​ Minik fidanları ulu bir ağaç yapmak... / Öğretmenler Günü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '06

 
Kategori
Öğretmenler Günü
 

Minik fidanları ulu bir ağaç yapmak...

Minik fidanları ulu bir ağaç yapmak...
 

''Dünyanın her yerinde öğretmenler toplumun en özverili ve en saygıdeğer öğeleridir '' demiş büyük Atamız.....

Çocuklar doğar yemeyi içmeyi yürümeyi koşmayı aileden yardımla öğrenir... Günler geçtikçe bunların yeterli olamayacağı bilinir.... .Büyür büyür çocuklarımız okul çağına gelir ve devreye öğretmenlerimiz girer. Ve başlar çocuğun gelecek hayatını şekillendirmede eğitim serüveni...

Bütün öğretmenlerimiz kıymetlidir fakat bizlere ilk okuma yazmayı öğreten öğretmenin yeri ve önemi başkadır. Adı üstüne ilköğretmenim.... Herşeyin ilkini ondan öğreniriz.... Onunla birlikte bizlerinde hayatında yeni yeni sayfalar açılır. Açıldıkça okudukça öğrendikçe dünyayı tanımaya başlarız.

Öğretmenlerimiz sevgi şefkat duygularıyla bizlere yaklaşırlar. Anne baba yerine geçerler o ilk yalnız kaldığımız zamanlarda... Ben kızımdan biliyorum ilkokul üçüncü sınıfa kadar öğretmeni ayakkabısının bağcıklarını bağladığını, saçını topladığını....

Ülkemizi çağdaş düzeylere iyi eğitimle yeniliklere açık , teknolije ayak uyduran,bilgi donanımlı öğretmenlerle ulaştırabiliriz.. Öğretmenlerimizin büyük fedakarlıklarla özveriyle minicik fidanları ulu bir ağac haline getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Sadece öğretmenlerimizn çabalaması yetmiyor tabiki aile çocuk ve öğretmen üçgeninin tam olması gerekiyor.... Birinin dengesi bozuk oldumu yeterli verim alınamıyor..

Öğretmenlerin ne anıları vardır çocuklarla ilgili. Benim kardeşimde öğretmen miniklerle ilgili anılarını anlatır bazen ne komik ne saf ne temiz düşünceler duygular.... Hergün onlarla birlikte gün geçirdikten sonra yorgun argın gelir eve fakat Uzun tatil girdimi araya özler onları onlarsızda yapamaz........ O minicik afacanlar benim farkında olmadan yaptığım bir hatayı hemen görürler anında uyarırlar der. Bende derim ki ben bilerek yaptım bakalım siz farkedebilecekmisiniz diye durumu idare ederim der.

Her birinin ileriki hayatlarında başarılı birer meslek sahibi olduğunu görmek bir öğretmen için en büyük gurur kaynağıdır sanırım.. Bir hastanede doktor olan öğrencisiyle karşılaşmak ,bir başka öğrencisinin avukat olduğunu görmek yada televizyondan tanıyıp işte bunu ben okuttum ne yaramaz ama zeki çocuktu derken hissettiği duyguları tahmin edebiliyorum..T üm öğretmenlerimize sonsuz sevgilerimizi ve şükranlarımızı iletiyorum

MEB sitesinde okuduğum öğretmenler gününün tarihçesini sizlere de aktarayım...

Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyetin kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.

Kurtuluş Savaşı'nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.

Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.

24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri'nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın... herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.

Millet Mektepleri'nin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenlerimize duyduğumuz sonsuz şükran ve minnet duygularımızı sadece bu günde değil her zaman göstermeliyiz fakat böyle günleride değerlendirip onların ellerini yanaklarını saygı ve sevgiyle öpmeliyiz.

Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.....

Saygılarımla..

 
Toplam blog
: 529
: 3765
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..