ OLSA DA SİZLER, BİLİYORUZ Kİ, ÇOK SEVDİĞİNİZ DOKUNULMAZLIK ZIRHI ARKASINDAN ORTAYA ÇIKMIYORSUNUZ VE ORADA RAHATSINIZ, AMA, BİZE KÖTÜ ÖRNEK OLUR DÜŞÜNCESİNDEN UZAKLAŞARAK, HİÇ OLMAZSA KENDİNİ ŞAİBELERDEN KURTARMAK İSTEYENLERE DE, ENGEL OLMAYIN VE AKLANMALARINA FIRSAT VERİN....
Bu meyanda, bugüne değin 162 başlıkta hazırladığım yazılarımın, 100.000'in üzerinde tıklanması ve düşüncelerimin bir çok okuyanla paylaşılmasına vesile olması nedeniyle de, Milliyet Gazetesine ikinci bir kez daha teşekkür etmek istiyorum...